MHP'nin Balıkesir mitingi

MHP'nin Balıkesir mitingi
MHP'nin Balıkesir mitingi
- Genel Başkan Bahçeli: - "Davutoğlu, başkanlık için kulis ve lobi çalışması yaparak, aslında partisini, iktidarını, TBMM'yi inkar etmekte, yok saymaktadır. Erdoğan'ın gözünden düşmemek için panik halinde, sağa sola koşturmaktadır" - "Uğruna nice millet evladının şehit olduğu Türk vatanını, teröriste, haine ve bölücüye peşkeş çekenler, Süleyman Şah Türbesi'nden korkakça kaçanlar bugün iktidardadır" - "AKP kazanırsa Türkiye kaybedecek, Türk milleti zarara uğrayacak, Balıkesir solacak, ümitler kararacaktır. AKP kazanırsa, PKK sevinecek, İmralı canisi heyecanlanacak, sömürgeciler iştahlanacak, hainler alkışlayacak, küresel cinayet projeleri teyit edilecek, hepimiz Türk İslam dünyası kaybedecektir"

BALIKESİR (AA) -  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli , "Davutoğlu, başkanlık için kulis ve lobi çalışması yaparak, aslında partisini, iktidarını, TBMM'yi inkar etmekte, yok saymaktadır. Erdoğan'ın gözünden düşmemek için panik halinde, sağa sola koşturmaktadır" dedi.

Bahçeli, partisince Kuvayı Milliye Meydanı'nda düzenlenen mitingde, 7 Haziran'da partilerine güvenin boşa çıkmayacağını, umutların heba olmayacağını, beklentilerin karşılıksız, ihtiyaçların cevapsız bırakılmayacağını ifade etti.

Yılgınlığa ve yorgunluğa şans tanımayacaklarını, hakarete izin vermeyeceklerini belirten Bahçeli, genel seçimlerin hayati önemde olduğunu, geleceği tayin edeceğini aktardı.

Bahçeli, 7 Haziran'da sadece milletvekili seçilmeyeceğini vurgulayarak, daha önemlisi, Türk milletinin varlığı ve birliğinin oylanacağını, Türkçe'nin, vatan ve bayrağın tekliğinin, milli varlık, kimlik ve hakların oylanacağını söyledi.

Bu seçimde "hükümetin tamamen iflas etmiş iç ve dış politikası"nın değerlendirileceğini dile getiren Bahçeli, şöyle konuştu:

"Devletimizin akıbeti belli olacaktır. Ya 'yurdum' diyeceğiz ya yutulmaya razı olacağız. Ya 'ülkem' diyeceğiz ya topraklarımızın üleşilmesine göz yumacağız. Ya 'bütünlük' diyeceğiz ya bölünmeyi sineye çekeceğiz. Ya 'Türkiye, Türk milleti' diyeceğiz ya da dağılmaya, tükenmeye, parçalanmaya katlanacağız. Nasıl bir ülkede, nasıl bir şehirde, hangi şartlar içinde yaşamak istediğinizi göstereceksiniz. Sosyal ekonomik felaketleri dikkate alıp, çocuklarınız adına sorumluluk üstleneceksiniz. Türklüğe alerji duyanlara, mirasa düşmanlık besleyenlere safınızı ve tarafınızı ispatlayacaksınız. Balıkesir yine bağımsızlığın, adaletin, ahlakın, onurun ve hidayetin yolunda yürüyecektir. Soruyorum sizlere, gök gürültüsünü andıran cevabınızı duymak istiyorum. Bizimle yürümeye hazır mısınız? MHP'nin iktidarına omuz vermeye hazır mısınız? Zalime, haine, caniye, vahşiye, teröriste, tahrikten geçinen lobilere karşı bizimle aynı safta durmaya söz veriyor musunuz? Sürekli dedikodu yapan, icazetli, ipotekli, hacizle Başbakanlık yapan Davutoğlu bu evetleri iyi dinlemelidir."

Türkiye'de hükumet olmadığını ileri süren Bahçeli, "Başbakan, kayıp ve yok hükmündedir. İktidar tükenmiştir, yorulmuştur. İktidar eskimiş, kokmuştur. Türkiye'nin yenilenmeye ihtiyacı vardır" dedi.

"Yenilenme, yeni Türkiye kepazeliği değildir, yenilenecek olan milli iradedir, hükumettir, ahlaki kurallar, hukuki ve vicdani ölçülerdir" diyen Bahçeli, yenilmesi gerekenin ise "AK Parti ve karanlık ortakları, kumpas, tuzak, oyun ve kirli planlar" olduğunu dile getirdi

Türkiye'nin böyle gitmemesinin daha iyi olacağını belirten Bahçeli, Balıkesir'in AK Parti'ye mecbur olamayacağını, ülkenin bu şartlara, çürümüş yönetime daha fazla katlanmaması gerektiğini iddia etti.

Bunalım döngüsünün kırılmasının şart olduğunu anlatan Bahçeli, "Kaybolan güven, tükenen işbirliği tekrar canlandırılmalıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti iflasın eşiğindedir, devlet çökmenin, millet çözülmenin, milli ve manevi değerlerimiz çürümenin sınır hattındadır" diye konuştu.

- "Davutoğlu lafın gelişi Başbakandır"

"Bunca mesele çözüm beklerken Başbakan ne yapmakta, hükumeti nelerle vakit harcamaktadır?" diye soran Bahçeli, şöyle devam etti:

"Ahlaken ve fiilen Başbakanın kim olduğunu AKP 'ye kimin başkanlık yaptığını içinizde bilen var mıdır? Yetki görev sorumlulukları, Anayasa ile çizilmiş Cumhurbaşkanlığı makamının, hangi kötü niyetlere, hangi sakat amaçlara kurban verildiğini Balıkesirli kardeşim görmekte midir? Davutoğlu lafın gelişi Başbakandır. Görüntüde başbakan, esasta sarayın kuklasıdır. Bir başbakan düşünün ki, partisi için oy istemektense başkanlık için yanıp tutuşanın kapı kuludur. Bir başbakan düşünün ki, taşıdığı makamı ortadan kaldırmak, başbakanlığı imha etmek, 17-25 Erdoğan'a taşeronluk yapmak için adeta kıvranmaktadır. Davutoğlu, AKP'nin ne yapacağını, neleri vaadettiğini, 7 Haziran'dan sonra iktidara gelirse hangi icraatlarını anlatmaktan bihaberdir. İşi gücü Erdoğan'ı, Başkan yapmak, tek derdi Başbakanlığı, parlamenter sistemi, havaya uçurmaktır. Milletin emanetine ihanet edip makamına bomba döşeyen bir Başbakan duyulmuş mudur? Davutoğlu, milletimizin huzuruna çıkacak yüzü kendisinde nasıl bulabilmektedir. Davutoğlu, başkanlık için kulis ve lobi çalışması yaparak, aslında partisini, iktidarını, TBMM'yi inkar etmekte, yok saymaktadır. Erdoğan'ın gözünden düşmemek için panik halinde, sağa sola koşturmaktadır. Aldığı talimat budur. Zincirlenmiş iradesiyle Erdoğan'a hizmetkarlıkla övünmektedir. Türkiye, bu yamalı, yırtık, delik deşik olmuş hükümet anlayışıyla mesafe almayacak, yol yürüyemeyecektir."

Davul birisinin omuzunda tokmağın ise bir başkasının elindeyken iktidardan bahsetmenin akıl karı olmayacağını öne süren Bahçeli, "Cumhurbaşkanının tarafsızlığı kalmamıştır. Erdoğan, açıktan siyaset yapmakta, alenen 400 milletvekili, bu olmazsa da biraz daha azı için kampanya yürütmektedir" ifadesini kullandı.

Balıkesirlilere, "Erdoğan'ın Anayasa'yı çiğnemesini normal görüyor musunuz? Erdoğan'ın parlamenter sistemi bekleme odasına alma teşebbüsünü olağan görüyor musunuz? Erdoğan'ın PKK  ile başkanlık pazarlıklarını parçalanma üzerine bina ettiği gizli mutabakatını kabul ediyor musunuz? Erdoğan görevini ne hakla, hangi yetkiyle sabote etmektedir? Bu aklı kimden almıştır? Cumhurbaşkanlığı makamının 10 Ağustos 2014'te çöktüğünü söyleyen Erdoğan'a bu imkanı kimler vermiştir?" diye soran Bahçeli, Türk milletinin 7 Haziran'da "başkan ve hırsız adamlarını seçmeyeceğini" söyledi.

-"Sevr"i diriltmeye çalışanlar..."

Türk milletinin, 7 Haziran sonrası için bölünme anayasasının ruhsat ve iznini vermeyeceğini savunan Bahçeli, "Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan Erdoğan, nasıl olur da meydan meydan gezmekte, siyasi demeçler verebilmektedir? Balıkesirli kardeşim, AKP, HDP, PKK arasındaki başkanlık ve iktidar paslaşmasına dayanmaz, buna prim vermez" dedi.

Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugünkü iktidar koltuğunda oturanlarda milli haysiyet yoktur, hiç görülmemiştir. İşgal yardakçıları, bölünme ve dağılma elçileri, köşe başlarını tutmuştur. Uğruna nice millet evladının şehit olduğu Türk vatanını, teröriste, haine ve bölücüye peşkeş çekenler, Süleyman Şah Türbesi'nden korkakça kaçanlar bugün iktidardadır... Görüyoruz ki, Sevr'i diriltmeye çalışanlar, güçlenerek gündeme oturmuştur. Türkiye'yi bölmeyi ve etnik temelde çözmeyi amaçlayan küstahlar, yeniden günyüzüne çıkmış, tarihi hesapları masaya çıkarmış, makam ve mevki sahibi olmuştur. Başbakan, pazarlığı çözümü görmüş, saraydaki Oslo'dan İmralı'ya kadar PKK'yı meşrulaştırma ve masum gösterme arayışına girmiştir. Analarımızın gözyaşını kullanmışlar, hain niyetleri alenileştirmişlerdir. Türk milleti, 96 yıl önceki karanlık günlere paldır küldür gitmektedir. Başbakan ve Cumhurbaşkanı, milli ve manevi değerlerimize suikast düzenlemek için olmadık iftira, tezvirat ve karanlık kampanyalardan istifanın peşindedir."

- "7 düvel başımıza üşüşmüştür de..."

Bahçeli, şunları kaydetti:

"Siyasi iktidar azıtmış, aklını yitirmiş, kontrolünü kaybetmiştir. Türk milletini inkar eden Erdoğan ve Davutoğlu'dur. Terörist affını hedef, yıkımı proje, Kürdistan'ı vizyon, çözülmeyi misyon, parçalanmayı pusula, bin yıllık hukuku bozmayı marifet gören Erdoğan ve Davutoğlu'dur. Bölücülere Türkiye'yi vaadeden, Barzani'ye şefkat ve dostluk eli uzatan, Erdoğan ve Davutoğlu'dur. PKY'ya gelince kuzu gibi olan, hak arayanlara, demokratik itirazını gösterenlere, muhalif duranlara gelince şahinleşen Erdoğan ve Davutoğlu'dur. Türklüğü yok sayan, hatta ileri giderek 'Türk diye bir şey yok' deme ahlaksızlığını ve rezilliğini diline dolayan da Erdoğan ve Davutoğlu'dur. Artık böyle bir iktidarla karşı karşıyayız ki, Türklüğün ayıplanması şöyle dursun, tarihten silinme, dünyadan kazınma, medeniyet kulvarından sökülüp atılma çabaları sıradan hale gelmiştir. Türk milletini 36 parçaya ayırma çabaları yetmezmiş gibi yakın geçmişte 'aslında Türk diye bir şey yoktur' diyenler AKP'de koltuk ve mevkii sahibi olmuştur. Zalimler koalisyonu bile bu kadarını yapmamıştır. 7 düvel başımıza üşüşmüştür de bu kadarına bile cesaret edememişlerdir. Kimin kendisini ne gördüğü nasıl tarif ettiği önemli değildir."

Bahçeli, hiç kimsenin "Türk yoktur" diyemeyeceğini belirterek, diyenin de belasını mutlaka bulacağını, yediği, içtiğinin boğazına düğümleneceğini, hak ettiği cevabı 7 Haziran'da Balıkesir ve Türk milletinden alacağını söyledi.

İktidarın, demokratik vasıtalarla görevden alınmaması durumunda, AK Parti'nin iktidardan gitmemesi halinde, milleti facialar beklediğini iddia eden Bahçeli, "Eğer ki, yalan, dolan, hırsızlık, rüşvet, rant ekonomisi, maneviyat tüccarlığı, dikta özlemliği, yetim hakkına göz koyan utanmazlık, fakir fukarıyı istismar eden insafsızlık, cezasız kalırsa Türkiye'nin bugünkü hali bile mumla aranacaktır. Eğer ki, kötülük yapan, dedikodudan geçinen, tezvirata umut bağlayan, bölünmeyi kılavuz seçen, kazanmayı sürdürürse milli vicdan yere düşecektir. AKP kazanırsa Türkiye kaybedecek, Türk milleti zarara uğrayacak, Balıkesir solacak, ümitler kararacaktır. AKP kazanırsa, PKK sevinecek, İmralı canisi heyecanlanacak, sömürgeciler iştahlanacak, hainler alkışlayacak, küresel cinayet projeleri teyit edilecek, hepimiz Türk İslam dünyası kaybedecektir. Tehdit bu kadar yakındır" dedi.

MHP lideri, Erdoğan ve Davutoğlu'nun demokratik yollardan gitmesinin şart olduğunu ileri sürerek, "AKP saltanatının sonlanması, elzem hale gelmiştir. 7 Haziran kazası olmayan bir seçimdir. İktidar bu seçimlerde ikaz edilmeli, bitişin başlangıcını yaşamalıdır. Aksi halde vahim hadiseler kapımızdadır, şu günlerden daha yürek yaralayıcı, acıklı dönemlerin yaşanması kaçınılmaz olacaktır" diye konuştu.

Bahçeli, konuşmasının son bölümünde daha önce duyurdukları MHP seçim beyannamesinin maddelerini açıkladı, kalabalığa "Bizimle Yürüyün" çağrısı yaptı.