Üç kuşak Kırkpınar başpehlivanı çıkaran ailenin son temsilcisi

Üç kuşak Kırkpınar başpehlivanı çıkaran ailenin son temsilcisi
Üç kuşak Kırkpınar başpehlivanı çıkaran ailenin son temsilcisi
- Dedesi Kara Ali Acar'ın 1930-1933 döneminde dört kez, babası Kara Hasan Acar'ın da 1957'de başpehlivan olduğu Kırkpınar'da, 1979 ve 1985 yıllarında iki kez başpehlivanlığı tadan Sabri Acar'ın gözü hala er meydanında - Kırkpınar'ın 1979 ve 1985 başpehlivanı Acar: "70 yaşımda olmama rağmen son ve bir kez daha güreş tutmak istiyorum. Başa güreşemesem de 'büyük orta'ya rahat girerim"

BALIKESİR (AA) - AHMET PESEN - Dedesi Kara Ali Acar'ın 1930-1933 döneminde dört kez, babası Kara Hasan Acar'ın da 1957'de başpehlivan olduğu Kırkpınar'da, 1979 ve 1985 yıllarında iki defa başpehlivanlığı tadan 70 yaşındaki Sabri Acar'ın gözü hala er meydanından başka bir şey görmüyor. 

Çeyrek asır önce ayrıldığı "pehlivanlar köyü" olarak anılan memleketi Balıkesir'in Bandırma ilçesine bağlı Erikli mahallesine (Erikli köyü) gelen Sabri Acar, eski başpehlivanlardan dedesi Kara Ali Acar ve babası Hasan Acar'ın mezarlarını ziyaret etti, eski dostlarıyla buluştu.

Türkiye Güreş Federasyonu Yağlı Güreş Teknik Üst Kurul Üyesi de olan Sabri Acar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Erikli'nin, dededen toruna üç kuşak Kırkpınar başpehlivanını aynı aileden çıkardığını hatırlattı. 

Sabri Acar, göğüs kanseri teşhisi konulan eşi Feriha Acar'ın rahatsızlığı nedeniyle 1981 yılında  İstanbul 'a gittiğini, tedavi süreci uzun sürünce orada kaldıklarını hatırlatarak, "Bir daha köyüme gelemedim. Burada da bir önder olmayınca çocuklara kim sebep olacak? Kim güreşe teşvik edecek? Olmadı, benden sonra Kırkpınar'da güreşen bir Eriklili de çıkmadı çayıra" dedi.

Kırkpınar'ın, Türkiye'nin "güreş olimpiyatı" olduğunu, orada yaptığı güreşlerin hiç aklından çıkmadığını dile getiren Sabri Acar, "Bizim dönemimizdeki Kırkpınar güreşleri, ananevi kurallara göre yapılırdı. Başpehlivanlık ve diğer kategorilerdeki güreşler, pehlivanlar yenişene kadar sürerdi. Hatta başpehlivanlık güreşleri, aynı gün bitmese, ertesi güne bırakılırdı. Yani, bugünkü gibi pehlivanlar yenişemeyince puanlamaya ve ' altın puan' uygulamasına geçilmezdi" diye konuştu. 

Güreştiği yıllarda Kırkpınar'ın en iyilerinin Balıkesir-Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı, Ordulu Mustafa Bük, İzmirli Kara Ali Çelik olduğunu belirten Sabri Acar, "Bu arkadaşlar başpehlivanlıkta birbirinin ayarı güreşçilerdi. Bunların arasına Babaeskili Nazmi Uzun'u, sonra Aydın Demir ve Mustafa Yıldız'ı koyarım" değerlendirmesinde bulundu.

Bugünkü başpehlivanlar arasında son Kırkpınar Başpehlivanı Orhan Okulu, İsmail Balaban, Fatih Atlı, Şaban Yılmaz ve Mehmet Yeşil Yeşil başta olmak üzere birçok pehlivanı beğendiğini anlatan Acar, "70 yaşımda olmama rağmen son ve bir kez daha güreş tutmak istiyorum. Başa güreşemesem de 'büyük orta'ya rahat girerim" görüşünü dile getirdi.

 

- "Köyde başka pehlivanlar da var"

 

12 yaşındayken annesiyle aralarında geçen bir diyaloğu da aktaran Sabri Acar, şunları kaydetti: 

"Anneme 'Güreşeceğim ben' dedim. Huriye annem hiç itiraz etmedi. Başka gençlerin annesi 'olmaz' diyordu. Bir tek isteği vardı; 'İyi güreşeceğin' derdi. Dedemin ustaları da Erikli köyünden. Kara Ali dedemin babası da güreşmiş. Köyde başka pehlivanlar da var ama o zamanki şartlarda onlar dışarıya gitmemişler. 17 yaşımda güreşe başladım, 1992-1993 yıllarına kadar güreştim. Çocuklarımın eğitimi nedeniyle güreşe ara verdim. 1986 yılında bir çocuğumun imtihanı vardı. 'Baba, Kırkpınar'a gitme, güreşme, imtihanda yanımda ol' dedi. Kız evladı. Çocuklarımın eğitimini, çok sevdiğim güreşe tercih ettim."