Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık:

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık:
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık:
- "(CHP'nin projesi) Türkiye'nin geleceği bölgesel cazibe merkezleri oluşturmaktan geçer. Öyle her şeyi bir araya toplayıp bir merkez kurma dönemi geçti, bitti. Bunlar hiç ayağı yere basmayan projeler" - "Bugün Allah'a şükürler olsun kendi tüfeğimizi, topumuzu, tankımızı, gemilerimizi, insansız hava araçlarımızı, helikopterlerimizi yapıyoruz. Şimdi kendi çıkarma gemimizi, uçak gemimizi yapmanın projesini başlattık. Milliyetçilik budur, milliyetçilik bu ülke için alın teri dökmek, sırtından ter akana kadar çalışmaktır. Bizim anlayışımız budur"

BARTIN (AA) - Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık,  CHP  Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun açıkladığı, "Anadolu'da mega kent" projesine ilişkin "Türkiye'nin geleceği bölgesel cazibe merkezleri oluşturmaktan geçer. Öyle her şeyi bir araya toplayıp bir merkez kurma dönemi geçti, bitti. Bunlar hiç ayağı yere basmayan projeler" dedi.

Işık, Bartın'da Gürgenpınarı köyü mevkisindeki bir lokantada sanayici ve iş adamlarıyla yaptığı toplantıdaki konuşmasında, ülkenin 2002'den bu güne üretime verdiği destek sayesinde pek çok sıkıntıyı kolaylıkla aştığını söyledi.

Seçim dönemlerinde muhalefet partilerinin "memlekette hiçbir şey yapılmamış, taş üstüne taş konulmamış" gibi bir havayla konuştuklarını ifade eden Işık, "Partimiz iktidara geldiğinden bu yana her seçim dönemi memleket bir krize girecek, memlekette ekonomi çökecek, ekonomi kötü gidiyor edebiyatlarını çok dinledik. Ama AK Parti iktidara geldiği günden bu yana Türkiye'nin üretimine, sanayisine yatırım yapılıyor. Ama Türkiye'nin önce alt yapısına yatırım yapılıyor. Alt yapısı olmayan bir ülkede sanayi gelişebilir mi? Ulaşımım, alt yapının, elektriğin, lojistiğin sıkıntılı olduğu ülkede yatırım gelişir mi?" diye konuştu.

- "2008 krizi bizim ne kadar doğru bir iş yaptığımızı ortaya koydu"

Bakan Işık, iktidarları döneminde harıl harıl ülkenin alt yapısını güçlendirmek için çalıştıklarını ancak muhalefetin yerin altına yapılan yatırımları görmediğini dile getiren Işık, şöyle devam etti:

"Mesela 3. köprüye karşı çıktılar ama o arada biz boğazın altından lastikli araçların geçeceği tünelin yarısını geçtik, onu görmedikleri için karşı çıkmadılar. Geldiğimiz noktada 2008 krizi bizim ne kadar doğru bir iş yaptığımızı ortaya koydu. Eğer 2002'den 2008'e kadar Türkiye altyapıya üretime yatırıma, istihdama kaynak ayırmamış, bu alanları ihmal etmiş olsaydı, sadece maaşlar üzerinden siyaset yapmış olsaydı inanın 2008 krizinde Türkiye, 2001 krizinden çok daha beter bir sonuçla karşı karşıya kalırdı."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun açıkladığı, Anadolu'da mega kent kurulmasını da öngören "Türkiye Ekonomik Yükseliş Projesi"ne değinen Işık, "Sayın Kılıçdaroğlu yeni bir şehir kuracakmış. Allah akıl fikir versin. Gel burada Filyos Projesi'ni canlandıralım, hem Bartın, hem Çaycuma, hem Zonguldak, hem Karabük beraber kalkınsın. Memleketin her şeyini bir yere toplamanın modası yıllar önce geçti" değerlendirmesinde bulundu.

 

Bakan Işık, dünyanın "kümelenme modeline" göre kalkındığına işaret ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Her şeyi bir araya toplamak hangi akla, hangi mantığa hizmet. Bugün sabah gazetelere bakıyorum, Kılıçdaroğlu ne derse alkışlamaya yemin etmiş basın da bunu 'vay ne kadar iyi proje' diye sunmaya kalkmış. Türkiye'nin geleceği bölgesel cazibe merkezleri oluşturmaktan geçer. Öyle her şeyi bir araya toplayıp bir merkez kurma dönemi geçti, bitti. Bunlar hiç ayağı yere basmayan projeler. Bugün Filyos Projesi'ni hayata geçirmek, bölgenin de ekonomik değerden maksimum düzeyde istifade etmesi için buradayız. Gelin burada Filyos'u çok güçlü bir lojistik merkez haline birlikte getirelim. İkide bir mahkemelere gidip bu projeleri iptal ettirmek yerine gelin bu projeye destek verin."

Dün açıkladığı projenin bundan sonra CHP'nin bu ülke için hayırlı hiçbir projeye itiraz edemeyeceğinin bir delili olacağını belirten Işık, "Yarın Filyos için tekrar mahkemeye giderlerse o zaman ben 'bu insanların yakasına yapışın' diyeceğim"  ifadesini kullandı.

- "Kendi sanayimizi geliştirip büyütüyoruz"

İktidar olarak sanayide 3 öncelikleri olduğuna vurgu yapan Işık, şunları kaydetti:

"Birincisi yerli üretim. Ölçek bazında ne üretebiliyorsak yerli üreteceğiz. İnşallah kendi yerli otomobilimizi, uçağımızı da üreteceğiz. Savunma sanayinde düne kadar dünyanın en fazla ithalat yapan ülkelerden biriyken bugün 1,7 milyar doların üzerinde ihracat yapmış bir ülke konumuna geldik. Artık hem kendi silahımızı kendimiz yapıyoruz, dışa bağımlı olmuyoruz, hem de kendi sanayimizi geliştirip büyütüyoruz. Biz milliyetçiliği memleketi namerde muhtaç etmemek olarak görüyoruz. Bugün Allah'a şükürler olsun kendi tüfeğimizi, topumuzu, tankımızı, gemilerimizi, insansız hava araçlarımızı, helikopterlerimizi yapıyoruz. Şimdi kendi çıkarma gemimizi, uçak gemimizi yapmanın projesini başlattık. Milliyetçilik budur, milliyetçilik bu ülke için alın teri dökmek, sırtından ter akana kadar çalışmaktır. Bizim anlayışımız budur. Mustafa Kemal Atatürk'ün en çok sevdiğim sözlerinden biri 'Vatanını seven, işini en iyi yapandır', biz de bu anlayışla hareket ediyoruz."

Bakan Işık, yenilikçi üretime de önem verdiklerini, şu anda ülkedeki Ar-Ge merkezi sayısının 184'e, Teknoloji Geliştirme Bölgesi sayısının da 61'e çıktığını dile getirdi.

- "Artık Türkiye'nin önceliği Ar-Ge ve inovasyon"

Tasarım ofislerini de Ar-Ge merkezi gibi destekleyeceklerini aktaran Işık, "Türk tekstilinin ortalama kilogram satış fiyatı 5 avro iken, İtalyan tekstilinin satışı 10 avro. Aradaki fark, tasarım ve marka. Çok zaman bizim konfeksiyonumuzu İtalyan, İngiliz, Fransız firması alıyor, sadece etiketini basıyor ve Türkiye'nin satış fiyatının 2-3 katına dünyaya satıyor. Artık Türkiye'nin önceliği Ar-Ge ve inovasyon" diye konuştu.

Bakan Işık, diğer bir önceliklerinin de yeşil üretim olduğuna dikkati çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

"Yani üretim yaparken toprağı, suyu ve havayı kirletmeyeceğiz. Üretim yaparken yaşam döngüsü dediğimiz kurala sıkı sıkıya bağlı olacağız. Önümüzdeki süreçte Bartın'ın turizm kimliği de güçlenecek. Buna zarar verecek hiçbir adımın içinde olmayacağız. Bartın ve Amasra Fatih Sultan Mehmet'in bize emanetidir. Onu en güzel şekilde korumak ta bizim görevimiz. Bu çerçevede Bartın'da sanayileşmeye de önem vereceğiz. Sadece turizmle ve tarımla Bartın'ı arzu ettiğimiz yere taşıyamayız. Ama tarım, turizm, sanayi bir arada oluşa Bartın'ı tutana aşk olsun."

Toplantıda Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cihat Çakır, Işık'a tel kırma işlemeli tablo hediye etti.

Bartın Valisi Seyfettin Azizoğlu'nu ziyaret eden ve Valilik Şeref Defterini imzalayan Işık, basına kapalı görüşmesinin ardından Merkez Şadırvan Camisinde Cuma namazı kıldı, Şadırvan ve Hükümet Caddesi'nde esnafı ziyaret etti.