Dört eski bakanla ilgili komisyon kararı

Dört eski bakanla ilgili komisyon kararı
Dört eski bakanla ilgili komisyon kararı
- TBMM Soruşturma Komisyonu Başkanvekili Tunç: - "Bu, hukuki bir karardır. Nasıl ki cumhuriyet savcısının kararı hukuki kararsa bu da hukuki karardır. Bu karara saygı duymak lazım" - ''Asıl baskıyı CHP kendi komisyon üyelerine yapmıştır'' - ''(Ses kayıtlarının imhası) Ses kayıtlarının poliste, savcılıkta fark edildiğinde yok edilmesi gerekirdi. Şimdi savcının yetkisini kullanan biziz, komisyonda biz bunu gördük ve bu görev bize düşer. Dolayısıyla bizim imha etmemiz gerekir. Etmediğimiz takdirde TCK'nın 139. maddesine göre 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası var''

BARTIN (AA) - SELİM BOSTANCI - TBMM Soruşturma Komisyonu Başkanvekili Yılmaz Tunç, dört eski bakanla ilgili komisyon kararına ilişkin, "Bu, hukuki bir karardır. Nasıl ki cumhuriyet savcısının kararı hukuki kararsa bu da hukuki karardır. Bu karara saygı duymak lazım" dedi.

Tunç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, komisyonun, Anayasa'nın 100. maddesine göre  AK Parti 'li 72 milletvekili tarafından verilen önergeyle kurulduğunu anımsattı.

Muhalefetin komisyonun kurulmasını baştan istemediğini belirten Tunç, "Onların 'soruşturma komisyonu kurulsun, gerçekler ortaya çıksın' gibi bir düşünceleri yoktu. Onlar sadece bu konuyu siyaseten kullanmak istiyorlardı" şeklinde konuştu. 

Çalışmalarını 5 Mayıs'tan beri sürdüren komisyonun aldığı kararı gerekçeleriyle 9 Ocak'ta Meclis Başkanlığına sunacağını ifade eden Tunç, "Burada raporun gerekçeleri önemlidir. Meclis Soruşturma Komisyonu, savcının yetkilerine haizdir ve yargısal faaliyet yapar. Dolayısıyla bu yetkilerimizi kullandık, iddia edilen suçlarla ilgili gerekli araştırmalarımızı yaptık, lehte ve aleyhte deliller toplanarak karar verildi. Bu, hukuki bir karardır. Nasıl ki cumhuriyet savcısının kararı hukuki kararsa bu da hukuki karardır. Bu karara saygı duymak lazım" diye konuştu.

Ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu 'nun gerekçeli kararı görmeden komisyon üyelerine ağır hakaretlerde bulunduğunu, bu konuda dava haklarını kullanacaklarını anlatan Tunç, "Bu hakaretleri neye dayanarak yapıyorsun? Sen daha raporu görmedin. İddia edilen olaylarla alakalı bu kararı hangi delillere dayanarak verdik, hukuki gerekçelerimiz nedir, bunları görmüyorsun. Yargısal iş yapan soruşturma komisyonuna saygı duymayarak hakaret ediyorsun. Senin derdin soruşturma, bir şeyin ortaya çıkması değil, peşinen suçlama peşindesin. Bu konuşmalar, muhalefetin konuya yargısal açıdan bakmadığının ispatıdır" ifadesini kullandı. 

- "Asıl baskıyı CHP , kendi komisyon üyelerine yapmıştır"

Tunç, komisyondaki CHP'li üyelere baskı yapanın Kılıçdaroğlu olduğunu ileri sürdü.

"Komisyonun CHP'li üyesi, savcı kökenli Milletvekili Ercan Cengiz" diyen Tunç. sözlerine şöyle devam etti:

"Diğer üyelerle yöntem farklılığımız var, işe yargısal ve hukuki açıdan bakıyorum ama arkadaşlarım farklı pencereden bakıyor, dolayısıyla yöntem farklılığımız var' diyerek istifa etti. Bir genel başkanın sürekli 'bakanlar, Yüce Divan'a gitsin' diye açıklamalar yapması, CHP'li üyelere baskı değil midir?  Kendi medyanızda her gün yayınlar yapacaksınız, peşinen suçluluğu kabul edeceksiniz, ondan sonra 'AK Parti'li komisyon üyelerine baskı var' diyeceksiniz. Asıl baskıyı CHP, kendi komisyon üyelerine yapmıştır. Yargısal faaliyet yapan soruşturma komisyonunun hukuk dışında karar vermesi mümkün değildir. Herkesin soruşturma komisyonunun kararına saygı duyması gerekir. 9 Ocak'ta gerekçeli kararın açıklanmasıyla kamuoyu da komisyonun kararına katılacaktır ama raporu görmeden hakaretler savuranlar, raporu gördükten sonra da hakaretlerine devam edeceklerdir çünkü onların hukukla, yargıyla ilgisi yok.

Kamuoyu noktasında inandırıcılıkları azalmış olur çünkü hukuki karar verildiğini herkes görmüş olacak."

- Ses kayıtlarının imha edilmesi

Tunç, Anayasa'da ''Kanuna aykırı bulgular hükme esas alınamaz'', Ceza Muhakemesi Kanunu'nda da (CMK) ''Hukuka aykırı delillerle suçluluk ispat edilemez'' ifadesinin yer aldığına dikkati çekti.

CMK'nın, tanıklıktan çekilme hakkı olanlar arasındaki iletişim kaydının, farkına varıldığı anda imha edilmesi gerektiğini söylediğini aktaran Tunç, şunları kaydetti:

"Ses kayıtlarının poliste, savcılıkta fark edildiğinde yok edilmesi gerekirdi. Şimdi savcının yetkisini kullanan biziz, komisyonda bunu gördük ve bu görev bize düşer. Dolayısıyla bizim imha etmemiz gerekir. Etmediğimiz takdirde TCK'nın 139. maddesine göre 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası var. CMK gereğince imhası gereken hususlarda da ceza bir kat oranında artırılıyor. Dolayısıyla CMK gereğince yok etmesi gereken de biziz. Orada tamamen kanunun emrettiği husus uygulanıyor."

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK), 17 ve 25 Aralık soruşturmasını yürüten cumhuriyet savcılarıyla ilgili soruşturma başlattığını, 4 savcının açığa alındığını hatırlatan Tunç, "Açığa alınan savcılarla ilgili suçlama içerisinde ses kayıtlarının imha edilmemesi de yer alabilir. Ses kayıtlarının imhası konusunda suçu kim işlemişse cezası da bellidir. Bu konudaki gelişmeleri bekleyeceğiz. Aldığımız kararın gerekçelerinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmalarla ilgili birtakım hukuka aykırılıklar da yer alacak, bunları da tek tek öne çıkaracağız" diye konuştu.