Rus sanatçı, konserde hayran kaldığı bağlamanın ustası oldu

Rus sanatçı, konserde hayran kaldığı bağlamanın ustası oldu
Rus sanatçı, konserde hayran kaldığı bağlamanın ustası oldu
- Sanatçı Fatih Kısaparmak'ın Moskova'da verdiği konserde hayran kaldığı bağlamayı öğrenmek için Türkiye'de eğitim alan Daria Teplova, Kızıl Ordu Korosu'nda türkü söylüyor ve bağlama dersleri veriyor - Rus sanatçı Teplova: - "Türk yöresel kıyafetiyle Kızıl Ordu Korosu'nda Çanakkale Türküsü'nü çaldım, koro da çok sesli eşlik etti. Ortaya çok güzel bir çalışma çıktı ve ayakta alkışlandı"

BARTIN (AA) - SELİM BOSTANCI - Rusya'da gittiği konserde ilk kez görerek hayran kaldığı bağlamayı çalmayı  Türkiye 'de öğrenen ses sanatçısı Daria Teplova, Kızıl Ordu Korosu'nda türkü söylüyor ve ülkesinde bağlama dersleri veriyor.

Moskova Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi Şan Bölümü son sınıf öğrencisi Daria Teplova (30), Türk Halk Müziği Sanatçısı Fatih Kısaparmak'ın 2010'da Moskova'daki konserinde ilk kez dinlediği ve etkilendiği bağlamayı öğrenmeye karar verdi.

Moskova'da Türk müzisyenden kısa süre eğitim alan ancak öğretmeni ülkesine dönen Teplova, Bartınlı Müzisyen İlhan Ergül'den internet aracılığıyla ders almaya başladı. Geçen yıl haziranda 21 gün kaldığı Bartın'ın Kurucaşile ilçesinde Ergül'den günde 3-4 saat bağlama dersi alan Teplova, ülkesindeki konserlerde bağlama çalmaya başladı.

Teplova, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 5 yıl önce ilk kez dinlediği bağlamaya hayran kaldığını belirterek, "Artık enstrümanımı buldum, mutlaka öğrenmeliyim" dediğini söyledi.

Moskova'da bağlamanın bilinmediğini kaydeden Teplova, "Rus Halk Müziği, genel olarak 'balalayka' dediğimiz enstrümanla çalınıyor ancak bağlama sesini ilk kez duyduğumda çok etkilendim. Rus Halk Müziği'nin bağlamayla çok daha farklı ve güzel olabileceğini düşündüm çünkü armonisi uyuyordu. O anda 'Bu müzik aletini mutlaka çalmayı öğrenmeliyim' dedim" ifadesini kullandı.

"Bağlama çalmayı öğrenmeyi çok istiyordum" diyen Teplova, Türkiye'de aldığı eğitimin ardından ülkesine dönünce Türk yöresel kıyafetleriyle sahne aldığını anlattı.

Teplova, ilk önemli konserini Türk-Rus Kültür Merkezi'ndeki 800 kişilik salonda verdiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada 'Sarı Gelin', 'Sevdan Olmasa', 'Yaylalar' gibi eserleri hem çaldım hem de seslendirdim. Daha sonra Kızıl Ordu Korosu için uyarlama yaptım. Türk yöresel kıyafetiyle Kızıl Ordu Korosu'nda 'Çanakkale Türküsü'nü çaldım, koro da çok sesli eşlik etti. Ortaya çok güzel çalışma çıkmıştı ve ayakta alkışlandı. Yine Moskova Sosyal Bilimler Üniversitesi Türk Dili Bölümü Konferans Salonu'nda da konserim oldu. 

Her konsere bağlamayı tanıtarak, hazırladığım kısa videoyla yapım aşamasını göstererek başlıyorum. Konserlerimle Moskova'da bağlamaya karşı büyük ilgi oluştu. Talep üzerine Moskova'da bağlama kursu açtık. Kursta kullandığımız el yapımı bağlamaları da Bartın'dan ülkeme götürüyorum. Buraya da bağlama almaya geldim ve taleple sayıyı arttıracağız."

- "Bağlamayı ülkemde yaygınlaştırmak için elimden geleni yapacağım"

Bağlama çalması ve türkü seslendirmesi garip karşılanabileceği için ilk başta endişelendiğini aktaran Teplova, daha sonra kaygının yerini mutluluğa bıraktığını dile getirdi.

Teplova, şunları belirtti: 

"Sonuçta kültür ve dil farkı var ama sonra dedim ki 'iyi ki öğrenmişim.' Rus aksanıyla Türk müziği hem de Türk çalgısı bağlamayla Rus Halk Müziği'nin icrası çok daha farklı ve güzel oldu. Bağlamayla tanıştığım ilk konserde öğreneceğime, başaracağıma inanmıştım. Azim ve gayretle hocamın da büyük desteğiyle bugünlere geldim. İyi ki bağlamayı tanıdım. Bundan sonra da ülkemde tanıtmak ve yaygınlaştırmak için elimden geleni yapacağım. Amacım, Türk müziğini Rusya'da daha da popüler hale getirmek." 

Teplova, 9 Mart Pazartesi günü Moskova Çaykovski Devlet Konservatuvarında vereceği konser için hazırlıklarını sürdüğünü sözlerine ekledi.

- İki ülke arasındaki kültürel ilişkilere katkı

Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuarı Çalgı Yapım ve İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Resim Konstrüksiyon Bölümü mezunu Ergül de Teplova'nın bağlamaya karşı merak duyduğunu söyledi.

Teplova'nın azmiyle kısa sürede kendini geliştirdiğine dikkati çeken Ergül, "Normalde bağlama kursu haftada 1-2 saat olur çünkü dersi alan kişinin öğrendiklerini bir hafta boyunca çalışması ve egzersiz yapması gerekir. Teplova'nın zamanı az olduğu için hızlı ilerlemek zorunda kaldık. Müzik altyapısı olduğu için çok kısa zamanda öğrendi. Tabii onun bağlamaya ilgisi, iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin gelişmesine de katkı sağladı" değerlendirmesinde bulundu.