Başbakan Yardımcısı Yılmaz, Batman'da:

Başbakan Yardımcısı Yılmaz, Batman'da:
Başbakan Yardımcısı Yılmaz, Batman'da:
-"Terör saldırılarına inat, kamu yatırımlarına devam edeceğiz" - "Terör aynı zamanda özgürlüklerin de yaşanmasına engel oluyor. Teröre karşı ilkesel ve topyekun bir tutum sergilememiz lazım" - "En büyük teşvik huzur ortamıdır. Bir sürü teşvikten bahsediyoruz ama en büyük teşvik ve destek, huzur ortamıdır"

BATMAN (AA) - Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Terör saldırılarına inat, kamu yatırımlarına devam edeceğiz" dedi.

Batman Organize Sanayi Bölgesi'nde incelemede bulunan Yılmaz yaptığı açıklamada, Batman'ın gelecekte sanayi kentleri arasında yer alacağına inandığını söyledi.

Yılmaz, Batman'ın son yıllarda kamu yatırımlarından çok önemli pay aldığını belirterek, 81 il arasında en fazla yatırım alan 12. ilin Batman olduğunu kaydetti.

Bir gazetecinin terör olaylarının bölgedeki yatırımlara etkisine ilişkin sorusunu yanıtlayan Yılmaz, özel sektör yatırımlarının terör olaylarından daha fazla etkilendiğine dikkati çekti.

"Terör saldırıları olsa da kamu yatırımlarını biz ısrarla devam ettiriyoruz, birileri yaksa ve yıksa da bu yatırımlarımızı ısrarla devam ettiriyoruz" ifadesini kullanan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bu kadar altyapı sağladığımız halde, bu kadar teşvikler verdiğimiz halde niye Doğu ve Güneydoğu'da yeterince özel yatırım gerçekleşmiyor. İşte bundan, huzur ortamı olmadığı için. Huzur ortamı olsa, terör olmasa gerçekten çok daha büyük özel sektör yatırımının gerçekleştiğini göreceğiz. Terör saldırılarına inat kamu yatırımlarına devam edeceğiz."

- "Terörün iki türlü maliyeti var"

Yılmaz, terörün iki türlü maliyetinin bulunduğunu, birincisinin can ve mal kaybı ile terörle mücadele ve  güvenlik için yapılan harcamalar olduğunu belirtti.

Bunun yanı sıra terörün dolaylı maliyetinin de oluştuğunu aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşte 'terör var' diye buraya gelmeyen yatırım, buraya gelmeyen turist, nitelikli eleman, doktor, mühendis... Bütün bunlar da terörün dolaylı maliyetidir. Aslında ekonomik olarak bu dolaylı maliyetler çok daha yüksek. Yani doğrudan, kırdıkları camdan, yaktıkları binadan ekonomik olarak çok daha büyük bir maliyet, bu şekilde karşımıza çıkıyor."

­- "Bölgeye istediğimiz düzeyde yatırım yapamıyoruz"

Yılmaz, bölgeye istedikleri düzeyde yatırım yapamadıklarını, bunun en büyük nedeninin terör olduğunu vurguladı.

Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bu bölgede maalesef arzu ettiğimiz ölçüde yatırım göremiyoruz. Bu terör konusu sadece bir partinin ve sadece bir hükümetin de konusu değil. Bunu topyekun sahiplenmemiz lazım. Biz hep şunu söylüyoruz; başka siyasi partiler bizim düşmanımız değil, bizim rakibimizdir. Onlarla polemik de yaparız, eleştiririz de. Onlar da bizi eleştirir ve demokratik şekilde bir rekabet olur ama terör devreye girdiği andan itibaren her şey bozuluyor."  

-"Gençlerimizin geleceği karartılıyor"

Başbakan Yardımcısı Yılmaz, terörün aynı zamanda özgürlüklerin de yaşanmasına engel olduğuna işaret etti.

"Terörün olduğu yerde insanlar doğru düzgün sokağa çıkamıyor, çocuğunu alıp akşam vakti bir yerde oturamıyor, rahat bir şekilde seyahat edemiyor" ifadesini kullanan Yılmaz, şunları söyledi:

"Yani terör, hem insanların yaşam kalitesini aşağıya çekiyor hem de iş ve yatırım ortamına büyük bir darbe vuruyor. Terör kalkınmanın da demokrasinin de düşmanıdır. Bunun en büyük bedelini de bu bölgede yaşayan insanlar ödüyor. Görüşleri ne olursa olsun en büyük bedeli bu bölgede yaşayan insanımız ödüyor. Bu bölgedeki insanlarımız içinde en büyük bedeli de gençlerimiz ödüyor. Gençlerimizin geleceği karartılıyor."

-"Cesur bir şekilde teröre karşı durmamız lazım"

Teröre karşı tutum sergileme çağrısında bulunan Yılmaz, herkesin görüşünü ifade etme özgürlüğüne sahip olduğunu dile getirdi.

Bütün siyasi kanalların açık olduğu demokratik bir ortamda silaha başvurmanın hiçbir gerekçesi olamayacağını belirten Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu, ülkenin dışındaki bazı unsurlara hizmet etmekten başka hiçbir anlam ifade etmez. Türkiye 'nin çekişme içinde kalmasını isteyen, kargaşa içinde olmasını isteyen başka güçlere ancak hizmet ederler. Dolayısıyla teröre karşı topyekun bir duruş sergilememiz lazım. Başka ülkeler de maalesef bu belayı yaşıyor. Bu hastalık gibi bir şey, bundan bizim kurtulmamız lazım. Bunun için de biraz daha sesimizi yükseltmemiz lazım. Cesur bir şekilde teröre karşı durmamız lazım. Bunu yapmadığımız sürece maalesef bu bedelleri ödemeye devam edeceğiz." 

- "Bir elde silah, bir elde demokrasi olmaz"

Yılmaz, silah ile siyasetin birbirinden uzak olduğunu vurgulayarak, "Silahla demokrasi aynı anda olmaz. Kimse de barış gibi, demokrasi gibi kavramların içini boşaltmasın. Bir elde silah, bir elde demokrasi olmaz" şeklinde konuştu.

Görüşü, rengi, ırkı ve mezhebi ne olursa olsun insan emniyetini sağlamanın, devletin birinci vazifesi olduğuna değinen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu, ekonomi, insanların yaşam kalitesi ve özgürlüklerin yaşanması için de önemlidir. Dolayısıyla terör konusu, dediğim gibi bütün bu meselelerle ilişkilidir. Aslında en büyük teşvik huzur ortamıdır. Bir sürü teşvikten bahsediyoruz ama en büyük teşvik ve destek, huzur ortamıdır. O yüzden huzurumuza hep birlikte sahip çıkalım."

Yılmaz, daha sonra bir tekstil fabrikasını ziyaret ederek, çalışanlarla sohbet etti.