Çankaya Köşkü'nde STK temsilcileriyle yapılan toplantı

Çankaya Köşkü'nde STK temsilcileriyle yapılan toplantı
Çankaya Köşkü'nde STK temsilcileriyle yapılan toplantı
- Güneydoğu Anadolu bölgesindeki sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başkanlığında, Çankaya Köşkü'nde yapılan toplantıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu - Hak-Par eski Genel Başkanı Bozyel: - "PKK, güçlerini Türkiye'den çekmeli ve Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi bitirdiğini deklare etmelidir" - AYDER Üyesi Lale: - "Hükümet çözümden yana olduğunu ısrarla belirtti"

DİYARBAKIR (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başkanlığında, Çankaya Köşkü'nde yapılan toplantıya katılan sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri, toplantının içeriğine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Aydınlık Yarınlar İçin Hak ve Özgürlükler Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği (AYDER) Üyesi Ferzende Lale, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplantıda ağırlıklı olarak çözüm süreciyle ilgili konuların konuşulduğunu söyledi.

Toplantıya ilişkin izlenimlerini aktaran Lale, şöyle konuştu:

"Devlet diyor ki yaklaşık 280 civarında bana saldırı yapılmış, ben halkın güvenliğini sağlamak zorundayım. Kanaat şu, PKK , KCK, YDG-H gibi hareketler bölgede insanlara özgürlük alanı bırakmıyor. STK'lar olarak bizlerin çıkardığı sonuç, devletin operasyonu yapmak zorunda olduğudur. Özetle hükümet çözümden yana olduğunu ısrarla belirtti."

Çözüm Süreci'nin sürdürülmesi talebinde bulunduklarını belirten Lale, şunları kaydetti:

"Ama hükümet dedi ki ben oradan gelen diğer STK'ların ve halkın güvenliğini korumak, devlet görevini yerine getirmek zorundayım. Eğer kendileri 2013 yılındaki mutabakatımıza göre ülke dışına çıkar, ellerini silahtan çekerlerse elbette ki seçimler dolayısıyla yavaşlamış çözüm süreci olabilir ama biz hızlandırmış olacağız. Barış süreci ile ilgili bize düşen ne olursa olsun sürecin ilerlemesi için katkı sunacağımızı bildirdik. Bölgede kim varsa karınca kararınca barış adına kimin elinden ne geliyorsa yapmaları çağrısında bulunuyoruz."

Öncü Kadınlar Platformu Başkanı Zeynep Alkış, çatışmasız ve çözümün olduğu bir süreç istediklerini söyledi.

Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan insanların elde ettikleri özgürlüklerin birilerinin savaş çığırtkanlığı yüzünden kaybedildiğini savunan Alkış, savaşın hiçbir kazananı olmadığını belirtti.

Alkış, toplantıda Kürt sorunu ile ilgili bazı açıklamalarda bulunduğu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Reformlar devam etmeli, özgürlükler güvenlikle beraber aynı paralelde demokratik açılımlar, hakların kardeşliği, diyaloğu ve müzakeresi çatışmasız bir şekilde devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu minvalde açıklamalar ve görüşler belirttik. 44 STK bir araya gelerek ifade ettiğimiz şeyin başında da bir an önce PKK'nın silah bırakıp veya yurtdışına çıkacak şekilde bir eylemsizlik içine girmelerini açıklamamızda bildirdik."

Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür Der) Diyarbakır İl Başkanı Murat Koç ise çözüm sürecinin gidişatı ile ilgili görüşlerin dile getirildiğini söyledi.

Çok sesli ve çoğulcu bir toplantının sağlandığına değinen Koç, PKK'nın acilen silahları bırakıp yurtdışına çıkması ve çözüm sürecine devam edilmesini istediklerini bildirdi.

Toplantıya ilişkin izlenimlerini de aktaran Koç, şöyle konuştu:

"PKK?'nın tarih vererek kongreyi toplayıp silahları bırakacağım diye bir taahhütte bulunması ile beraber devletin de çatışmaya çok istekli olmadığını kanaatine vardık. Devletin şu an tek derdi var, kamu güvenliğinin tesis edilmesi. Bununla beraber köylerde, kırsalda ve şehir merkezinde devlet kamu güvenliğinin mevcudiyetini devlet kendi varlığını hissettirmek istiyor. Devlet çatışmaya meraklı değil ancak kamu düzeni ve güvenlik açığı var. Bu algı, psikoloji bu gerçek Türkiye cumhuriyeti devleti 'terör örgütleri' ile mücadeleye itiyor. PKK'nın silahı bırakıp ülkeyi terk etmesi ile çözüm süreci tekrar başlayacaktır izlenimini elde ettik."

- "Türkiye yoğun çatışma dönemine girdi"

Hak ve Özgürlükler Partisi (Hak-Par) Eski Genel Başkanı Bayram Bozyel de son dönemde Türkiye'nin yoğun bir çatışma dönemine girdiğini söyledi.

Hiç kimsenin asker ve polislerin öldürülmesinden, cenazelerin gelmesinden memnun olmadığını vurgulayan Bozyel, katılımcıların Çözüm Süreci'nin tekrar canlandırılmasını istediklerini belirtti.

Bozyel, toplumun bütün kesimlerinin ortak aklı ve katılımıyla çözümün yapılabileceğine işaret ederek, şöyle dedi: 

"Hem hükümetin geçmişte yaptığı yanlışları hem de PKK'nın şiddeti tırmandıran tutumunu eleştirdiler. Sonuç olarak bu çatışmalar derhal durdurulmalı, PKK güçlerini Türkiye'den çekmeli ve Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi bitirdiğini deklare etmelidir. Şiddet ve çatışma durduğu andan itibaren diyalog kanalları tekrar etkin bir biçimde canlandırılmalı ve orada bütün kesimlerin katılımıyla çözüm süreci yeni bir paradigmayla tekrar başlatılmalı." 

Türkiye'nin 1990'lı yıllara dönmesinin mümkün olmadığını belirten Bozyel, "Şiddetin her türlüsünü yanlış buluyorum. Elbette Türkiye'de sorunlar var ve bu sorunların çözüm yolu siyasal alandır. 2013 yılında Öcalan yaptığı bir çağrıda sivil siyasete vurgu yapmıştı ve PKK da buna katıldığını ve silahlı güçlerini çekeceğini söylemişti. Ama ne olduysa bu çekilmeler durdu. Özetle şiddetle bir yere varamayacağımızı düşünüyoruz. PKK'nın eylemlerini yanlış buluyoruz. PKK silahlı güçlerinin bölgeden çekmeli devlet de operasyonları durdurarak buna fırsat vermeli" ifadesini kullandı.

- Batman

Batman'dan toplantıya katılan Mazlumder GYK Üyesi Murat Çiçek, toplantıda PKK unsurlarının ülke sınırları dışına çıkmadığı sürece her türlü tedbirin alınacağı mesajının ön plana çıktığını söyledi.

Çiçek, toplantıda ülkenin son çatışmalı ortamına rağmen hem Başbakan hem de STK temsilcilerini sürece dair umutlu gördüğünü bildirdi.

Çiçek, şunları ifade etti:

"Hükümet sürecin devamı açısından kalıcı çatışmasızlık ve PKK güçlerinin ülke sınırı dışına  çıkması konusunda ısrarcı bir tutum almış durumda olduğunu aksi halde kamu düzeni ve vatandaşın güvenliği için hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbir almaya devam edeceklerinin mesajı toplantıda ön plana çıktı"

- Mardin

Memur-Sen Mardin İl Temsilcisi Mustafa Aydın, toplantıya 44 STK temsilcisinin katıldığını ve farklı kesimlerin bir araya geldiğini anımsattı.

Çözüm Süreci ile ilgili geri atmadıklarını, sonuna kadar sürdüreceklerine değinen Aydın, DAEŞ, PKK ve DHKP-C terör örgütlerinin ülkeyi, devleti hedef aldıklarını belirtti.

"2013'te çözüm süreci başlarken örgütlü unsurların silah bırakması ülke dışına çıkması gerekirdi. Bugün de yine aynı yerde duruyoruz. Bu süreçte bunlar gerçekleşmedi. Bunun gerçekleşmesi, özgürleşme ve demokratikleşme ile Kürt sorunun çözülebileceğine dair bir umut oluşmuştu" diyen Aydın, umudun tekrar yeşermesini istedi.

- Siirt

Cihannüma İşbirliği ve Dayanışma Platformu Siirt Temsilcisi Fatih Sevgili toplantıya katılan 44 kişiden 37'sinin söz alarak düşüncelerini ifade ettiğini söyledi.

Hükümete, başbakana ve bakanlara açık yüreklilikle eleştiri yapıldığına dikkati çeken Sevgili, "Genel kanaat, herkesin talebi bu operasyonel sürenin çok uzun sürmemesi ve bir daha diyalog yolunun açılması talebiydi. Hükümet kanadı da işi uzatma ve savaşta diretme izlenimi vermedi. Onlar da çözüm sürecinin devam etmesi için çok şeye sesiz kaldıklarını ve çok direndiklerini açık yüreklilikle madde madde ve tarih tarih bize aktardılar. Sayın Başbakan, bizi gelinen son noktada yaşanan operasyonların yapılması konusunda bizi ikna etti" dedi.

HDP, PKK ve Öcalan'ın farklı şeyler söylemesinin süreç için sıkıntılı olduğunu öne süren Sevgili, PKK'nın belli tarihlerde Öcalan ile yapılan görüşmeleri kabul etmediğini beyan ettiğini belirtti.

Başbakan'ın savaş taraftarı olmadığına ve çözümden yana olduğuna şahit olduklarını söyleyen Sevgili, şöyle devam etti: 

"Demirtaş'ın halka silahlanma çağrısı ve PKK'nın süreci yol ve baraj inşaatları bahane ederek bitirmesi. En son Kandil'in devrimci halk savaşı ilan etmesi ve 2 polisin uyurken infaz edilmesi süreci tıkadı. Devlette kamu güvenliği sağlama amacıyla devletin var olma refleksi devreye girdi. Son olarak  İstanbul 'daki DHKP-C'linin cenazesinde uzun namlulu silahlarla şov yapılması, IŞİD'in sınırda bir askerimizi şehit etmesi bir anda 3 örgütün Türkiye'ye savaş açmasıyla karşı karşıya kalındı." 

Sevgili, Çözüm Süreci'nin devam etmesini istediklerini ancak sürecin kamu güvenliği zafiyetini oluşturmasını da istemediklerini sözlerine ekledi.