KPSS'deki usulsüzlük soruşturması

KPSS'deki usulsüzlük soruşturması
KPSS'deki usulsüzlük soruşturması
- Bolu'da, liseyi bitirdikten sonra girdikleri 2010 KPSS'de yeterli puanı almalarına rağmen atanamadıklarını ve mağdur olduklarını belirten iki üniversite öğrencisi, soruşturma için müdahillik başvurusunda bulundu

BOLU (AA) - Bolu'da, liseden mezun olduktan sonra 2010'da ortaöğretim alanında girdikleri Kamu Personel Seçme Sınavı'nda (KPSS) yeterli puanı almalarına rağmen atanamadıklarını belirten iki üniversite öğrencisi,  Ankara  Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen  soruşturma  için müdahillik talebinde bulundu.

Bolu Adliyesi önünde açıklama yapan Abant İzzet Baysal Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Ercan Kızılkaya, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına müdahillik talebini içeren dilekçelerini verdiklerini söyledi.

Liseden mezun olduktan sonra ortaöğretim alanında girdiği 2010 KPSS'de 74 puan aldığını, KPSS mağdurlarından biri olduğunu ifade eden Kızılkaya, "Hakkımızı savunmak için arkadaşlarımızla birlikte adliyeye gelerek müdahillik dilekçesi verdik. Hakkımızı sonuna kadar savunacağız. Şu ana kadar geçen süre zarfında maddi kayıp içindeyim. Bunun giderilmesi için hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Elimizden gelen her şeyi yapacağız" diye konuştu.

Aynı bölümde öğrenim gören Deniz Adal ise 2010 yılındaki KPSS'den 75 puan aldığını belirterek, "Bu sınavdan yeterli puanı almama rağmen bizden düşük alan çok sayıda kişi kadrolara yerleştirildi. Bu nedenle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 'usulsüzlük soruşturması'na müdahillik talebinde bulundum. Ben bu yıl da KPSS'ye gireceğim. Aynı tempoyla çalışmaya devam ettim. İnşallah bu yıl hakkımızı alırız" ifadesini kullandı.

AİBÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Burak Saygılı da KPSS sınavındaki usulsüzlükler nedeniyle mağdur olan arkadaşlarına her alanda destek olduklarını söyledi.  Anadolu 'nun birçok yerinde kısıtlı imkanlarla okumaya çalışan öğrencilerin, haklarının gasbedildiğini aktaran Saygılı, şöyle konuştu:

"Öğrenci kardeşlerimizin emeklerinin başkalarınca çalınmasının hiçbir kitapta yeri yoktur ve hesabı elbette yasal yollarla sorulacaktır. Bu sebeple kısıtlı imkanlarla okumaya çalışan Deniz Adal ve Ercan Kızılkaya kardeşlerimiz de binlerce insan gibi mağdur edilmiştir. Şüphesiz ki bu mağduriyetlere sebep olanlar devlet içinde farklı bir yapı oluşturmaya çalışanlardır. Adaletin tecelli edeceğine mutlak inanıyoruz. Mağdur olan arkadaşlarımızı, haklarını aramaları için yönlendiriyoruz. Ve bu oyunu bozmak için mücadelemizi sonuna kadar vereceğimizi de ifade ediyoruz. Yapılan haksızlıklar, asla gizli kalmaz. Sonuç itibarıyla  Türkiye bir hukuk devletidir ve yapılan bir yanlışın hesabı muhakkak sorulur."