"A Fadimem" türküsüne konu olan tarihi pazar

"A Fadimem" türküsüne konu olan tarihi pazar
"A Fadimem" türküsüne konu olan tarihi pazar
- Bursa'nın dağ ilçelerinden Orhaneli'de yüzyıllardır kurulan pazarda, çevredeki mahallelerde doğal olarak yetiştirilen ürünler ilgi görüyor - Mahallelilerin bahçelerinde yetiştirip satmaya getirdiği ürünler için pazara çevre il ve ilçelerden de gelenler oluyor - Çoğunlukla yaşlı çiftlerin ürünlerini sattığı, "A Fadimem" türküsüne de konu olan pazarda lira halen "gayme" olarak ifade ediliyor

BURSA (AA) - HARUN KAYMAZ - Orhaneli ilçesinde, "A Fadimem" türküsüne konu olan Beyce Pazarı, asırlardır bölge insanının ihtiyaçlarını karşıladığı bir merkez olarak varlığını sürdürüyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Bursa'nın dağ ilçelerinden Orhaneli'de yüzyıllardır kurulan pazarda, çevredeki mahalle sakinlerinin doğal yöntemlerle yetiştirdiği ürünler satılıyor.

Pazara alışveriş için çevre il ve ilçelerden gelenler de oluyor. Geleneklerini yaşatan mahalle sakini satıcıların liraya halen "gayme" demesi, özellikle ilçe dışından gelenlerin dikkatini çekiyor.

Bölge insanının asırlardır ihtiyaçlarını karşıladığı Beyce Pazarı, bir türküde konu olması bakımından ayrıca ilgi görüyor. Merhum sanatçı Zeki Müren'in de seslendirdiği türkünün bir bölümünde, "A Fadimem, hadi senle kaçalım. Beyce Pazarı'nda dükkan açalım'' ifadesi yer alıyor.

Pazarın satıcıları genellikle yaşlı çiftlerden oluşuyor. Bahçelerinde yetiştirdikleri doğal ürünleri cep harçlığını karşılamak pahasına da olsa her salı sabahın erken saatlerinde yollara düşen çiftler, gün karanlığa dönünceye kadar pazarda kalıyor.

- "Bu pazarın kıymetini buradan yiyecek alanlar bilir"

Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu, meyve, sebze, ekmek, süt ürünleri, zeytin, zeytinyağı, bal, reçel ve mantar gibi onlarca ürünün satıldığı pazara gelmek isteyenler için otobüs kaldırdıklarını söyledi.

Aynı alanda Osmanlı dönemi öncesinde de pazar kurulduğunu dile getiren Tatlıoğlu, şöyle konuştu:

"Osmanlı kurulduktan sonra Orhaneli'nin ilk adının 'Beyce' olmasından dolayı burası yüzyıllardır 'Beyce Pazarı' olarak anılıyor. Bin yıldır her hafta kuruluyor. Her şeyimiz doğal. Pazarın şeklini bile bozmadık. Kapalı pazar yerleri yapabiliriz, o güce de sahibiz. İstiyoruz ki bu pazarın orijinalliği bozulmasın. Teyzelerimiz buraya geliyor. Evine yarım kilogram tuz götürebilmek için üç kilogram patates, iki kilogram ıspanağını satıyor. Üreticiden tüketiciye direkt satış. Doğal güzelliği olarak da Türkiye 'de bir numara olduğunu düşünüyorum. Bu pazarın kıymetini buradan yiyecek alanlar bilir."