Afetlerde "gökyüzündeki göz" olacak

Afetlerde "gökyüzündeki göz" olacak
Afetlerde "gökyüzündeki göz" olacak
- Uçak mühendisi bir girişimcinin öncülüğündeki ekip tarafından geliştirilen ve İTÜ ARI Teknokent'te ön kuluçka devresinde olan mini insansız hava aracı olarak da bilinen "quadrotor", özellikle afet anında doğru ve etkili bilgi akışını sağlayabilecek kabiliyette tasarlandı - Tozlu, yağışlı ve sıcaklığın sıfırın altında 30 dereceye kadar düştüğü soğuk havalarda dahi uçma özelliğine sahip "mx4 serisi quadrotor", benzer hava araçları karşısındaki bu avantajları sayesinde kurum ve kuruluşlardan ilgi görüyor

BURSA (AA) - HALUK YÜKSEL - İstanbul 'da uçak mühendisi bir girişimcinin öncülüğündeki ekip tarafından geliştirilen ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ARI Teknokent'te ön kuluçka devresinde olan mini insansız hava aracı olarak da bilinen "quadrotor", özellikle afet anında doğru ve etkili bilgi akışını sağlayabilecek kabiliyette tasarlandı.

Yağışlı, tozlu ve sıcaklığın sıfırın altında 30 dereceye kadar düştüğü soğuk havalarda dahi uçma özelliğine sahip "mx4 serisi quadrotor", benzer hava araçları karşısındaki bu avantajları sayesinde şimdiden çeşitli kurum ve kuruluşların da dikkatini çekti. 

Bursa'da düzenlenen "Tekstil ve Otomotiv Bursa İnovasyon ve Tasarım Buluşmaları" kapsamında, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde sergilenen hava aracı ziyaretçilerden ilgi görüyor.  

İTÜ ARI Teknokent 2015 girişimcisi ve Maxwell Şirketinin Genel Müdürü olan uçak mühendisi Orkut Aktaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu aracı özellikle arama kurtarma operasyonlarında kullanılması amacıyla tasarladıklarını ifade ederek, "Arama kurtarma operasyonlarında neler gerekiyor, ne gibi ihtiyaçlar doğuyor ve biz bunu nasıl çözebiliriz?" sorularının hareket noktalarını oluşturduğunu söyledi. 

Aktaş, ürünü geliştirirken özellikle sürekli konuşulan olası büyük İstanbul depreminin ardından yaraların hızla sarılmasına bir katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:  

"Şunu fark ettik ki büyük afetler sonrasında çok büyük bir toz bulutu ortaya çıkıyor, bunun içinde hareket edecek sistemin bu şartlarda çalışabiliyor olması gerekiyor. Aynı zamanda dağcı ya da soğuk bir ortamda kaybolan bir insan da olabilir. Biz öncelikle aracı geliştirirken olabilecek felaketleri göz önünde bulundurduk. Bunlardan biri de sürekli konuşulan İstanbul depremi. Deprem sonrasında çok büyük bir toz dumanı ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bu deprem soğuk havalarda da olabilir, yağmurlu şartlarda da gerçekleşebilir. Dolayısıyla biraz askeri standartlar gerekiyor, ürünü geliştirmek gerekiyor. O nedenle aracı geliştirirken özellikle mikro elektromekanik sistemler konusunda, ısı koruması, yağmur ve aynı zamanda hareketli parçaların aksamların toz koruması sistemlerini geliştirmeye odaklandık. Aynı zamanda operasyonel olarak aracın kullanım alanını artırmak için de daha uzun menzil iletişim sistemleri geliştirdik."

- "30 dereceye kadar soğuklarda görev yapabiliyor"

Afet sonrası koordinasyonda, "Hasar nedir, hangi yollar açık, bu yollarda neler yapılabilir, yaralı var mı, kurtulanlar nerede?" gibi soruların yanıtlarının hızla ulaşılmasına katkı sağlayacak aracın aynı zamanda üzerinde taşıdığı gece görüş sistemi ve termal kamerayla da enkaz arasından yaralıları hızlıca bulup, yardım getirilmesini kolaylaştıracağını anlatan Aktaş, bu aracın benzerlerine olan üstünlüklerini ise şöyle sıraladı: 

"Aracımızın diğer sistemlerden farkı öncelikle dikey kalkış iniş yapabilmesi, pist ihtiyacını doğurmuyor, yaklaşık 2 metrekarelik bir alanda aracı kaldırabiliyorsunuz. Birçok batarya, sensör sisteminin çalışmadığı eksi 30 dereceye kadar soğuklarda sistem görev yapabiliyor. Aynı zamanda motorlardaki rulmanlar gibi hareketli parçaların özellikle zorlandığı tozlu havalarda da sistemin ayrıca bir toz koruma sistemi var. Bu şekilde tozlu, yağmurlu ve soğuk havalarda da eksiksiz bir şekilde görevini yerine getirebiliyor. Bunlara ek olarak, aracın güvenilirlik seviyesini en üst düzeye çıkartmaya çalıştık. Bu nedenle çift otopilot sistemi geliştirdik." 

Aktaş, tasarımın ortaya çıkmasının yaklaşık bir yıl sürdüğünü, ancak içinde kullanılan teknolojinin 6-7 yıllık bir geçmişinin olduğunu belirterek, şimdiden bazı kurum ve kuruluşların ilgilendiği aracın fiyatının ise 30 bin dolardan başladığını kaydetti. 

İTÜ ARI Teknokent Direktörü Arzu Eryılmaz da son 3 yıl boyunda 74 tane projeyi desteklediklerini, bunların arasından 22 şirket çıktığını, bu sene ise kapasiteyi 2-3'e katladıklarını belirterek, "Sadece bu sene, geçtiğimiz 3 senenin desteklenmiş proje sayısını 100'e çıkardık" diye konuştu.