Başbakan Yardımcısı Arınç:

Başbakan Yardımcısı Arınç:
Başbakan Yardımcısı Arınç:
- "Çerkez Ethem ve Çerkez Reşit beyle ilgili 'vatan hainliği' konusu acı bir tartışmadır. Türkiye'de hiçbir vatansever, resmi ideolojiye kendini kaptırmış üç beş kişinin dışında Çerkez Ethem'e 'hain' diyemez" - "Madem ki 1936'da bir yasa veya bir karar çıkmış da o kararları ortadan kaldırmış, buna rağmen o yargılanıp aklanmayı ve milletin vicdanında tertemiz olmayı arzu etmiş ve bu, bugüne kadar gerçekleşmemiş, bence bu parlamentoda bulunup da Çerkez olduğunu iddia eden milletvekillerimiz için büyük bir ayıptır"

BURSA (AA) - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Çerkez Ethem ve Çerkez Reşit beyle ilgili 'vatan hainliği' konusu acı bir tartışmadır.  Türkiye 'de hiçbir vatansever, resmi ideolojiye kendini kaptırmış üç beş kişinin dışında Çerkez Ethem'e 'hain' diyemez" dedi. 

Arınç, Bursa Çerkez Kültür Derneğinin Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde (AKKM) düzenlediği "Kafkas Diasporası 8'inci Yılın En İyileri Ödül Töreni"nde yaptığı konuşmada, 35 yıldır gittiği her yerde, toplantıda, mitingde eşinin Çerkez olduğunu söylediğini, kendisinin de Çerkez damadı olmaktan şeref duyduğunu ifade etti. 

Arınç, "Eğer siyasette, yaptığım hizmetlerde, geldiğim noktada, bir başarımdan söz edilecekse, bunda en büyük payın değerli eşim olduğu ifade etmekten ayrıca gurur duyuyorum" diye konuştu. 

Arınç, Bursa Çerkez Kültür Derneğinin geçmişte düzenlediği ve kendisinin de katıldığı "Haluj Gecesi"nde, o tarihte Soçi'de düzenlenecek olimpiyatlar için her masada "Hayır" pankartları bulunduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: 

"Zamanı geldi, bu pankartları, afişleri hepimiz kaldırdık. Tabii Soçi Çerkez sürgününde de yaşanmış acılarda da önemli payı olan bir yermiş. Doğrusu bilmiyordum. O yüzden bu duyarlılığa teşekkür etmek gerekirdi... Tabii o gece bütün masalarda böyle bir afiş olunca hiç de aklıma gelmedi. Meğerse bir hafta sonra, Rusya'dan Dışişleri Bakanlığımıza bir nota gelmiş. 'Türkiye'nin Başbakan Yardımcısı Bursa Çerkez Kültür Derneğinde elinde bir afişi kaldırarak Soçi Olimpiyatları'na (Hayır) demiş, bunun izahatını bekliyoruz' gibi diplomasi diliyle şüphesiz bir yazının geldiğini söylediler. Doğrusu ben kendilerine çok iyi anlayacakları dilden cevap verdim. Bundan dolayı müsterih olabilirsiniz. Ama Rusya'nın bir Çerkez gecesinde onların duyarlılığına iştirak eden bir Başbakan Yardımcısını böyle sorgulamaları hiç de hoşuma gitmedi. Benim verdiğim cevap da herhalde hiç hoşlarına gitmemiştir." 

- "Büyük bir ayıptır"

Çerkez Ethem ile ilgili "vatan haini" tartışmalarına da değinen Arınç, şunları kaydetti: 

"Çerkez Ethem ve Çerkez Reşit beyle ilgili 'vatan hainliği' konusu acı bir tartışmadır. Türkiye'de hiçbir vatansever, resmi ideolojiye kendini kaptırmış üç beş kişinin dışında, Çerkez Ethem'e 'hain' diyemez. Çerkez Ethem istiklal mücadelesinde varını yoğunu ortaya koymuş bir insandır. Allah rahmet eylesin ve asil bir insan, gerçek bir Çerkez olduğu için de kendisine tanınan bazı hakları, imkanları reddetmek asaletini de göstermiştir. Aklıma şu geldi, madem ki 1936'da bir yasa veya bir karar çıkmış da o kararları ortadan kaldırmış, buna rağmen o yargılanıp aklanmayı ve milletin vicdanında tertemiz olmayı arzu etmiş ve bu, bugüne kadar gerçekleşmemiş, bence bu parlamentoda bulunup da Çerkez olduğunu iddia eden milletvekillerimiz için büyük bir ayıptır. Bir kanun teklifine gerek olmayabilir ama bir meclis araştırması komisyonu kurulması çok da isabetli olur."

- "Çerkez Ethem komisyonu"

Arınç, ocak ayından sonrasında seçim dönemine girileceğini, o nedenle bu tür bir çalışma için çok az bir zaman kaldığını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Yetişir mi yetişmez mi bilmiyorum, ama bir meclis araştırması kurulsa, tarihe dönük bir araştırma yapsa, bunun süresi iki artı iki aydır. Sonunda Çerkez Ethem'in ne kadar masum olduğu, milletini seven ne kadar büyük bir vatansever olduğu ve istiklal mücadelesinde, bağımsızlık için hayatını ne ölçüde ortaya koyduğu, feda ettiği apaçık ortaya çıkacaktır. Bunu bir fikir olarak söylüyorum. Şu anda bir meclis araştırmasından başka aklıma bir şey gelmedi. Bir meclis faaliyeti olarak inşallah bunu bugün veya bundan sonra gerçekleştirmek üzere ben arkadaşlarıma gereken talimatı vereceğim. Yani parlamentoda hangi arkadaşımız olursa bir 20 kişi, imza atacak ve bu konuda inşallah, ümit ediyorum ki Çerkez Ethem komisyonunu meclisimizde kurar ve sonucu hep beraber alkışlarız."

Diaspora'nın, Türkiye'de daha çok "Ermeni Diasporası" olarak bilindiğini ve halkın bu isme yabancı olduğunu ifade eden Arınç, şunları dile getirdi: 

"Bir Ermeni Diasporası var, Ermeni soykırımını iddia ediyor, Türkiye de bununla mücadele ediyor. Ama diaspora doğru, genel bir ifadedir. Yani 'kendi topraklarından dışarıda yaşayan o ülkenin halkına diaspora' deniliyor. Türkiyeli olup da Almanya'da yaşayanından Avusturalya'da yaşayanına kadar hepsine 'Türk diasporası' demek de mümkündür. Evet bu kelimeye artık biraz alışmamız lazım. Bunu Ermeni diasporasının sultasından çıkarıp, kendi topraklarından ayrı bölgelerde yaşayan insanların topluluğu olarak hepimizin kabul etmesi lazım."   

Arınç, Çerkezce'yi öğrenmek gerektiğini, genç neslin bundan uzak durduğuna da değinerek, bu dilin kurslar yoluyla öğretilebileceğini, yeterli sayının bulunması halinde okullarda seçmeli ders olarak da okutulabileceğini, ancak buna ilgi duyulması gerektiğini belirtti. 

Dilin öğrenilmesine gösterilecek ilgilinin önemini vurgulayan Arınç, "Seçmeli derste bile Çerkezce'yi tercih etmeyenlerin, ana dilde eğitim istemesi biraz zor olacak. Dolayısıyla kademe kademe gitmeliyiz" değerlendirmesinde bulundu. 

- Başbakan Yardımcısı Arınç'a "Yılın Siyasetçisi" ödülü

Bu arada, Bursa Çerkez Kültür Derneği, 13 kategoride 18 kişi ve kuruluşu ödüllendirdi.

Törende, "Yılın Siyasetçisi" seçilen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a ödülünü ve "Çerkez Kılıcı"nı, "kafkasdiasporası.com" internet sitesinin editörü Oğuz Berk takdim etti.  

Arınç da Çerkez Ethem'in yeğeni Güner Kuban'a "Kafkas Diasporası Onur Ödülü"nü verdi.