Başbakan Yardımcısı Arınç: (3)

Başbakan Yardımcısı Arınç: (3)
Başbakan Yardımcısı Arınç: (3)
- "AK Parti iktidar olacak, herkes bunu bugünden bilsin. Allah'ın izniyle ve inşallah. Bütün engellemelere rağmen AK Parti'nin iktidarını hiçbir siyaset mühendisliğiyle de hiçbir tedbirle de birtakım partilerin parlamentoya girerek, milletvekili sayımızı düşürme gayretlerine destek olabilecek herkese söylüyorum ki bunlar boşunadır" - "(HDP) Çerkezlere, Boşnaklara, Lazlara gidiyorlar, onlara, bunlara gidiyor, 'Biz hepinizi temsil edeceğiz' diyorlar. Bir makyaj içindeler, bu makyaj bir yağmurun yağmasıyla bozuluyor. Ağrı'da yaşanan olaylar bunlardan bir tanesidir" - "Bugün CHP'nin de MHP'nin de AK Parti Grubu ile sözde soykırım iddialarına karşı çıkan tavrını ne kadar alkışlayacaksak, hala 'soykırımdır' diye iddia eden HDP'nin de gerçek yüzünü bilmemiz lazım"

BURSA (AA) - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "AK Parti iktidar olacak, herkes bunu bugünden bilsin. Allah'ın izniyle ve inşallah. Bütün engellemelere rağmen AK Parti'nin iktidarını hiçbir siyaset mühendisliğiyle de hiçbir tedbirle de birtakım partilerin parlamentoya girerek, milletvekili sayımızı düşürme gayretlerine destek olabilecek herkese söylüyorum ki bunlar boşunadır" dedi. 

Arınç, AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından bir otelde düzenlenen "2011-2015 Bursa Yatırımları Değerlendirme Toplantısı"nda, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. 

Bir gazetecinin, "HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş artık baraj aşıldı görüşünde. Bugün itibarıyla HDP ile ilgili görüşlerinizde bir değişiklik var mı? Barajı aşabilir mi? Aşarsa ya da aşamazsa Türkiye'de ne değişir?" sorusu üzerine Arınç, "HDP, onun öncesinde BDP , DTP, onun öncesinde artık DEP mi ÖZDEP mi HADEP mi DEHAP mı, yani alfabede harf kalmadı. Bu partilerin bir kısmı kapanmıştı, bir kısmı kapanmadan dönüşüme uğradı" ifadesini kullandı.

Arınç, 1991'de SHP'nin, HEP'li milletvekillerini parlamentoya getirdiğini anlattı. O dönemde seçime katılmayan partilerin, seçime giren partilerden aday gösterdiğini hatırlatan Arınç, şöyle devam etti: 

"Daha sonra bu partilerle ittifak yapamayınca, bu çizgideki, yani Kürt etnik kimliği üzerine siyaset yapan ve örgütle de bağlantılı siyaset yapan kişiler, bağımsız adaylıklar yoluyla parlamentoya gelmeye başladı. 10 olan sayıları 15, 20 oldu, şimdi bir grubun da daha üstüne çıkacak bir noktaya geldiler. Bu seçimde yüzde 10'luk baraj olmasına ve kalkmayacağı da anlaşılmasına rağmen seçime parti olarak katılıyorlar. Önceleri 'Acaba' denildi, sonradan Öcalan'dan da onay çıktı ve HDP'nin seçime parti olarak katılmasına karar verdiler. Bence buna karar vermenin sorumlusu CHP 'dir. Hepiniz hayret edeceksiniz, bu benim kendi yorumumdur çünkü HDP'yi yüzde 10'luk baraja rağmen parti olarak seçime götüren tek unsur, geçtiğimiz yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde Demirtaş'ın yüzde 9 oy almasıdır. Demirtaş'ın bir HDP cumhurbaşkanı adayı olarak piyasaya sürülmesine yani aday olmasına yol açan sebeplerden en başta geleni de Ekmeleddin İhsanoğlu üzerinde CHP'nin aday göstermesidir. CHP'ye hiç yakışmayan, CHP ile hiçbir fikri, düşünsel bağlılığı olmayan bir insanı  Kılıçdaroğlu aday göstermiştir."

- "Yüzde 9'u alınca iştah kabardı"

CHP'nin İhsanoğlu'nu cumhurbaşkanı adayı göstermekle çok büyük hata yaptığını anlatan Arınç, bu partinin, tabanından tepki aldığını dile getirddi. Arınç, şöyle konuştu:

"(Bu nereden çıktı? Bizim haberimiz bile yok, kim bunu aday gösterdi? Bunun sol ile sosyal demokrasiyle vesaireyle ne bağlantısı var?) 'Tıpış tıpış gideceksiniz oy vereceksiniz' diye bir de tehdit etmez mi? CHP'den en az 3 puan Demirtaş'a gitti. Bunun 1 puanı ya da yarım puanı marjinal unsurlardandır. LGBT'ler ve diğerleri, bir sürü unsur var. Sayıları da çok fazla. Yani neredeyse 'Femen' grubu Türkiye'de olsa, onlar da Demirtaş'a oy verecek, o noktaya geldiler. Şimdi yüzde 9'u alınca iştah kabardı. İyi ama söylüyoruz kendilerine; 'Bak 3 puan CHP'den geldi, yarın bunlar partisine dönerse sen yine 6-7'sin en fazla.' 'Dönmez' dedi. Neden? Çünkü Kılıçdaroğlu'nun siyasetinden kimse memnun değil.

Yüzde 10'luk barajı CHP'den ve diğer unsurlardan gelecek oylara bağladılar ve gerçekten ağzı iyi laf yapan, genç bir siyasetçi, polemik konusunda da başarılı. Kılıçdaroğlu'ndan şimdi 10 puan daha yukarıda görünüyor, siyasi lider olarak ve CHP'nin içinde pek çok insan, kerhen ona oy verdiğini düşünen, 'Ne yapalım ki soldur, oy vermezsek ayıp olur' gibi, bu kararla giden insanların büyük bir kısmı 'HDP'nin kalıcı seçmeni haline gelebilir' diye düşündüler."

- "Barajı aşmaları şu anda görünmüyor"

Başbakan Yardımcısı Arınç, normal koşullarda, genel seçimde, cumhurbaşkanı seçiminin aksine herkesin kendi partisine oy vermesi gerektiğini belirtti.

HDP'nin oy potansiyeline değinen Arınç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şu an itibarıyla, dün yine yaptığımız toplantıda son rakamlar konuşuldu; yüzde 10'luk barajın 1 puan veya 1,5 puana yakın altındalar. Yani yüzde 10'luk barajı aşmaları şu anda görünmüyor. Tabii batıdan da oy alarak arayı kapatacaklarını düşünüyorlar. Batıdan oy alabilmeleri için de batı profiline, orta Anadolu profiline uygun adaylar göstermeye çalışıyorlar. Birinci sıraları kendi kazanacakları bölgelerde, kendi örgüt üyelerine veriyorlar ama batıda, ortada oy alabilmek için de farklı isimlerle aday listelerini tanzim ediyorlar. Çerkezlere, Boşnaklara, Lazlara gidiyorlar, onlara, bunlara gidiyor, 'Biz hepinizi temsil edeceğiz' diyorlar. Bir makyaj içindeler, bu makyaj bir yağmurun yağmasıyla bozuluyor. Ağrı'da yaşanan olaylar bunlardan bir tanesidir."

Arınç, bu konuda iki örneğin dikkat çekici olduğuna işaret etti.

Bu olayları anımsatan Arınç, şunları kaydetti:

"Ne kadar ballandırırsa ballandırsın, ne kadar yumuşak görünürse görünsün HDP, iki olay bir ipucudur. Bir kahraman savcımızı, yargı mensubu Mehmet Selim Kiraz'ı masasında, adaletin içerisinde, adliye sarayında, odasını basarak katlettiler, öldürdüler. Kafasına kurşun sıktılar. Allah rahmet eylesin. Şimdi HDP'nin üzüntü mesajına bakın, hayatını kaybeden savcı ve içerideki iki kişiye, ne diyor? 'Üzüntülerimizi ifade ederiz, ailelerine başsağlığı' diyor. Öldürülen savcıdır, onları öldürenler de daha sonra polis kurşunuyla ölmüşlerdir. Savcı ile onları katleden iki tane teröristi birbirinden ayırt etmiyor, 'Hayatını kaybeden savcı ve iki kişiye taziyelerimizi iletiriz, ailelerine başsağlığı dileriz' diyor. Bu ne kadar çirkin, kötü bir dildir. Daha hayatının baharında, 40'lı yaşlarda bir savcı, sadece görevini yaparken 8-10 yaşlarında iki tane çocuğunu bırakmış, eşi de hakim, masasında çalışma halindeyken öldürülecek, onları öldürenler için üzüntülerini ifade edeceksin."

- "Milli meselelerde ağız birliği yaparız"

Arınç, HDP'nin Ermeni iddiaları konusundaki tavrını da eleştirdi. Bunun yeni bir tavır olmadığını söyleyen Arınç, "Sebahat Tuncel, bir sene kadar önce 'Soykırım tanınsın' diye Meclis'e kanun teklifi verdi. Milli meselelerde ağız birliği yaparız. Bugün CHP'nin de MHP 'nin de AK Parti Grubu ile sözde soykırım iddialarına karşı çıkan tavrını ne kadar alkışlayacaksak, hala 'soykırımdır' diye iddia eden HDP'nin de gerçek yüzünü bilmemiz lazım. Özel meselelerimizde farklılıklar olabilir ama dünyanın her yerinde milli meselelerde parti farkı gözetmeksizin bunları düşünmek ve bunlara karşı çıkmak gerekir" diye konuştu.

- "HDP'nin barajı aşacağını zannetmiyorum"

"HDP'nin barajı aşacağını zannetmiyorum" diyen Arınç, bu konuda kendisiyle farklı düşünenler olabileceğini anlattı. Arınç, sözlerini şöyle tamamladı:

"İhtimallerden bir ihtimal olarak farklı düşünenler olabilir. 'Farklı bir tablo ortaya çıktığında ne olur?' derseniz, AK Parti iktidar olacak, herkes bunu bugünden bilsin. Allah'ın izniyle ve inşallah. Bütün engellemelere rağmen AK Parti'nin iktidarını hiçbir siyaset mühendisliğiyle de hiçbir tedbirle de birtakım partilerin parlamentoya girerek, milletvekili sayımızı düşürme gayretlerine destek olabilecek herkese söylüyorum ki bunlar boşunadır. AK Parti ile sağlanan gelişme ve istikrarı inşallah devam ettireceğiz."

(Bitti)