"Beyaz önlüklü" nağmeler

"Beyaz önlüklü" nağmeler
"Beyaz önlüklü" nağmeler
- Bursa'da, 5 doktorun Tabip Odası bünyesinde kurduğu "Bağımsız Müzik Grubu", bazı etkinliklerde sahneye çıkarak konser veriyor - İl Sağlık Müdürlüğü Araştırma ve Geliştirme Şube Müdürü Derin: "Bir konserimizde türkü, diğerinde aranjmanlar, bir başkasında da Türk Sanat Müziği söylüyoruz. Konserlerimizi sosyal bir etkinlik olarak da görüyoruz" - Klinik Biyokimya Uzmanı Şafak: "Hekimlik de bir sanat. Aslında bir arada götürülmesi zor gibi görünse de müzik, hekimliğin verdiği o yorgunluğu, stresi alan, rahatlatan bir uğraş"

BURSA (AA) - İSMAİL ERSAN - Bursa'da bazı sağlık kurumlarında çalışan 5 doktordan oluşan müzik grubu, çeşitli etkinliklerde konserler vererek sanatseverlere şarkı ve türkü ziyafeti çekiyor.

Koronun üyelerinden İl Sağlık Müdürlüğü Araştırma ve Geliştirme Şube Müdürü Murat Derin (47), AA muhabirine yaptığı açıklamada, müziğe emek vermiş 4 arkadaşıyla Bursa Tabip Odası bünyesinde iki yıl önce grup kurduklarını ve şimdiye kadar 3 konser verdiklerini söyledi.

Konserlerinde, ummadıkları kadar yoğun ilgi gördüklerini belirten Derin, "Öyle tahmin ediyorum ki bizim gibi hitap ettiğimiz dinleyici kitlesi de belki böyle bir sanat olayına ihtiyaç duyuyordu. Çok güzel bir ambiyans oluştu. Yıllardan beri içimizde kalmış hevesi bu vesileyle devam ettirmek için ciddi bir motivasyon elde ettik" dedi.

Derin, grupta sadece iki kişinin müzik eğitimi aldığını anlattı.

Müzik tutkularını amatör bir ruhla sahnelere yansıttıklarını dile getiren Derin, şöyle devam etti:

"Müziğin, gönüllerimizde çok önemli bir yeri var. Grupta ben ve Özlem Şafak (44) arkadaşım konservatuvar mezunu. Diğer 3 arkadaşım belki eğitim almadı, alaylı ama müzikte bu çok önemli değil. Yıllarını ve emeğini müziğe vermiş kişiler. Hepimiz kendi çapımızda, kendi alanımızda yetenekliyiz. Yaptığımız müziğin bizce değişik bir formatı var. Adımız 'Bağımsız Müzik Grubu'. Bu anlamda da kendimizi herhangi bir tür ve tarza bağlı hissetmiyoruz. Yani bir konserimizde türkü, diğerinde aranjmanlar, bir başkasında da Türk Sanat Müziği söylüyoruz. Konserlerimizi sosyal bir etkinlik olarak da görüyoruz. Konserlerimiz, odanın bünyesinde olduğumuz için ticari bir amaç içermiyor. Konser gelirlerimizi de Bursa Tabip Odasının burs fonuna bağışlıyoruz. Böyle bir yararlı işe vesile olmamız da bizi ayrıca mutlu ediyor."

Grup olarak öncelikle kendi içlerinde kalmış müziği ortaya çıkarmayı amaçladıklarını vurgulayan Derin, konserlerinden sonra bazı teklifler aldıklarını aktardı. Uzun vadede bu teklifleri değerlendirmek istediklerini bildiren Derin, "Bu işten herhangi bir kişisel beklentimiz yok. Bizim için müziği sahnede yapabilmek, en büyük karşılık" ifadesini kullandı.

- "Müzikle uğraştıkça hastalarımızı daha iyi anladım"

Klinik Biyokimya Uzmanı Özlem Şafak ise 1989'da Bursa Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarını bitirdiği, daha sonra burada 3 yıl eğitmenlik yaptığı bilgisini verdi.

Bazı ses yarışmalarında birinci olduğunu söyleyen Şafak, "Müzik, tıptan önce hayatımda vardı ve hep hayatımda olacak. Hekimlik de bir sanat. Aslında bir arada götürülmesi zor gibi görünse de müzik, hekimliğin verdiği o yorgunluğu, stresi alan, rahatlatan bir uğraş. Keyifle yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim" diye konuştu.

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kan Merkezinde görevli Tufan Kumaş ise müziği bir meditasyon olarak gördüğünü belirterek, günlük stres ve yoğunluktan bu sayede uzaklaştığını anlattı.

Özel bir fabrikada tam gün hekimlik yapan Metin Tekcan, çocukluğundan bu yana merhum Neşet Ertaş'ın türkülerini dinlediğini ifade etti.

Türkülerin, hayatının bir parçası olduğunu kaydeden Tekcan, "Dinledikçe özümü buldum. Buldukça hastalarımıza türkülerin içindeki cümlelerle yararlı olmaya çalıştım. Müzikle uğraştıkça hastalarımızı daha iyi anladım" değerlendirmesinde bulundu.

Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Nermin Topsakal, (54), böyle bir grupla çalıştığı için mutlu olduğunu belirtti.