CHP Genel Başkan Yardımcısı Berberoğlu:

- "Yeni Türkiye'den kastın ne olduğunu aslında Sayın Cumhurbaşkanı çok açık ifade ediyor; güçler birliğidir. Yani, yürütme, yasama, yargı ve 'dördüncü kuvvet' diye anılan medyanın tek elde toplanması, yeni Türkiye'nin bence özeti"

BURSA (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu, "Yeni Türkiye'den kastın ne olduğunu aslında Sayın Cumhurbaşkanı çok açık ifade ediyor; güçler birliğidir. Yani, yürütme, yasama, yargı ve 'dördüncü kuvvet' diye anılan medyanın tek elde toplanması, yeni Türkiye'nin bence özeti" dedi. 

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ve Manisa Milletvekili Özgür Özel ile bir otelde basın mensuplarıyla bir araya gelen Berberoğlu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.  

Berberoğlu, medyanın durumuna ilişkin bir soru üzerine medyadan hala umutlu olduğunu, aksinin kendisini inkar etmek anlamına geleceğini ifade etti. Bu mesleği 30 seneyi aşkın süredir yaptığını hatırlatan Berberoğlu, şunları söyledi: 

"İstifa kararımda da zaten mesleğimi kendimden daha fazla sevmem rol oynadı. Ben mesleğime vereceğim bir şey kalmadığını düşünüyordum artık o saatten sonra. Siyaset ondan sonra başladı, ondan evvel değil. Yapmadığım muhabirlik türü kalmadı... Bütün bunlarda hem medyanın tabii çevresiyle hem de patronlarla yakın çalışma imkanı buldum. Şu kadarını söyleyeyim; aklınıza gelen en kötü patron bile Başbakanın patronluğundan iyidir. Yani Türkiye maalesef böyle bir gerçek yaşıyor."

Bir gazetecinin "İktidarın yeni Türkiye sloganına ilişkin görüşleriniz nedir?" şeklindeki sorusunu ise Berberoğlu, şöyle yanıtladı:   

"Yeni Türkiye'den kastın ne olduğunu aslında Sayın Cumhurbaşkanı çok açık ifade ediyor; güçler birliğidir. Yani, yürütme, yasama, yargı ve 'dördüncü kuvvet' diye anılan medyanın tek elde toplanması, yeni Türkiye'nin bence özeti. CHP'nin muhalefeti de zaten bu yeni Türkiye'ye geçit vermemek için. Yani mevcut parlamenter demokrasi içinde kalmak için bizim verdiğimiz çaba parti olarak. Meclis grubumuzun da parti yönetiminin de öyle son üyemize kadar bütün CHP kadrolarının kavgası bu... Biz şu anda sadece siyaset kurumuyla uğraşmıyoruz, biz şu anda karşımıza devleti aldık, devletle uğraşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nde HSYK seçiminde bir partili Cumhurbaşkanı kontenjanından seçilebiliyor. Bunu anlamak zor. Meclisteki yargı paketinde HSYK'nın bazı mahkemeleri, bazı dosyalarla görevlendirebileceği konusunda açık hükümler var. Bunu anlamak zor. Yürütmenin iki başı var anayasaya göre Türkiye'de; Bakanlar Kurulunun müteselsil sorumlusu Başbakan, Başbakandan çok kameralar önüne geçip muhalefete laf yetiştirmeye çalışan Cumhurbaşkanı, bunu anlamak da zor. Tarafsızlık yemini nerede kaldı, o yemin niye edildi hiç anlamak mümkün değil."  

- "CHP'nin çizgisi 1, 2, 3 kişiyle değişmez"

"CHP'deki muhafazakarlaşma" iddialarına da değinen Berberoğlu, "CHP'nin çizgisi 1, 2, 3 kişiyle değişmez. CHP sıradan bir parti değil. CHP'nin uzun tarihinde kaç parti iktidara geldi, çok yüksek rakamlara, halk teveccühüne ulaştı, misyonunu tamamladı ve tarih oldu. CHP hala devam ediyor. Bu partinin cumhuriyetle alakalı bir misyonu var. Cumhuriyet; demokrasi, laiklik demek benim anlayışıma göre. Bu iki kavram, değer var oldukça, bu iki değere inananlar oldukça da bu parti devam eder" ifadelerini kullandı. 

"İktidarın son dönemde itibar kaybına uğradığını" ileri süren Berberoğlu, şunları söyledi: 

"2013'e doğru hükümetin aşırı otoriterleşmesi, özellikle Orta Doğu'da yanlış ata oynaması, demokrasiden sapması, hakkında çıkarılan iddialar ve bizim bazı milletvekillerimizin kanıtladığı yanlış yere yanlış yardımlar neticesinde batıda sizin de benim de takip ettiğim gibi inanılmaz bir itibar kaybına uğradı. Konjonktür Türkiye'de ve dünyada muhafazakarlaşmayı teşvik ederken, şimdi Türkiye'de ve dünyada yeniden demokrasi ve laiklik önemli kriter olarak anılmaya başlandı. Bunun neticesini de yaşayacağız gibi. Bugün takip etmişsinizdir Joe Biden 'Hayır ben özür dilemedim' dedi. Yani 15 günde bile değişebiliyor demekki kanaatler."

Berberoğlu, başkanlık sistemine ilişkin bir soru üzerine, Türkiye için söylenen başkanlık sisteminin temelini kimsenin bilmediğini savundu. Bu sistemin uygulandığı ülkelerde önce denetim, fren, denge mekanizmalarının konuşulduğunu ifade eden Berberoğlu, şunları kaydetti: 

"Yani başkan bir gün kötü bir şey yaptığı zaman, nerede yargılanacak? Recep Tayyip Erdoğan bunu söyledi mi bize? Hayır. Herhangi bir kararını dengeleyecek hangi kurum olacak? Parlamentonun gücü bu yeni sistemde ne olacak? Yargı, medya neresinde duracak? Belli mi? Hayır. Maalesef bugüne kadar dinlediğimiz, en azından benim dinlediğim ve anladığım başkanlık sistemi 'ben söyleyeceğim siz yapacaksınız.' Bunun adı başkanlık bile değil. Türkiye'nin, cumhuriyetin kuruluşunda geride bıraktığı sistem bu, sultanlık bu. Başkanlık sistemi çok ciddi bir konudur. Başkanlık sisteminin vazgeçilmez dengeleri, frenleri, denetimleri olmalıdır."  

- "Biz 'halk troller' kurmayız"

CHP'den istifalara ilişkin, "İstifa tek taraflı bir kurum. Sayın Genel Başkanın söylediklerini tekrarlamaktan başka ekleyeceğim bir şey yok" diyen Berberoğlu, sosyal medyadaki kirliğin önüne geçmenin zor olduğunu belirtti. CHP'nin AK Parti'den daha fazla eleştirildiğine yönelik bir soruya karşılık ise Berberoğlu, şunları söyledi: 

"Bu iş sadece strateji, politika  değil, bir de araç meselesi. Bugün 'ak troller' var, sosyal medya ortada. Biz 'halk troller' kurmayız. Kurmadığın zaman bu sosyal medyadaki kirliliğin önüne nasıl geçersin? Kolay değil. Havuz medyası kurmayız. Ölsek kurmayız. İlk tepkiyi ben veririm, zaten kimse böyle bir şey istemiyor. Havuz medyası kurmadığın zaman, gazetecilerle belli bir saygı ilişkisi içinde, 'onlar kendi işini ben kendi işimi yapayım' dediğinde tabii ki AKP 'den daha fazla eleştirileceksin. Normal değil mi?"

Berberoğlu, akreditasyon konusuna ilişkin soruyu ise "Ben akreditasyona 28 Şubat'ta da karşı çıktım. 28 Şubat'tan sonraki dönemde AKP akreditasyonuna da karşı çıktım. Akreditasyon, medya temsilcilerine değil, onların okurlarına ve izleyicilerine uygulanıyor, yani onlar cezalandırılıyor" diye cevapladı.