"Doblo Amerika Üretime Başlangıç ve İhracat Töreni"

"Doblo Amerika Üretime Başlangıç ve İhracat Töreni"
"Doblo Amerika Üretime Başlangıç ve İhracat Töreni"
- Başbakan Davutoğlu: (1) - "Son 12 yıl içindeki bu performansımızın, ekonomik büyüme performansımızın en önemli, en sihirli tabiri caizse anahtarı, güven ve istikrardır" - "Gerçekten bir gurur günü, Doblo Amerika'nın ihracatına başlanmasına katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum"

BURSA (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Son 12 yıl içindeki bu performansımızın, ekonomik büyüme performansımızın en önemli, en sihirli tabiri caizse anahtarı, güven ve istikrardır" dedi. 

Davutoğlu, Bursa'daki Tofaş Türk Otomobil Fabrikası'nda düzenlenen "Doblo Amerika Üretime Başlangıç ve İhracat Töreni"nde yaptığı konuşmada, bugünün hem Tofaş, Koç Holding ve Fiat Chrysler için hem de Bursa ve Türkiye için bir gurur günü olduğunu söyledi.

Bu gurur gününe katkıda bulunan yetkililere ve emekçilere teşekkür eden Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Eminim rahmetli Vehbi Koç eğer burada olsaydı, 'Ülkem varsa ben de varım' demesinin bir doğrudan somut göstergesinin hayata geçmesinden büyük bir memnuniyet duyardı, onu da rahmetle anıyorum. Gerçekten bir gurur günü, Doblo Amerika'nın ihracatına başlanmasına katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Biraz önce rakamlar verildi, 175 bin Doblo ihraç edilecek, Kamil Bey'in verdiği rakamlara göre. Türkiye'ye baktığımızda 2002'de toplam 357 bin araç üretiyorduk. Yani 2002'de üretilen araç sayısının neredeyse yarısı, sadece 'Doblo Amerika' olarak Amerika'ya ihraç edilecek."

Davutoğlu, toplam Doblo ihracatının 3.2 milyar dolar olacağını ifade ederek, sözlerini şöyle devam ettirdi:

" Otomotiv sektörünün 2002'de Türkiye'deki ihracatı ise 3.3 milyar dolardı. Yani 2002'de ihraç edilen bütün otomotiv sektörü ihracatının neredeyse toplamı kadar sadece Doblo ihraç edilmiş olacak. Bu, aslında Türk ekonomisinde ve otomotiv sektöründe ölçeğin ne kadar büyüdüğünü gösteren çok önemli rakamlar. Tebrik ediyorum, üç açıdan son derece önemli bir gelişmedir. Birincisi üretim açısından, reel sektördeki canlanma ve üretim kapasitesi açısından. İkincisi ihracatımız açısından, üçüncüsü ise bu ihracatın yöneldiği hedef açısından. Yani ihracatın Kuzey Amerika'ya, ABD'ye ve Kanada'ya yapılıyor olması açısından. Bu da başlı başına önemlidir."

Başbakan Davutoğlu, üretim açısından bakıldığında, Türkiye'de son 12 yılda gerçekleşen gayrisafi milli hasıla büyümesinin, 3.5 misli artan yani 250 milyar dolarlardan 820 milyar dolarlara çıkan büyümenin iç dengelerine bakıldığında, aslında Türkiye ekonomisinin yükselen bir güç olarak kendini dünya ekonomisine entegre ederken, sanayinin gösterdiği performansı takdirle yad etmek gerektiğini vurguladı. 

 

- Ekonomideki güzel gelişmeler

 

"Son birkaç gün içinde aslında ekonomimizin yine küresel ekonomi içindeki performansı bakımından çok güzel gelişmelere şahit olduk" diyen Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Geçen cuma günü İstanbul Borsası yüzde 7,5 yükselişle dünyada yükselen 3. borsaydı. Endekste de en yüksek performans gösteren 3. borsaydı. Bu performansla son 15 ayın en yüksek düzeyine ulaştık. Yine gösterge tahvil bileşik faizleri de yüzde 7,6 civarına düşerek temmuz 2013'ten beri ulaştığımız en düşük düzeye indi. Bunlar çok olumlu göstergeler ama hepimizi gururlandıran bir başka önemli gelişme, 1 Aralık 2014'ten itibaren G-20 dönem başkanlığını üstlenmiş olmamız... Bu olağanüstü bir gururdur. G-20 dönem başkanlığı ile küresel ekonominin tabiri caizse bir yıl için patronluğunu, yönlendiriciliğini üstlenmekle bugün burada Doblo ihracatının gerçekleşme törenini aynı haftada yaşıyor olmamız hem ülke bazında hem Tofaş'ımızın bir sanayi kuruluşu olarak bu performansta sağladığı katkı açısından çok önemli, güzel bir tesadüf."

Davutoğlu, bu tesadüflerin çok yaşanacağının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çünkü Türk ekonomisi büyürken şirketlerimizin üretim kapasiteleri de artacak. Burada bir hususa dikkati çekmek istiyorum. Özellikle dünya ekonomisi küçülürken, küresel ekonomide daralma yaşanırken ve bütün dünya neredeyse yüzde 2 performansını yakalamaya çalışırken, Türkiye küresel krizden sonra dahi dünyada en yüksek büyüme performansını gösteren ülkeler arasında yer aldı. G-20 zirvesi için Avustralya'da bulunduğumuzda liderler arasında yapılan özel oturumda her ülkenin kendi ekonomik perspektifini ve yapısal dönüşüm programını anlatması istendiğinde Türk ekonomisini anlatırken üç hususa dikkatleri çektim. Bir siyasi istikrar, iki makro ekonomik istikrar, rasyonel makro ekonomik politikalar, üçüncüsü de yapısal reformlar ve şartlara intibak eden yeni yapısal atılımlar."

 

- İkinci ekonomik hamle programı

 

Davutoğlu, 62. hükümeti kurar kurmaz bütün bu unsurları da ihtiva edecek şekilde hükümet programlarını, ikinci ekonomik hamle programı olarak ilan ettiklerini dile getirdi.

Arkasından orta vadeli programı açıkladıklarını, ardından da sektörel yapısal dönüşüm programlarının ilk dokuzunu açıkladıklarını anlatan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Şimdi son 12 yıl içindeki bu performansımızın, ekonomik büyüme performansımızın en önemli, en sihirli, tabiri caizse anahtarı, güven ve istikrardır. Bütün yatırımcılar, iç veya dış yatırım sahipleri, öncelikle rasyonel aktörler olarak öngörülebilirliğe bakarlar. Yani 'Acaba o ülkede görünür bir gelecekte herhangi bir kriz yaşanır mı? Bir türbülans olur mu? Alınan siyasi kararlar uygulanabilir mi, uygulanamaz mı?' Bu en önemli kriterdir. Orta vadeli programda çok iddialı ve dengeli hedefler ortaya koyabilirsiniz ama herkesin bakacağı şudur; bu orta vadeli programı uygularken bu yıllar içinde acaba aynı siyasi kadro, ekip ve mantık o ülkeyi yönetmeye devam edecek mi? Soru budur."

Davutoğlu, çok güzel tanımlamalar yapmanın yetmeyeceğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

"Önemli olan o güzel tanımlamaları, o güzel hedefleri hayata geçirecek siyasi istikrarın sürüp sürmeyeceğidir. 1990'lı yıllarda dünya ekonomisi büyürken ve genelde bu genişleme dolayısıyla bütün ülkeler özellikle de Marksist ekonomiden liberal ekonomiye geçen Doğu Avrupa ülkelerinde büyük ekonomik kalkınmalar sağlanırken, Türkiye'nin gayrisafi milli hasılasını büyütememesinin, ekonomik kriz yaşamasının nedenlerinin başında 16 ayda değişen hükümet gerçeği vardır. 16 ayda değişen ve aynı zamanda da koalisyon olan hükümetlerin herhangi bir uzun dönemli perspektif üretmeleri, ülkede yatırımı teşvik edecek şekilde sanayiye ve yatırımcıya güven telkin etmesi mümkün değil."

Türkiye'de, ekonomi bakanlığının bir partide, diğer sektörel yatırım yapacak bakanlıkların başka partilerde olduğu günlerin yaşandığını anımsatan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bunu şunu için vurguluyorum. Siyasi istikrar, ekonomik istikrarla birlikte yatırımı teşvik etmenin en önemli araçlarındandır ve gururla ifade ediyorum Türkiye'de sağlanan demokratik istikrar, istikrar eğer demokratik yolla sağlanmazsa başka problemler çıkartır, demokrasiyle birlikte gelen istikrar ekonomik kalkınmanın anahtarıdır. Onun için bizim öncelikle hedefimiz, bu istikrar ortamını en güçlü şekilde sanayicimizin, iş dünyamızın rahat yatırım yapıp önünü görebileceği, yapacağı yatırımların uzun dönemli perspektiflerdeki planlamalarını, sürdürülebilir bir yönetimle vurgulandığı gibi devam ettirmesidir."

(Sürecek)