Haftanın yarısında pide yarısında esmer ekmek önerisi

Haftanın yarısında pide yarısında esmer ekmek önerisi
Haftanın yarısında pide yarısında esmer ekmek önerisi
- UÜ Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Çopur: - "Beyaz undan yapılan pide, kan şekerini çabuk yükseltiyor. Bu yüzden haftanın yarısında pide yerine esmer ekmek tüketmek gereklidir" - "İftar ya da sahurdan sonra çay yerine ıhlamur, ada çayı, rezene gibi hafif bitki çayları içmek hem mideyi hem de bedeni rahatlatır"

BURSA (AA) - BÜŞRA NUR ÖZCAN - Uludağ Üniversitesi (UÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Utku Çopur, beyaz undan üretilen pidenin kan şekerini çabuk yükselttiğini belirterek, bu nedenle ramazanda haftanın yarısında pide, yarısında esmer ekmek tüketilmesini önerdi.

Çopur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ramazanda gerek beslenme alışkanlığının değişmesi gerekse yanlış veya aşırı beslenmeden dolayı genellikle kilo alındığını söyledi.

Ana yemeğe geçmeden önce özellikle yağ içeriği yüksek iftariyeliklerin yenilmesinin hatalı olduğunu anlatan Çopur, pastırma, kaymak, bal, peynir gibi yiyeceklerin aynı anda ve fazladan tüketilmesi yerine en fazla iki türün yenilmesini tavsiye etti.

Çopur, beyaz undan üretilen pidenin bazı olumsuz etkileri bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Beyaz undan yapılan pide, kan şekerini çabuk yükseltiyor. Bu yüzden haftanın yarısında pide yerine esmer ekmek tüketmek gereklidir. Pilav ve makarna gibi yemekler yenildiğinde aynı anda pide ve ekmek tüketmek uygun değildir. İftarda fazla miktarda suyun birden ve hızlı bir şekilde içilmesi, mide bağırsak sistemindeki ani genişlemeye bağlı olarak, kan basıncında ani düşme ve buna bağlı baş dönmesine neden olabilir. Bundan dolayı iftarda suyu belli aralıklarla içmek uygundur."

Uzun süren açlık sonrasında kan şekerindeki ani düşüşe bağlı olarak tatlı isteğinin artmasının, kişilerin fazlaca tatlı tüketerek gereksiz kalori almalarına neden olacağını dile getiren Çopur, "Tatlı isteği, oruç açıldıktan bir süre sonra sona erecektir. İftardan sonra tatlı yerine meyve tüketilmesi, bu ihtiyacın ortadan kalkmasına, aynı zamanda vitamin, mineral ve lif alımına da katkı sağlamış olur" diye konuştu.

- "İftar ve sahur arasında sık sık su içilmeli"

Prof. Dr. Ömer Utku Çopur, yemekten hemen sonra içilen çayın susuzluğa neden olduğunu dile getirdi.

"İftar ya da sahurdan sonra çay yerine ıhlamur, ada çayı, rezene gibi hafif bitki çayları içmek hem mideyi hem de bedeni rahatlatır" ifadesini kullanan Çopur, ramazan  ayının diyet yapmak ve kilo vermek için uygun bir zaman olduğunun düşünülmesinin yanlış olacağına işaret etti.

Yeterli ve dengeli beslenmeye özellikle bu dönem daha fazla önem verilmesi gerektiğini bildiren Çopur, bilinçsiz diyetlerin metabolizmayı bozarak, sonradan aşırı kilo alınmasına veya çeşitli rahatsızlıklara neden olabileceğini aktardı.

Susama hissi duyulmasa da iftar ve sahur arasında sık sık su içilmesini öneren Çopur, ramazan boyunca iftardan sonraki zaman diliminin 1 ya da 1,5 saat arayla iki ara öğün şeklinde düzenlenmesi ve bunlarda küçük porsiyonlar tüketilmesi gerektiği bilgisini verdi.

Çopur, iftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanması, 10-15 dakika sonra az yağlı kırmızı ya da beyaz et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesinin daha uygun olacağını dile getirerek, şunları kaydetti: 

"İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmek, kısa mesafeli yürüyüşler yapmak, sindirime yardımcı olması açısından önemlidir. Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için yemeklerde lif oranı yüksek gıdalar kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edilmelidir. Nefsimizi olduğu kadar, vücudumuzu da disipline etmeyi sağlayan bu süreci doğru yönetmek, sonradan olabilecek rahatsızlıkları önlemek açısından çok önemlidir."