İSO ile BTSO arasında "stratejik işbirliği" protokolü

İSO ile BTSO arasında "stratejik işbirliği" protokolü
İSO ile BTSO arasında "stratejik işbirliği" protokolü
- BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay: - "İşbirliğimizin odak noktasını 1'inci bölge olarak tarif ettiğimiz Marmara Havzası'nı katma değerli üretim ve yüksek teknolojili yatırımların merkezi yapma hedefi oluşturdu" - İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan: - "Türkiye'nin yüksek katma değerli, nitelikli üretime geçmesinde biz Marmara Bölgesi'nin liderlik üstleneceğine yürekten inanıyoruz"

BURSA (AA) - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile İstanbul Sanayi Odası (İSO) arasında Türkiye'de sanayinin gelişimine yönelik öncü nitelik taşıyan "stratejik işbirliği" protokolü imzalandı.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, odanın Altıparmak'taki ek hizmet binasında gerçekleştirilen imza töreninde yaptığı konuşmada, bölgenin ekonomik gücünü, işbirliğiyle daha da yukarıya taşımayı düşündüklerini söyledi.

Burkay, ileri teknolojiye geçişin ülke ekonomisine çok ciddi katma değer sağlayacağını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"İşbirliğimizin odak noktasını 1'inci bölge olarak tarif ettiğimiz Marmara Havzası'nı katma değerli üretim ve yüksek teknolojili yatırımların merkezi yapma hedefi oluşturdu. Cumhuriyetin 100'üncü kuruluş yılı için belirlenmiş kalkınma hedeflerimiz ihracata dayalı büyüme modelinden ve bu hedefe de ulaşma adına da baktığımızda klasik sanayi üretimi ile bu hedeflere ulaşmanın mümkün olmadığını hepimiz uzun zamandır dillendirmekteydik. Eğer Türkiye kişi başı milli gelirini 25-30 bin dolarlara, ihracatını 500 milyar dolarlara ve gayrisafi yurt içi hasılasını 2 trilyon dolar seviyesine çıkartmak istiyorsa böyle bir sıçramayı ancak ileri teknolojiye geçişle başarması mümkündür." 

Bursa ve İstanbul'un merkezi olduğu 1'inci bölge havzasının yeniden kurgulanması gerektiğine dikkati çeken Burkay, "Ülkemizin özellikle ileri teknoloji ihracatının yüzde 60'ını orta ileri teknolojilerde ihracatın yüzde 80'ini karşılayan 1'inci bölgemiz yine Türkiye'nin zenginlik üreten merkezi konumunda olacaktır. Her iki odamız mükemmeliyet merkezleri ve inovasyon ağları temelli stratejiler hazırlanmasına ve uygulanmasına öncelik edecektir" değerlendirmesinde bulundu. 

- Yerli otomobilin üretimi

Bursa iş dünyasının yerli otomobil üretiminde desteğinin tam olduğuna da değinen Burkay, şöyle devam etti:

"Türkiye kendi otomobilini üretme noktasında cesur ve doğru bir adım atmıştır. Bursa iş dünyası olarak yerli otomobil üretim konusundaki tam desteğimizi açıkladık. Yine Bursa olarak ilk Türk markasının üretimine talip olduk. Bursa Türkiye'nin otomotiv kümelenme merkezidir. Dünyanın en iyi otomotiv kümelenmelerinden birine sahiptir. Yerli otomobilin Bursa'da üretilmesi üretim maliyeti, teknolojisi ve özellikle ürün geliştirme noktasında önemli avantajlar sağlayacaktır. İSO ile ortak görüşümüz; merkezi Bursa'da olacak yerli otomobil üretimi İstanbul, Kocaeli ve Sakarya'daki ana ve yan sanayimizi entegre ederek planlanmasıdır." 

- "İşbirliğine dayanan yeni bir çalışma anlayışı yükseliyor"

 İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da protokol ile her iki odanın, ülke ekonomisi ve sanayisi için hayırlara vesile olacak bir süreci başlattığını belirtti.

 Bu işbirliğinin tek seferlik bir stratejik tercih adı olmaktan çıkarılarak kişisel ve kurumsal bir değere kavuşmasını istediklerini dile getiren Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Bugün burada ülkemizin önde gelen iki güçlü odası bir süredir yapmış oldukları görüşme ve karşılıklı ziyaretler neticesinde beraber yürüttüğü ortak çalışmalarımızın önemli bir ürününü ortay koymuş bulunuyoruz. Günümüzde ekonomik kalkınma ve ekonomik başarı hedefleri artık tekil ve bireysel çabalarla değil, ancak bir birini tamamlayan güçlü işbirliğiyle gerçekleşiyor. Bu ihtiyaçtan hareketle günümüz dünyasında işbirliğine dayanan yeni bir çalışma anlayışı yükseliyor. Bunun örneklerini dünya bize çok farklı boyutlu birtakım işbirliklerine imza atarak gösteriyor. Gün geçmiyor ki dünya coğrafyasının farklı köşelerinden her gün değeri yüzlerce milyar doları bulan ortaklıklar, işbirlikleri, küresel beraberlikler ortaya çıkmasın."

Bursa'nın, Marmara Bölgesi'nde İstanbul'dan sonra ticari potansiyel açısından bölgenin en büyük ili olduğunu anlatan Bahçıvan, "Ağırlıklı olarak tekstil konfeksiyon, makine ve tabii ki otomotiv en önemli gelişme konularıdır. Bursa çalışan kişi ve iş yeri bakımından İstanbul ve İzmir'den sonra 3'üncü, ülke ekonomisine katma değer açısından da 4'üncü sırada. İstihdam konusunda da Türkiye'nin yaklaşık yüzde 5'ini oluşturan bir merkez" dedi.

  -"Marmara Bölgesinin liderlik üstleneceğine yürekten inanıyoruz"

Marmara Bölgesi'nin ayrıcalıklı bir bölge olduğuna işaret eden Bahçıvan, şunları dile getirdi:

"Marmara Bölgesi ülkemizin yetişmiş iş gücü ve yüksek katma değerli potansiyeli bakımından da fevkalade ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Sadece İstanbul'da 49 üniversite ve 5 teknoloji geliştirme merkezi bulunmakta. 4 üniversitenin bulunduğu Bursa, yakın illerdeki 6 üniversite ve diğer teknoloji geliştirme bölgelerini bir arada düşündüğümüzde büyük bir sinerji fırsatını karşımıza çıkartıyor. Bu fırsatı stratejik işbirliği protokolü aracılığıyla değerlendirmeyi öncelikli hedeflerimiz olarak görmekteyiz. Türkiye'nin yüksek katma değerli, nitelikli üretime geçmesinde biz Marmara Bölgesinin liderlik üstleneceğine yürekten inanıyoruz. Bu hedefimiz diğer bölgelerin potansiyelini hafife aldığımız anlamına gelmesin. Rakamlar Marmara Bölgesi'nin bu konuda ne kadar ayrıcalıklı bir konumda olduğunu yeteri kadar bize gösteriyor. "

Burkay ve Bahçıvan, daha sonra işbirliği protokolünü imzaladı.