Meclis sıralarında "engellilerin sesi" olmak istiyor

Meclis sıralarında "engellilerin sesi" olmak istiyor
Meclis sıralarında "engellilerin sesi" olmak istiyor
- AK Parti, Bursa'da milletvekili aday listesinin 9'uncu sırasında, yağışlı bir günde arkadaşının tuttuğu şemsiyenin altında tekerlekli sandalyesiyle ilerlediğini gösteren fotoğrafla gündeme gelen engelli kadına yer verdi - Engelli Karaburun: "Son çalıştığım şirkette imalat müdürlüğü yaparken firmanın bana tahsis ettiği araçla trafik kazası geçirdim. Boynum kırıldı ve 5,5 ay yoğun bakımda kaldım. Yıl 1996; Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK'nın başında olduğu dönemlerdi. O kadar çok zorluk çektim ki bu dönemlerde" - "Bir sürü engelli arkadaşımız, sağlık sorunları olan insanlar var. Bunun için elimden geleni yapmak adına Meclis'te bulunmak istiyorum. Tabii sadece engellilerin engelini kaldırmak değil, engelsizlerin de engelini kaldırmak adına orada olacağız Allah'ın izniyle"

BURSA (AA) - Bursa'da, yağışlı bir günde arkadaşının tuttuğu şemsiyenin altında tekerlekli sandalyesiyle ilerlediğini gösteren fotoğrafla gündeme gelen ve AK Parti tarafından milletvekili aday listesine alınan Bennur Karaburun (42), seçilmesi halinde TBMM'de engellilerin sesi olup kendisini de hayata bağlayan kök hücreyle ilgili çalışmalar yapmayı hedefliyor.

Aday listesinin 9'uncu sırasında yer verilen Karaburun, AA muhabirine, 7 yaşından 23 yaşına kadar profesyonel anlamda hem yüzücü hem de su topu oyuncusu olduğunu, Türkiye dereceleri bulunduğunu ve 3 yıl üst üste gol kraliçesi unvanını elde ettiğini söyledi.

Uludağ Üniversitesinde tekstil eğitimi aldığını ve mezuniyetinden sonra bazı şirketlerde çalıştığını dile getiren Karaburun, şöyle devam etti:

"Son çalıştığım şirkette imalat müdürlüğü yaparken firmanın bana tahsis ettiği araçla trafik kazası geçirdim. Boynum kırıldı ve 5,5 ay yoğun bakımda kaldım. Yıl 1996; Sayın Kemal Kılıçdaroğlu 'nun SSK'nın başında olduğu dönemlerdi. O kadar çok zorluk çektim ki bu dönemlerde. Annem, babam sabah kalkıp SSK kuyruklarına girerdi, 'Acaba bugün kızımızın acısını dindirecek ilacımızı alıp götürebilecek miyiz' kaygısındaydılar. Ben de 'Acaba bu acı bugün bitecek mi' dediğim günler yaşadım. Çok zor zamanlar geçirdik. Özel hastaneleri hiç bilmezdik. Hekim seçme hakkımız yoktu. Bu dönemde AK Parti geldi ve her şey çok başka oldu. Artık ilaçları istediğiniz yerden temin ediyorsunuz. Hekiminizi istediğiniz yerden seçiyorsunuz."

Yoğun bakımda solunum cihazına bağlı olarak tedavisi sürerken umudunu asla yitirmediğini anlatan Karaburun, buradan çıkarıldıktan sonra 8 ay daha hastanede kaldığını bildirdi.

Evine geldiğinde boynundan aşağısının tutmadığını, oturamadığını ve yüzde 95 engelli olduğunu kaydeden Karaburun, "2000'li yıllarda eve bilgisayar almamızla araştırmalarım yoğunlaştı. Elime küçük bir cihaz yaptırdım; tek parmağımı kullanabilecek bir şekilde. Tek tek klavyemde yazmaya başladım. ABD'li aktör Christopher Reeve de attan düşerek boynunu kırmıştı. Onun için çok büyük bir fon oluşturmuşlardı. Onların bilimsel içerikli araştırmaları içine girdim onlarla yazışmalarım oldu. Kök hücreyle ilgili çok ciddi araştırmalar yaptım" ifadesini kullandı.

Ankara'da, 2006'da kök hücre ameliyatı geçirdiği bilgisini veren Karaburun, bunun ardından vücudunda ciddi anlamda iyileşme olduğunu belirtti.

Daha sonra yüzmeye başladığını söyleyen Karaburun, "Yüzmek, yürümek kadar önemliydi benim için. Suda da olsa özgürlüğümü kazanmış olmak çok iyi geldi bana ve daha azimle saldırmaya başladım; 'iyileşebiliyorum' diye. Kök hücre ameliyatından sonra Sağlık Bakanlığı ile ciddi anlamda çalışmalarımız başladı ve bilimsel içerikli çalışmaların içinde bulundum" dedi.

- "O fotoğraf"ın öyküsü

Karaburun, bazı gazetelerde 2013'te çıkan söz konusu fotoğrafın çekildiği yağmurlu günü anlattı.

Bir arkadaşıyla tekerlekli sandalyesini tamir ettirmek için evinden ayrıldığını dile getiren Karaburun, tamircide vakit geçirdikten sonra sokağa çıktıklarında şiddetli bir yağmurun başladığını belirtti. Karaburun, "Otobüse yetişmeye çalışırken bir kadın 'Şemsiyemi siz alın, ben evime geldim önemli değil, şemsiye sizin olsun' dedi. Bize şemsiyesini hediye etti. Biz hızlı hızlı giderken de bir muhabir arkadaş, arkadan fotoğrafımızı çekmiş. Hiç haberimiz yoktu" diye konuştu.

Bennur Karaburun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile başbakanlığı döneminde 2012'de Bursa'da görüştüğünü hatırlattı. Ona, sağlığıyla ilgili gelişmelerden bahsettiğini bildiren Karaburun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çok büyük destekleri oldu. 2015'te Sayın Cumhurbaşkanımız buraya geldiğinde karşılaştığımız anda çok tatlı bir tebessümle 'Merhaba, ne haber? Nasılsın' gibi sözleri oldu. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de yanımızdaydı. Hep birlikte sağlığımla ilgili istişarelerde bulunduk. 'Şimdiye kadar herkes bana hizmet etti, ben de sizin gibi milletime, ülkeme hizmet etmek istiyorum' dedim. 'CV'ni gönder inceleyelim' dediler. Ben de gönderdim ve bu süreçten sonra adaylığım açıklanmış oldu.

Milletvekili seçilmem halinde öncelikle kök hücreyle ilgili çalışmalara yoğunlaşmak istiyorum. Tabii bu kök hücrenin sadece omurilik felçlerine ya da bedensel engellilere yarayacağını düşünmemek lazım, şeker hastalarına da çok iyi geliyor. Kalple ilgili de çok güzel bir çalışma var; kişiden hücre alınıyor ve daha sonra kalbin üzerine enjekte ediliyor, gerekli işlemlerden sonra. Artık fonksiyonunu unutmuş olan kalp, bu hücrelerle tekrardan atımlarını kazanmaya başlıyor. Yani artık kalp nakline de gerek kalmayacak. Bir sürü engelli arkadaşımız, sağlık sorunları olan insanlar var. Bunun için elimden geleni yapmak adına Meclis'te bulunmak istiyorum. Tabii sadece engellilerin engelini kaldırmak değil, engelsizlerin de engelini kaldırmak adına orada olacağız Allah'ın izniyle. Bununla ilgili parti bünyesinde arkadaşlarla çok güzel istişarelerde bulunup güzel hedeflere imza atacağıma inanıyorum."