"Paran yoksa deterjan, şampuan, ev eşyası da alırım"

"Paran yoksa deterjan, şampuan, ev eşyası da alırım"
"Paran yoksa deterjan, şampuan, ev eşyası da alırım"
- Uyuşturucu bağımlılığıyla geçen 10 yılının ardından İstanbul'a gelip madde kullanımına adeta savaş açan Oğuz, Ayık Yaşamda Buluşalım Derneğinde aldığı destekle bunu başardı - Bağımlı olduğu yıllarda uyuşturucu parası bulmak için sokak satıcılarının teşvikiyle hırsızlık, gasp gibi yasa dışı yollara başvuran Oğuz, 3 aydır bu kötü alışkanlıklarından uzak duruyor - Oğuz: "Uyuşturucu satan birine gittiğinizde, 'Paran yoksa deterjan, şampuan, ev eşyası alırım' derler. Yani sizi hırsızlığa teşvik ederler. Bunları da yaptım. Eşyalarını, paralarını çaldığım kişiler, haklarını helal etsin"

BURSA (AA) - VEDAT YÜCEBAŞ - Antalya'da ortaokul yıllarında kullanmaya başladığı uyuşturucuyu alabilmek için zaman zaman hırsızlık, gasp gibi yasa dışı yollara başvuran, seneler sonra da İstanbul 'daki bir dernekte gördüğü rehabilitasyon sayesinde bu bağımlılıktan kurtulmayı başaran Bekir Oğuz (23), yeni hayatına adapte olmaya çalışıyor.

Oğuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluğunda ailesiyle Antalya'da yaşadığını, uyuşturucu bağımlısı olmasının geçmişinin ortaokul dönemine dayandığını söyledi.

"Oyun gibi" düşünerek arkadaşlarıyla kullandığı uyuşturucunun kısa bir süre sonra bağımlısı olduğunu belirten Oğuz, bundan kurtulmak için uzun yıllar süren arayışlarının sonunda temiz yaşama İstanbul Sefaköy'deki Ayık Yaşamda Buluşalım Derneğinde (AYBUDER) kavuştuğunu anlattı.

Dernekte, "ilaçsız tedavi" olarak nitelendirilen rehabilitasyon sayesinde 3 aydır uyuşturucudan uzak kalmayı başardığını vurgulayan Oğuz, gelecekle ilgili planlarının odağına kendisi gibi uyuşturucu batağına düşmüş gençlere yardımcı olmayı yerleştirdiğini bildirdi.

Oğuz, 10 yıllık uyuşturucu geçmişi olduğunu ve bu süreçte çok büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Uyuşturucu kullandığını, ailesinin, yeterli parayı bulamayıp okul arkadaşlarından zorla para aldığı için liseden atıldıktan sonra öğrendiğini aktaran Oğuz, tedavi için gittiği hastanelerden bir sonuç alamadığını, para bulamadığı dönemlerde "torbacı" olarak bilinen satıcıların da yönlendirmesiyle hırsızlık yaptığı bilgisini verdi.

Uyuşturucu kullanımının gitgide arttığı günlerde, "Benim paramla gözümün önünde ölmene izin veremem" diyerek annesi tarafından evden atıldığını ifade eden Oğuz, şöyle konuştu:

"Annemin bu sözüne güldüm, 'kıyamaz' diye düşünüyorum. Evden ayrıldım ve bir süre sonra döndüğümde kapı bana açılmadı. Annem balkona çıktı, 'Ben kararlıyım, bak polis çağırırım' dedi. Bana bir kağıt attı; 'İyileşmek, uyuşturucudan kurtulmak istiyorsan bu numarayı ara' dedi. Bu numara, AYBUDER'in numarasıydı. O günlerde bağımlı olduğunu hiç kabul etmedim. Bir süre sokaklarda kaldıktan sonra yine eve döndüm, belki alırlar, özlemişlerdir diye. Annemin duygularını kullanmaya çalışıyorum. Annem kesinlikle kararlıydı. Ben de çok sinirlendim, molotofkokteyli hazırladım, eve attım. Polis çağırdılar. Oradan kaçtım ve 3 ay daha sokakta kaldım. Sonra annemin verdiği numarayı arayıp AYBUDER'e geldim. Şimdi burada temizim, ayığım."

- "Uyuşturucu satıcıları hırsızlığa teşvik ediyor"

Oğuz, AYBUDER'de sorumluluk almayı, oturup kalkmayı, çöp atmayı, ekmek almayı ve arkadaşlarına güvenmeyi öğrendiğini belirtti.

Uyuşturucuyla geçen 10 yılını unutmaya çalıştığına değinen Oğuz, "Uyuşturucu satan birine gittiğinizde, 'Paran yoksa deterjan, şampuan, ev eşyası alırım' derler. Yani sizi hırsızlığa teşvik ederler. Bunları da yaptım. Eşyalarını, paralarını çaldığım kişiler, haklarını helal etsin. Şu anda muhtemelen hırsızlıktan iki dava dosyam var" ifadesini kullandı.

Şimdi sağlık durumunun ve sosyal yaşantısının çok iyi olduğunu anlatan Oğuz, bağımlı olduğu dönemde yaptıklarından pişmanlık duyduğunu dile getirdi.

Uyuşturucu bağımlılığıyla ilgili danışmanlık eğitimi almak ve yoluna bu şekilde devam etmek istediğini aktaran Oğuz, AYBUDER'deki arkadaşlarıyla günün tamamını beraber geçirdiklerini, aralarına yeni katılanlar ve zaman zaman uyuşturucu krizine girenlerin yanında olduklarını bildirdi.

Bağımlıların, kriz dönemlerinde onları anlayacak bir desteğe ihtiyaç duyduğuna dikkati çeken Oğuz, "Bazı kişilerin fiziksel ağrıları oluyor. Onları motive etmeye çalışıyoruz. Krize girip, 'İçmek istiyorum' diyen arkadaşımıza, ' Bugün içmeyelim, yarın içeriz' diyoruz. Yarın hiçbir zaman gelmiyor. Biz anı, bugünü yaşıyoruz. Arkadaşımız çok sıkıntıya girerse '2-3 saat bekle, yine çok kötü olursan beraber içeriz. Ben de geleceğim, söz' diyoruz ve o zamanı geçirmesini sağlıyoruz" diye konuştu.


    ETİKETLER:

    Antalya

    ,

    İstanbul

    ,

    Oyun

    ,

    Bugün

    ,

    Para

    ,

    Kapı

    ,

    Okul

    ,

    zaman

    ,

    sosyal

    ,

    ekmek

    ,

    Uzak

    ,

    ortaokul