"Rusya DAEŞ bahanesiyle Bayırbucak'ta ateşle oynuyor"

"Rusya DAEŞ bahanesiyle Bayırbucak'ta ateşle oynuyor"
"Rusya DAEŞ bahanesiyle Bayırbucak'ta ateşle oynuyor"
- UÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pirinççi: - "Esed rejimi ile Rusya'nın Bayırbucak bölgesine saldırması radikalizmi artırır. Buraya yapılan saldırı, Suriye'deki radikalizmi artırdığı gibi ilerleyen dönemde Rusya'da yaşanabilecek radikal saldırıları artırabilecek bir gelişme" - "Rusya'nın son dönemde askeri açıdan sahaya girmesi, Esed'in kaderini değiştirdi ve Suriye'deki iç savaşın başka bir boyuta taşınmasına neden oldu"

BURSA (AA) - CEM ŞAN - Uludağ Üniversitesi (UÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferhat Pirinççi, Rus güçlerin DAEŞ'i hedef alma bahanesiyle Suriye'de Bayırbucak Türkmenlerine saldırılarını sürdürmesinin ciddi bir risk olduğu uyarısında bulunarak, "Buraya yapılan saldırı, Suriye'deki radikalizmi artırdığı gibi ilerleyen dönemde Rusya'da yaşanabilecek radikal saldırıları artırabilecek bir gelişme" dedi.

Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezinde (ORSAM) danışmanlık görevini de yürüten Pirinççi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rusya'nın en başından beri, bir şekilde Suriye krizine müdahil olduğunu söyledi.

Esed rejiminin yanında olduğunu net bir şekilde ortaya koyan Rusya'nın, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyindeki Şam yönetimine ilişkin kınamaları veya karar metinlerini veto ettiğini hatırlatan Pirinççi, "Rusya'nın son dönemde askeri açıdan sahaya girmesi, Esed'in kaderini değiştirdi ve Suriye'deki iç savaşın başka bir boyuta taşınmasına neden oldu. Suriye'deki rejim, ülkenin yüzde 30'una hakim. Diğer alanlar DAEŞ ve muhaliflerin elinde. Sonuçta rejim, ülkeye olan kontrolünü ve otoritesini kaybetmek üzereydi" diye konuştu.

Pirinççi, Suriye ile ilgili son dönemde iki önemli gelişme yaşandığını vurguladı.

Söz konusu gelişmelerin İran ve Rusya kaynaklı olduğuna anlatan Pirinççi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birincisi Hizbullah'ın İran üzerinden savaşa angajmanı, ikincisi ve en önemlisi de Rusya'nın angajmanı. Rusya önceden silah ve mühimmat, sonrasında ise danışmanlar gönderirken şimdi kendi uçaklarıyla 'DAEŞ'e müdahale ediyorum' bahanesiyle aslında muhalifleri durdurmaya çalışıyor. Rusya'nın hava saldırılarına baktığımızda saldırıların büyük çoğunluğunun DAEŞ'ten ziyade diğer muhalif gruplara ve Özgür Suriye Ordusuna (ÖSO) yönelik olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda alan temizleme operasyonlarına giriştiğini görüyoruz. Rusya'nın bu kadar rahat ve keyfi davranmasının en büyük sebebi, uluslararası toplumun hareketsizliği. Uluslararası toplum, kimyasal silahlar kullanılırken, insanlar katledilirken Esed rejimine karşı tavrını net bir şekilde koysaydı bugün değil Rusya, Şam rejimi de bu kadar büyük katliamlara imza atamazdı."

- "Uluslararası toplumun hareketsizliği"

Pirinççi, Suriye'deki insani trajedinin en büyük sorumlusunun Esed rejimi, radikalizmin en büyük nedeninin de uluslararası toplumun hareketsizliği olduğu görüşünü savundu.

Suriye'nin kuzeyindeki Bayırbucak Türkmen bölgesinin stratejik bir alan olduğuna işaret eden Pirinççi, "Esed rejimi ile Rusya'nın Bayırbucak bölgesine saldırması radikalizmi artırır. Buraya yapılan saldırı, Suriye'deki radikalizmi artırdığı gibi ilerleyen dönemde Rusya'da yaşanabilecek radikal saldırıları artırabilecek bir gelişme" değerlendirmesinde bulundu.

Doç. Dr. Ferhat Pirinççi, taktiksel anlamda bakıldığında, Rusya'nın hava saldırılarının Esed rejimini güçlendirecek bir gelişme olduğunu belirtti.

Rejimin hem stratejik konumundan dolayı Bayırbucak'ı kontrol altına almak hem de Rusya'nın desteğiyle bu tür önemli yerleri ele geçirip olası bir çözüm aşamasında kuzeybatı hattında Nusayrilere özel bir alan açmak istediğini ifade eden Pirinççi, "4 milyon kişi Suriye'nin dışına çıkmış durumda. 8 milyon insan da en az bir kere yerinden edildi. Bu insanların tekrar kendi yerlerine yerleşememesi, demografik yapının değişmesi anlamına gelecek. Bu da çok ciddi sorunlara yol açacak" diye konuştu.