Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak:

Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak:
Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak:
- "Meclis'e şu halde yeni bir ses, nefes ve ruhun girmesi lazım. O ruhu, iddia değil gerçek olarak ifade ediyoruz ki biz temsil ediyoruz"

BURSA (AA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, 7 Haziran'daki seçimin ardından parlamentoda yine aynı dört partinin yer alması halinde seçimin hiçbir anlamının kalmayacağını belirterek, "Meclis'e şu halde yeni bir ses, nefes ve ruhun girmesi lazım. O ruhu, iddia değil gerçek olarak ifade ediyoruz ki biz temsil ediyoruz" dedi.

Kamalak, Bursa'da bir otelde eski BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve "Milli İttifak"ın Mardin Milletvekili adayı Ahmet Özal ile düzenlediği basın toplantısında, çözülemeyecek hiçbir sorun olmadığını anlattı.

Türkiye 'de 6,5 milyon gencin işsiz olduğunu savunan Kamalak, şöyle devam etti:

"Bu ülke, her gün en az 6,5 milyon gününü heba ediyor. Aslında bu 6,5 milyon işsiz gence 5,5 milyon üniversite gencini de eklemek lazım çünkü mevcut eğitim yapısı, bu gençlerimizin en kıymetli çağını çalıyor ama önüne bir sıfat koymuş, 'öğrenci' diyor ve böylece resmen ifade edilmesi gereken işsizliği 4-5 yıl tehir etmiş oluyor. Aslında onlar da işsiz. İşsiz gençlerin 1 milyondan fazlası üniversite mezunu. Gençler üniversiteyi bitirdiğinde iş sahibi olabilir ama bir şartla; bunun için Türkiye makas değiştirmek zorundadır. Yani tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçmesi lazımdır. Üretmeyen bir ekonominin ayakta kalması, mümkün değildir."

Kamalak, 7 Haziran'da çok önemli bir seçim yapılacağını vurguladı.

Kamalak, genel seçimlerin ardından parlamentoda yine aynı dört parti milletvekillerinin yer alması halinde seçimin hiçbir anlamının kalmayacağını savunarak, "Çünkü problemler, mevcut parlamento görev başındayken cereyan etmiş ve ağırlaşmış vaziyette. Meclis'e şu halde yeni bir ses, nefes ve ruhun girmesi lazım. O ruhu, iddia değil gerçek olarak ifade ediyoruz ki biz temsil ediyoruz" diye konuştu.

- "Güçlü bir grupla Meclis'te olacağız"

Destici de seçime demokratik ve adil bir ortamda gidilmediğini öne sürdü.

Seçim kanununun antidemokratik olduğunu iddia eden Destici, şunları kaydetti:

"Darbecilerin çıkarttığı seçim kanunuyla seçime gidiyoruz. Bu, Türkiye'yi yönetenler için bir ayıp ve yüz karasıdır, tek kelime bile edemeyecekleri bir konudur. 13 yıl tek başına iktidar olacaksın, bu millet sana tek başına anayasayı değiştirme çoğunluğu, referandumla anayasayı değiştirme çoğunluğu verecek ama sen bırak anayasayı, seçim yasasını bile değiştirmeyeceksin. Halbuki bir gecede kaç yasa değiştirdin. Neredeyse her ay torba yasa çıkarttın ama seçim kanununa gelince bunu demokratikleştirmediler. Yüzde 10 seçim barajının dünyanın en antidemokratik barajı olduğu konusunda herkes hemfikir ama bu barajla seçime gidiliyor. Sadece üç parti hazine yardımı aldı; 530 trilyon. Herhalde bu da fındık fıstık parasıdır. Bütün olumsuzluklara bir isyan, başkaldırı olarak 'Milli İttifak'ı kurduk. Milletimiz adını koydu, tabanlarımız, bizler, milletimiz sahip çıktı. İnşallah güçlü bir grupla Meclis'te olacağız ve milli iktidarın kurulmasına öncülük yapacağız."

Özal ise iktidardaki ilk 6-7 yılı hariç AK Parti 'yi başarılı bulmadığını ve Türkiye'ye zarar vereceğini düşündüğünü dile getirdi.