Sağlık Bakanı Müezzinoğlu:

Sağlık Bakanı Müezzinoğlu:
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu:
- "(Bu bayrak İzmir'de nasıl güçlü dalgalanıyorsa Tunceli'de de öyle dalgalanmalı) diyebilirsen, ulusu kucaklamış olursun. Bir taraftan 'Ben Tunceli'nin çocuğuyum, Dersim çocuğuyum' dersen, Tunceli'yi bırakıp İzmir'e gidersen bu kolaycılık olur" - "Diyarbakır'ı bırakıp İstanbul'a gidersen, Diyarbakır'da çıkan sıkıntıları çözmekte kaçak güreşmiş olursun. Kaçak güreşerek bu milletin sorunları çözülmez"

BURSA (AA) - Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "(Bu bayrak İzmir'de nasıl güçlü dalgalanıyorsa Tunceli'de de öyle dalgalanmalı) diyebilirsen, ulusu kucaklamış olursun. Bir taraftan 'Ben Tunceli'nin çocuğuyum, Dersim çocuğuyum' dersen, Tunceli'yi bırakıp İzmir'e gidersen bu kolaycılık olur" dedi.

Müezzinoğlu, Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nde (BESOB) düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye 'nin 55 sene önce sağlıklı bir demokrasiye, milli iradeye, milli iradenin hak ve hukukunu koruyan güçlü bir hukuka ve anayasaya sahip olamadığı için 27 Mayıs Darbesi'nin  yaşadığını belirtti.

 O darbeye alkış tutanlar, destek verenler, o süreci "anayasa ve hürriyet bayramı" ilan edenlerin esasında bu millete zulmedenler, mili iradenin ümüğünü sıkanlar olduğunu kaydeden Müezzinoğlu, birilerinin sürekli demokrasinin sağlığını bozmak için uğraştığını dile getirdi.

 Ay yıldızlı bayrağın güçlü dalgalanması için milletle beraber yürüyüşü bozmak isteyenlerin bunu başaramayacağını anlatan Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin temel sorunlarından biri de 12-13 yıldır muhalefetimizin, milleti dert edinen, milletle beraber yürüyen, 'Bu milletin dünyayla yarışında ben de olmalıyım' diyen bir vizyonu yok. Türkiye'nin temel sorunu muhalefet sorunu, iktidar değil. İktidar, hep yukarılara bakıyor, 'muasır medeniyet seviyesinin üzeri' diyor. Muhalefet, hep paçadan aşağıya çekmeye çalışıyor. Biz, 'gelişen, büyüyen Türkiye, daha çok yatırım, gelişme, dünyayla yarış' derken, onlar fitne, fesat, tuzak, dedikodu, ayrıştırma, 'Ah bir AK Parti şuradan yara alsa da meydan bize kalsa' diyor. Bu yarışta meydan, vatandaşın gönlü, girebilirsen sana da açık. Bu gönüllere girebilmek ve bu gönüllerin derdiyle dertlenebiliyorsan sorun yok."

Müezzinoğlu, milletin derdiyle ilgilenen bir muhalefetin bulunmadığını, onların hep tuzakların, planların, kazılan kuyuların peşinde olduğunu söyledi.

- " CHP 'yi, MHP 'yi anlamakta zorlanıyorum"

Türkiye'nin acil hizmetlerde, organ naklinde, kanser tedavisinde dünyayla yarışacak pozisyonda olduğunu vurgulayan Müezzinoğlu, bu hizmetleri yeterli görmediklerini, kanser ilacı, aşı, insülin ve tıbbi teknolojiyi üretme hedeflerine hızla ilerlemeye devam ettiklerinin altını çizdi.

Bakan Müezzinoğlu, milletin gücü ve iradesine inançla bu başarıları elde ettiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu milleti iyi okuyan, milletin değerlerini, fıtratını, tarihi geçmişini, gelecek hedeflerini bilen bir anlayışla bunları dün nasıl başardıysak yarın da başaracağız. Bu başarılarımızdan Almanya, İngiltere, Fransa, İsrail rahatsız oluyor ama içeride rahatsız olan CHP'yi, MHP'yi anlamakta zorlanıyorum. Bu ülkenin büyümesinden, gelişmesinden, bunu AK Parti'nin başarmasından rahatsız olmalarından, bu ülkenin vatandaşı olarak üzüntü duyuyorum. Halbuki daha güçlü olmanın zeminine katkı sağlasalar onlar da Türkiye de kazanacak. Türkiye'nin, milletin her kazanımında siyasetçiler de kazanmış olur ama bu, 'Yalnız AK Parti kazanıyor' diyerek, çelme takma, tuzak kurma veya ülkenin istikrarının bozulmasına zemin hazırlama, siyasetçinin millete ödettiği ağır bedellerin başında geliyor. 'Bu bayrak İzmir'de nasıl güçlü dalgalanıyorsa Tunceli'de de öyle dalgalanmalı' diyebilirsen, ulusu kucaklamış olursun. Bir taraftan 'Ben Tunceli'nin çocuğuyum, Dersim çocuğuyum' dersen, Tunceli'yi bırakıp İzmir'e gidersen bu kolaycılık olur. Diyarbakır'ı bırakıp İstanbul'a gidersen, Diyarbakır'da çıkan sıkıntıları çözmekte kaçak güreşmiş olursun. Kaçak güreşerek bu milletin sorunları çözülmez. Elini, gerekirse gövdeni, gerekirse yüreğinle oraya koyarsan bu ülkenin yarınları bugünden daha iyi olacaktır."

- "Esas diktatörler sizlersiniz"

AK Parti olarak, mütevazı, merhametli olduklarını ifade eden Müezzinoğlu, milletin hak ve hukukunu koruma konusunda ise mert ve dik duruş sergilediklerini anlattı.

Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"Bu diktatörlükse sizin anladığınız anlamda biz, milletin hak ve hukukunu korumak için o anlamda dik dururuz ama esas diktatörler sizsiniz. Milli iradeye, yüzde 47'ye kapatma davası açılırken alkış tutmak, diktatörlüğe destek vermektir. Milli iradenin hak ve hukukuna tuzak kurulurken onlara destek vermek, bu ülkede diktatörlerin ve güç odaklarının gücünün yanında olmaktır. Kurulduğu günden bugüne 14 yıl olmuş, 11'inci seçime giden bir siyasi partiye ve siyasi partinin kurucusuna işine gelmediği için milletin hakkını, hukukunu korumak için, senin karşında sana boyun eğmediği için 'diktatör' diyorsan evet o, sana diktatörlük yapacak. Milletin hak ve hukukun korumak için ümüğünü sıkmak isteyenlere karşı dimdik duracağız. O, senin algında diktatörse senin karşında o dik duruşu sergilemeye devam edeceğiz."