Şenol Güneş, Türk futbolunun geleceğinden endişeli

Şenol Güneş, Türk futbolunun geleceğinden endişeli
Şenol Güneş, Türk futbolunun geleceğinden endişeli
- "Şu anda bir kriz var. Böyle olursa, bu gidişle Türkiye'de 5-10 yıl sonra Türk futbolu olmayacak" - "Suçun karşılığı verilmeli ama adaletli verilmeli, haksız verilmemeli" - "Söylemlerimizin bir şeye yaramadığı yerde bizi neden konuşturuyorsunuz maçlardan evvel veya sonra?"

BURSA (AA) - Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, "Şu anda bir kriz var. Böyle olursa, bu gidişle Türkiye 'de 5-10 yıl sonra Türk futbolu olmayacak" dedi.

 

Güneş, Özlüce Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında, Spor Toto Süper Lig'in güçlü takımlarından Kasımpaşa ile iç sahada zorlu bir müsabaka oynayacaklarını söyledi.

Ethem Ercan Pülgir ve Samuel Holmen'in hafif sakatlıkları bulunmasına karşın kadro olarak bu maça eksiksiz çıkacaklarını öngördüğünü anlatan Güneş, "Kasımpaşa, herkesin kabul ettiği gibi iyi oyunculardan kurulu, modern futbolun güzel taraflarını sahaya yansıtan bir ekip. Biz de iyi bir takımız. İki iyi takımın güzel futbolunu bekliyorum. İnşallah öyle olur" diye konuştu.

Güneş, karşılaşmayı kazanmaya gereksinim duyduklarını anlattı.

 

Ligde, şu an için puan bakımından daha yukarıda olmaları gerektiğini vurgulayan Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yeni bir puan kaybı istemiyoruz. Bu yüzden kazanma hırsımızı biraz daha yukarı çıkarmak durumundayız. İnşallah hem iyi bir oyun hem iyi bir sonuçla bu maçtan ayrılırız. Kasımpaşa'nın hocasını da iyi tanıyorum. İyi bir insan, iyi bir hoca. Camia olarak da şirket, kulübü iyi yerleştirdi. Her şey güzel ama sayısal olarak taraftarları yok. Bizimle karşılaştırınca bizde bütün bunların hepsi var ama elimizde tutamıyoruz şu an. Şampiyonluk yaşamış büyük bir kent takımıyız, diğerleri gibi semt takımı değiliz. Büyük bir kentin hatta bölgenin takımıyız."

 

- "Cezaların adaletli olduğunu düşünmüyorum" 

Son dönemde yeşil-beyazlı kulübe verilen cezalara tepki gösteren Güneş, hem kendilerinden hem de dışarıdan kaynaklanan nedenlerle taraftarları stada zorla getirdiklerini belirtti. Güneş, şunları kaydetti:

"Bunu nasıl çözeceğiz bilmiyoruz. Bu sadece teknik adam, oyuncular ve medyanın görevi değil. Asıl bu futbolun patronlarının, tepede olan insanların işi. Futbolda çözüme ulaşmak için yönetmelik, kanun çıkarmak önemli ama ondan daha çok, ilgili kişi ve kurumlarla diyalog kurarak çözüm aramaktır. Türk futbolunda seyirciyle ilgili hiçbir çalışma yapıldığını düşünmüyorum. Sadece kurallar çıkarılıp cezalar uygulanıyor; o da ceza suçu yapana değil, yapmayana... Tıpkı bu ülkede bazı yerlerde olduğu gibi suçu yapana değil herkese ceza veriyoruz. Zaman zaman futbol sahasına gelip izlemeye çalışan engelli arkadaşlarımız, bayanlarımız, futbolu seven çok masum taraftarlarımızın da mağdur olduğu dönemi yaşıyoruz. Teknolojinin bu kadar hızlı büyüdüğü bir dönemde 3-5 kişinin suç yaptığını düşünüyorsanız, kaldı ki o suç da tartışılır, cezaların adaletli olduğunu düşünmüyorum. Suçu yapan kişi kimse, kimlerse cezayı ona verin. Kapanan tribünler için taraftar yeniden Passolig alıp mı girecek? Nasıl olacak, bunu merak ediyorum. Tamam tribünler boş ama o Passolig alan kişilerin günahı neydi? Küfürse, şiddetse kesinlikle ceza verilsin, acınmasın hatta küme düşürelim takımları, kapatalım o kulüpleri, bunu kabul ediyorum. Bir katil varsa cezasını çekmeli. Suçun karşılığı verilmeli ama adaletli verilmeli, haksız verilmemeli. Haksız olarak verdiğiniz zaman masum kişilere, onlar bir daha gelmez. Onları kaçırmamak gerekiyor."

- "Cezayla değil de ödülle bazı şeyleri yapın"

Güneş, oturulan yerden ceza verilerek bu işlerin yönetilemeyeceğini, bir teknik adam olarak, verdiği kararları her gün sorguladığını dile getirdi.

Kendilerinin de hataları olabileceğini ifade eden Güneş, "Balıkesirspor maçında ceza alan takımı görünce ülke futbolunda adalete inanmıyorum. Böylesine fair-play'e örnek olacak maçtan sonra ceza alıyorsanız, onun için susmak daha iyi diyorum. Çünkü yine ceza alacağız" değerlendirmesinde bulundu.

Maçlardan önce ve sonra konuşmak zorunda olduklarını hatırlatan Güneş, konuşmama hakkı getirilmesini istedi.

 

Teknik adamların, sözlerinden sonra dinlenilmeden direkt ceza verilmesinin doğru olmadığını savunan Güneş, şöyle konuştu:

"Haydi biz yaşlandık, geçtik. Bari gençlerin önünü kapatmayın. Biz zaten 40 yıldır konuşuyoruz. Söylemlerimizin bir şeye yaramadığı yerde bizi neden konuşturuyorsunuz maçlardan evvel veya sonra? Ne diyeceğiz maçlardan sonra, 'Alamadık maçı, üzgünüz' mü diyeyim? Gerçeği konuşsam, konuşamıyorsun çünkü rahatsız olacaksın. Özgür ortam sağlamazsınız yaratıcılık ortaya çıkmaz. İnsanların özgürce düşüncelerini söylemesi gerekiyor. Bu, şiddete, tahrike yönelikse ceza uygulansın. Adamına göre ceza uygulanıyor. Öteleme çıkarıldı adamına göre. Gücünüz varsa kullanıyorsunuz. Böyle adalet olur mu? Spor barış, kardeşlik diyoruz ama tersini yapıyoruz, tüm kirlilikleri burada görüyoruz. Biraz daha dikkat edilmeli. Hep aynı şeyi yaşıyoruz. Şu anda bir kriz var. Böyle olursa, bu gidişle Türkiye'de 5-10 yıl sonra Türk futbolu olmayacak. Millet basketbol maçlarına gider, bayanlar da voleybolu takip eder veya dizi izler. Dertlerini unutmak için insanlar dizileri izliyor. Küfürü kim ediyorsa zaten toplumsal bir ayıp. Toplumun durumu ne? Bazen duygular bastırılamıyor. Sağduyulu davranmalıyız. Tribünde 10 kişi sağduyulu davranmayınca tüm seyirciyi yok ediyorsun, 10 bin kişi ceza alıyor. O zaman Gençlerbirliği'ne ödül verelim. Taraftarı nasılsa yok ya da taraftarı olmayan takımı en iyi takım yapalım. Buna çözüm yolu bulalım. Bu böyle gitmez. Cezayla değil de ödülle bazı şeyleri yapın. Bu futbol bir oyundur, keyiftir. Şu anda kimsenin keyfi yok. Futbolu Kulüpler Birliği değil, futbolu, o işi yapanlar yönetmelidir. Hakemler, oyuncular, antrenörler de kulüpler gibi eşdeğerde genel kurulda söz sahibi olmalı. Yöneticiler yarın gidiyorlar ama futbol adamının hayatı ve mesleği bu. Onun daha çok söz sahibi olması lazım. Biraz farklı boyutlara bakmazsak bu iyiye gitmiyor. Bence basketbol, futbolu geçti, voleybol da öyle. Kendi içinde bu işi yöneten bizlerin de hataları ve eksikleri var. Bunların Kasımpaşa maçıyla ilgisi yok. Bu bildiklerimizi yok sayıp maça hazırlanacağız yani. Böylelikle Kasımpaşa maçının önemini bir kez daha söylemiş oldum."

- "Şimdi film adamları konuşuyor"

Güneş'e, bir gazeteci, "Bu açıklamalardan sonra bir ceza bekliyor musunuz?" sorusunu yöneltti.

 

Hiç kimseye hakaret etmediğini, sadece düşüncelerini dile getirdiğini söyleyen Güneş, "Bunu bastıramıyorum. Çok ceza aldım, saha içinde ve dışında çok haksızlığa uğradım. Buna rağmen konuşuyorum" görüşlerini iletti.

Spor Toto Süper Lig'de görev yapan Ertuğrul Sağlam, Tolunay Kafkas, Mehmet Özdilek gibi teknik adamların da kendisi gibi düşündüğüne inandığını anlatan Güneş, iyi bir gidiş olmadığını belirtti. Güneş, şöyle devam etti:

"Hiçbir şey yokmuş gibi davranamayız. Suç unsuruna sokarlar mı bilmiyorum. Hayırlısı olsun. Federasyona, Kulüpler Birliğine herkese iş düşüyor. Antrenör ve oyuncuların daha güçlü hale gelmesi lazım. Aksi halde futbolun sahibi olmayacaktır. Herkes parasını kovalıyor şu anda. Öyle bir sistem oldu. Herkes 'Borcumuz var' diye ağlıyor, bağırıyor, 'Bu işi yapmak istemiyorum' diyor. O zaman kapatın bu işi. Eskiden bilim adamları konuşuyordu, şimdi film adamları konuşuyor. Film adamları filmle ilgili konuşur, bilimle ilgili konuşmaz. Futbolcular için sendika kurulmalı ve haklarını savunmalı. Bunlar olacağına Kulüpler Birliği toplanıyor, borçlar, vergi borçları konuşuluyor."

Şenol Güneş, ligde ve Ziraat Türkiye Kupası'nda 27 günde 9 maça çıkmış olacaklarını anımsattı.

Kupada, gruptaki ilk maçın niye bu hafta olmadığını öğrenemediğini aktaran Güneş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bence yer bulamadılar, bir hafta sonraya attılar. 27 günde 9 maç yapacağız. Daha önce yaşadım. O zaman da play-off sistemi çıktı. Sonra bir daha neden uygulanmadı? O zaman 3 günde bir maç yapıyorduk. Alelacele yapıldı. Sonra vazgeçtiler. Seyahatler var, Türkiye'nin koşulları var. 3 günde bir maç yapacağız. Ayın 7'sinde başlıyoruz, 3 Ocak'ta bitireceğiz. Kasımpaşa, Karabük, Trabzon'la 3 lig maçı, iki de kupa maçı oynayacağız. Ben oynarım, sorun değil ama bunu niye yaptılar? Açıklasınlar, biz de öğrenelim, 'Haklıymışlar' deyip saygı duyalım. Bilgi verirlerse memnun oluruz. Madem bu kararlar alınıyor, onların da haklı tarafları vardır. Bilgilendirilmek istiyoruz. Bu süreyi geçirecek takımımız var. En çok hücum yapan takımız ama geçmişte 9 penaltı pozisyonumuz oldu, bir penaltı atamadık. Tehlikeli frikik bile kazanamadık. Olmuyor, tesadüf işte. 11'inci maçı oynadık."

- Kulüpteki maddi sorunlar

Güneş, "Kulüpte yaşanan maddi sıkıntı ne boyutta? Aşıldı mı?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"Her işte aksamalar olacak ama bu, takıma zarar vermemeli, sürekli olmamalı. Başkan'a, 'Ekonomimiz yoksa ona göre yaşayalım. Her gün aynı şeyi konuşmayalım' dedim. Oyuncuların da sezon başından beri özverili olduğunu düşünüyorum. Başkan'ın da derdi var, çabalıyor, üzülüyor. Burada mühim olan, takıma nasıl katkı sağlayacağız? Büyük kulüp olacaksak bunları aşacağız, bunları da yaşamayı bileceğiz ama şu anda sıkıntı var. Oyuncu arkadaşlardan bana da yansıdığını söylüyorum. Başkan, çek, senet veya söz yapılacak bir şey söyledi. Bunun neticelenmesi lazım. Maçların en yoğun dönemine giriyoruz. Bunları konuşmaya zamanımız yok. Oyunculara söyledim, 'Söz verildiyse almalısınız.' Değer kaybına uğruyor insanlar. Konuştuğunuz zaman işi aksatır ve değeriniz yok olur. Para kazanmasından çok, oyuncunun işini yapması ve değer kazanması gerekiyor. Yeri geldiğinde hakkını savunmalı. Başkan ve yönetimden bi ran evvel halletmesini bekliyoruz. Hallederse katkı yapar. Halletmezse bile biz işimize bakacağız. Trabzon ile Bursa'yı karşılaştırdığım zaman, Trabzon küçük bir şehir ama daha büyük transferler yaptı. Borcu bizden fazla. Biz borcu nüfus olarak kaldırırız. Sadece maça gelsinler, kombine alsınlar, lisanslı ürünlerden alsınlar, bunu istiyoruz. Bu, Bursaspor'a göre olmalı. Şampiyonluk lafını o yüzden etme hakkına sahip değiliz. Diğer takımların harcamalarına bakın bir de bize bakın. Enerjiyi sağlayacak gücümüz var. Kabuğuna çekilse bile yine de kullanabiliriz. Bizimki çorak arazi değil, futbol adına verimli arazi. Buradan her şey çıkar, futbolcu da çıkar, yönetici de taraftar da hoca da çıkar. Trabzon'un da ekonomisi belli ama futbol kültürü var. Burada 3 milyon nüfusun var. Tarafsız insan bile maçınıza gelir. Trabzon'da insanlar özellikle kışın köylerden gelemiyor."

"Göreve geldiğiniz günden itibaren Bursaspor camiasından beklediklerinizi buldunuz mu?" sorusu üzerine Güneş, takım olarak yolun başında olduklarını ve doğru bir çizgide ilerlediklerini anlattı.

Tecrübe yönünden eksikleri bulunduğunu ve bunu zamanla gidereceklerini ifade eden Güneş, "Sadece taraftarları, heyecanlı ama sayısını az gördüm. Sayısı az ama heyecanlılar. Taraftarlarımızı tribünde gördüğümüz zaman bu tarafı da halletmiş olacağız. Bu şehir, takımına sahip çıkmalı. Sabır olmadan, emek vermeden, cesaretli olmadan başarı gelmiyor" diye konuştu.