TBB Başkanı Feyzioğlu:

TBB Başkanı Feyzioğlu:
TBB Başkanı Feyzioğlu:
- "Bizim itirazımız, yurttaşımızın hakkının gasp edilmek istenmesinedir. Biz, çantamızda kendi özelimizi değil, yurttaşımızın gizini, sırrını, namusunu taşırız. Bizim itirazımız bundandır. Avukatın sistemden çıkarıldığı bir yerde yurttaş kul, köle olur" - "Biz, 77 milyon yurttaşın kardeşliğini istiyoruz. Bu kardeşliği kuracak olan hukukun üstünlüğüdür, merkeze ne olursa olsun insanı koyan hukukçulardır ve hukukun evrenselleşmiş ilkeleridir"

BURSA (AA) - Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, "Bizim itirazımız, yurttaşımızın hakkının gasp edilmek istenmesinedir. Biz, çantamızda kendi özelimizi değil, yurttaşımızın gizini, sırrını, namusunu taşırız. Bizim itirazımız bundandır. Avukatın sistemden çıkarıldığı bir yerde yurttaş kul, köle olur" dedi.

Feyzioğlu, kent meydanında düzenlenen "Türkiye Adaletini Arıyor" mitinginde yaptığı konuşmada, adaletin hep birlikte, "biz" olarak bulunacağını söyledi.

İstanbul Adliyesi'nde şehit edilen savcı Mehmet Selim Kiraz'a rahmet dileyen Feyzioğlu, "Bundan sadece birkaç ay önce yine bir hak savaşçısı, avukat İsmail Akkaya, Gaziantep'te yazıhanesinde katledildi, tıpkı cumhuriyet savcımız gibi. Onun için de içimiz yanıyor. Bugüne kadar görevi başında şehit edilen bütün avukatlar, hakimler, savcılar, hak savaşçıları için içimiz yanıyor" diye konuştu.

"Biz, yurttaş için varız" diyen Feyzioğlu, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesine düzenlenen saldırıda yaralanan polis memuru ile Fenerbahçe takımı otobüsüne gerçekleştirilen silahlı saldırıda yaralanan otobüs şoförüne acil şifalar diledi.

Hiçbir provokasyona mahal vermemek gerektiğini vurgulayan Feyzioğlu, şunları kaydetti:

"Sadece ve sadece demokrasilerde, bağımsız ve özgür bir savunma vardır. Sadece demokrasilerde avukat olur. Bağımsız ve özgür savunmanın varlığıdır ki hakimi hakim, savcıyı savcı yapar. Kendimiz için hiçbir ayrıcalık talep etmeyiz. Canımızı, varımızı, yoğumuzu milletimiz, savunduğumuz vatandaşlar için siper ederiz. Bizim itirazımız, yurttaşımızın hakkının gasbedilmek istenmesinedir. Biz, çantamızda kendi özelimizi değil, yurttaşımızın gizini, sırrını, namusunu taşırız. Bizim itirazımız bundandır. Avukatın sistemden çıkarıldığı bir yerde yurttaş kul, köle olur. Bu yüzden namlı diktatör Mussolini, 'Şu avukatlar olmasaydı memleketi ne güzel idare ederdim' derdi. Bazı densizlerin, edepsizlerin, hain ve cahillerin kendisine 'diktatör' demeye cüret ettiği Mustafa Kemal Atatürk , Mussolini bunları söylerken Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini açıyordu ve 'Bu müessesenin açılışında duyduğum mutluluğu, başka hiçbir teşebbüsümde hissetmedim' diyordu. İşte bir diktatör, işte Atatürk. Atatürk'ü hiç kimse bizim yüreğimizden silemez. Bizler Atatürk'ün avukatlarıyız, Türkiye Cumhuriyetinin hakimleriyiz."

- "Özgürlük, en sonunda kazanacaktır"

"Eskimiş bir adalet bakanı çıkmış 'Barolar Birliğini kapatmak lazım' diyor. Hadi canım sen de hadi oradan" diyen Feyzioğlu, şöyle devam etti: 

"Üstelik 'aldatıldım' diye bağırıp çağırdığın günlerde sen Adalet Bakanı değil miydin? Türk Silahlı Kuvvetlerinin omuzlarına balyoz indirilirken bugün aldatıldığını söyleyenler orada değil miydiniz? 'Polisi, yargıyı ele geçirdiler' derlerken sizler görevde değil miydiniz? Bu ülkenin istihbarat teşkilatı çökertilirken, polisleri dört bir yana dağıtılırken sizler iktidarda değil miydiniz? Bizim hak ve hukuk talebimiz, herkes içindir. Şırnak, İzmir, Bursa, Edirne, Ankara'daki vatandaşımız için de aynı hakkı talep ediyoruz. Biz, 77 milyon yurttaşın kardeşliğini istiyoruz. Bu kardeşliği kuracak olan hukukun üstünlüğüdür, merkeze ne olursa olsun insanı koyan hukukçulardır ve hukukun evrenselleşmiş ilkeleridir. Biz, 77 milyonun ortak dilini konuşuyoruz. Hukukun üstünlüğü, özgürlük, demokrasi sayesinde bir büyük biz olacağız ve 77 milyon eşit vatandaşlığın gururuna ve güvencesine kavuşacak. TBB'yi kapatmaya sizin gücünüz yetmez, biz sizi kapatırız. Davası için canını ortaya koyanların önünde hiç kimse duramaz. Özgürlük, en sonunda kazanacaktır."

- YARSAV Başkanı Murat Arslan

Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Murat Arslan ise toplumun özgürlük, dayanışma ve her türlü sömürüye, haksızlığa, hukuksuzluğa karşıtlık duygu ve iradesinin kıpırdadığı her yerin, direnme yönündeki istenci yansıtan her kıvılcımın büyük bir umut kaynağı olduğunu söyledi.

Vatandaşların toplum adına karar veren yargıçlara sahip çıkması gerektiğini belirten Arslan, "İnsanı odak alan yargının yeniden inşası için adalet talebini sürekli yükseltecek, uyanan ve yürekli seslerle herkes için adalet talebini haykıran bir halka gereksinimiz var" dedi. 

Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ da savcı Mehmet Selim Kiraz'ın 31 Mart'ta İstanbul Adliyesi'nde şehit edilmesinin adalet duygusunu incittiğini vurgulayarak, "31 Mart'tan sonra avukatlara yapılan saldırı, aslına bakarsanız hakime, savcıya adalete hukuka yapılan bir saldırıdır. 31 Mart'ta ölen Kiraz değildir. 31 Mart'ta ölen, aslında adalet beklentisi, adalet umududur. Ülkemizde oynanan kirli bir oyun var; Berkin Elvan'ın anısını bu soruşturmada en çok yol alan savcımızın temiz kanıyla kirletmek istediler. Bu da bizim adalete olan duygumuzu incitti. Biz adil, insanca, onurlu bir yaşam istiyoruz" ifadelerini kullandı.

 Bursa'da başlatılan ve 11 Nisan'da İzmir'de sona erecek "Türkiye Adaletini Arıyor" yürüyüşü dolayısıyla çeşitli şehirlerden gelen baro başkanları ve avukatlar, miting öncesinde Bursa Adliyesi önünde toplanarak, buradaki Atatürk Anıtı'na çelenk bıraktı.

Daha sonra, kent meydanına kadar yürüyen grup, "Yaşasın adalet yürüyüşümüz", "Hukukçular yürüyor, mücadele büyüyor", "Savunma haktır, avukata dokunma" sloganları attı.

Meydanda gerçekleşen mitingin ardından ise Moğollar, konser verdi.