Geleneksel Çanakkale seramikleri camla şekilleniyor

Geleneksel Çanakkale seramikleri camla şekilleniyor
Geleneksel Çanakkale seramikleri camla şekilleniyor
- Geçmişi 1700'lü yıllara giden ve kentin isminin oluşmasında önemli bir faktör olan seramikler, Çanakkale'nin tarihiyle adeta özdeşleşti - ÇOMÜ GSF Seramik Bölümü Öğretim Görevlisi ve seramik sanatçısı Arda, geleneksel Çanakkale seramiklerini cama aktarıyor - Arda: "Bu konuda tecrübe kazanıp bilgi sahibi olduktan sonra geleneksel Çanakkale seramiklerini cam torna ve füzyon tekniğiyle şekillendirmeye başladım. Bunun sonucunda ortaya güzel işler çıkmaya başladı"

ÇANAKKALE (AA) - MEHMET BAYER - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Seramik Bölümü Öğretim Görevlisi ve seramik sanatçısı Ergün Arda, kentin isminin oluşmasında önemli bir faktör olan Çanakkale seramiklerini cama aktarıyor.

Arda, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentteki seramik faaliyetlerinin geçmişinin 1700'lü yıllara kadar gittiğini, o tarihlerde Çanakkale'de seramikle uğraşan pek çok usta bulunduğunu söyledi.

Ustaların 1970'li yıllara kadar geleneksel Çanakkale seramiği imal ettiğini aktaran Arda, "Çanakkale'deki seramik faaliyetleri bir halk sanatı. İznik ve Kütahya biraz daha saray sanatı diye geçiyor. Saraya hizmet veren bir sanat olarak biliyoruz bunları. Aralarında işçilik farkı var" dedi.

Arda, geleneksel Çanakkale seramiklerini cam üzerine aktarmaya karar verdiğini ve bu konuda pek çalışma yapılmamış olmasının kendisini daha da heyecanlandırdığını belirterek, "Seramik ve cam eğitimi almış birisi olarak bunu yapmaya karar verdim. Bu konuda tecrübe kazanıp bilgi sahibi olduktan sonra geleneksel Çanakkale seramiklerini cam torna ve füzyon tekniğiyle şekillendirmeye başladım. Bunun sonucunda ortaya güzel işler çıkmaya başladı. Yetenek geliştirilebilir bir şey. Zor olduğunu söyleyebilirim. Çömlek çarkını bilen biriyim. Çömlek çarkını bildiğim için cam tornayı da rahatlıkla yapabilirim diye düşünmüştüm" ifadelerini kullandı.

Çanakkale seramiğinin temalarının çok zengin ve heyecan verici olduğuna dikkati çeken Arda, şöyle devam etti:

"Soyut, figüratif çalışmalar var. Hayvan betimlemeleri, kalyonlar, balıklar, develer, aslanlar, Atatürk 'ün tasvirleri var. Mesela o dönem Osmanlı'ya bir zürafa götürülüyor. Zürafa deniz yoluyla götürülürken gemi Çanakkale'de mola veriyor. Çömlekçiler, Çanakkale halkı bu zürafayı görmek için iskeleye gidiyor. Çömlek ustası da hayvanı görüyor ve tabağında resmediyor. Yani çupra balığı yediyse ondan etkilenmiş, onu resmetmiş."

- Geleneksel yöntemleri kullanıyor

Ergün Arda, Çakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin, geleneksel Çanakkale seramiklerine sahip çıktığını, kurulan Çanakkale Seramikleri Araştırma Merkezi'nde çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Türkiye 'de ve dünyada geleneksel Çanakkale seramiğine meraklı birçok insan ve koleksiyonerler bulunduğunu vurgulayan Arda, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hem orijinallerine sahip hem de yenilerini alıp saklayan koleksiyonerler var. Buna değer veriyoruz ve sahip çıkmaya çalışıyoruz. Benim de arzum; geleneksel Çanakkale seramiğini camla buluşturup yeni yorumlamalar yapmak. Orijinallerini elbette yeniden yorumluyorum, aynısını yapmaya çalışıyorum. Tabii ki aynısı olmuyor. En azından serigrafi yapmıyorum, el işi, geleneksel yöntemlerle imal ediyorum. Geleneği ve geleneksel Çanakkale çömlek ustasının yaptığı gibi yaparak, örneğin 1700'lü yıllarda Çanakkale Boğazı'ndan kalyon geçiyorsa, bugün kuru yük, konteyner, yolcu ve savaş gemileri geçiyor. Onları geleneksel Çanakkale seramikleri üzerinde çalışıyorum."