Torunları "Çanakkale kahramanı"nı gururla anlatıyor

Torunları "Çanakkale kahramanı"nı gururla anlatıyor
Torunları "Çanakkale kahramanı"nı gururla anlatıyor
- Çanakkale Savaşları'nda, Seddülbahir'e çıkarma yapan işgal güçlerine bağlı askerlere tüfeği bozulduğu için istihkam küreğiyle karşı koyan Bigalı Mehmet Çavuş'un hatıralarını torunları yaşatıyor - Mehmet Çavuş'un torunu Gözlü: "Bir gün bizi etrafına topladı, 'Elimizde bir şey kalmadı ve gavurun elinden küreği aldık, dördünü birden öldürdüm' dedi" - Mehmet Çavuş'un torununun oğlu Gözlü: "Devletin teklif ettiği maaşı kabul etmemiş. 'Ben vatanım için savaştım, para için savaşmadım' deyip almamış"

ÇANAKKALE (AA) - HARUN KAYMAZ - Türk askerinin destan yazdığı Çanakkale Savaşları'nın kahramanlarından Bigalı Mehmet Çavuş'un torunları, Seddülbahir'de tüfeği arızalanınca düşmana istihkam küreğiyle karşı koyan ve "Ben vatanım için savaştım, para için savaşmadım" diyerek devlet maaşını reddeden dedelerinin hatıralarını gururla anlatıyor.

Mehmet Çavuş'un Biga ilçesi Bahçeli köyündeki mezarına sık sık gidip dua eden torunları, onun anısına geçen yıl yaptırılan "Savaş Galerisi"ni ziyaret edenlere dedelerinin kahramanlıklarını anlatırken duygulanıyor.

Bigalı Mehmet Çavuş'un torunu 71 yaşındaki Ayşe Gözlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluğunda pek çok kez dedesinden savaşlardaki anılarını dinlediğini söyledi.

Onun, bölgede çok sevilen biri olduğunu belirten Gözlü, "Bir gün bizi etrafına topladı, 'Elimizde bir şey kalmadı ve gavurun elinden küreği aldık, dördünü birden öldürdüm' dedi. Çok büyük bir insandı. Hayvanları ilaçlardı, diş çekerdi. Çok zahmetler çekti ama çok vefakardı" dedi.

-"Dedem ömrünün kalanında büyük zorluklar yaşadı"

Ayşe Gözlü'nün oğlu ve köydeki kahvehanenin işletmecisi Ahmet Gözlü de Bigalı Mehmet Çavuş'un yaşamına ilişkin bilgiler verdi.

Atalarından öğrendiğine göre, dedesinin Balkan Savaşları'ndan sonra bu köye yerleştiğini ve seferberlik ilan edilince ailesini bırakıp Çanakkale'ye gittiği aktaran Gözlü, şöyle konuştu:

"Çıkarma sırasında mangasıyla düşmana karşı geldiğinde mermileri bitmiş ve dedemin tüfeğinin namlusu fazla atıştan dolayı düşmüş. Tüfek çalışmamış. Daha sonra eline geçirdiği ne varsa savaşa devam etmiş ve en son istihkam küreğini eline alıp saldırmış. Orada birkaç düşman askerini öldürmüş. Daha sonra arkadan gelen birlikler dahil olunca düşman geri çekilmek zorunda kalmış. Orada yaralandığında hastaneye götürmüşler. Tedavisinin ardından hava değişimi için köye göndermişler ama köyde duramamış. 'Arkadaşlarım orada savaşırken ben burada duramam' deyip yaralı halde Çanakkale'ye dönmüş. Annemin dediğine göre de köye döndüğünde üzerinde mermiler varmış."

Gözlü dedesinin, köyüne döndükten sonra çiftçilik yaptığını anlattı.

Dedesinin, ömrünün kalanında büyük zorluklar yaşadığını dile getiren Gözlü, "Devletin teklif ettiği maaşı kabul etmemiş. 'Ben vatanım için savaştım, para için savaşmadım' deyip almamış. Son dönemleri çok zor geçmiş. Anneannem hastaymış, ona bakmış" ifadelerini kullandı.

- "Atatürk'ün hediye ettiği tabaka ve saati gösterdi"

Köylülerden Ramazan Mecit de Mehmet Çavuş'un kendisine eski fotoğraflarını ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün hediye ettiği tabakası ile saatini gösterdiğini söyleyerek, "Eski brandalı bir cip ile bir subay ve iki asker gelmişler, 'Seni Çanakkale'ye götürüceğiz asker maaşı için' demişler. 'Ben maaşı almayacağım. O zaman da söyledim imzaladım, şimdi de almıyorum' demiş. O dönem çocuk olmama rağmen bunu unutamıyorum" diye konuştu.