20 yıllık 'söylenti' gerçek mi oluyor?

20 yıllık 'söylenti' gerçek mi oluyor?
20 yıllık 'söylenti' gerçek mi oluyor?
İğneada'ya nükleer santral yapılacağı 20 yıldır dilden dile dolaşan bir 'söylenti'. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun 3. nükleer santralın İğneada'ya yapılacağını açıklaması söylenti, gerçeğe mi dönüşüyor endişesine dönüştü. Bölge halkı ve çevreciler karara tepkili.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL-İğneada, Karadeniz’in en batısında, Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı dünyada eşine az rastlanan doğa harikası bir yer. Ancak yıllardır İğneada’nın başı dertten kurtulmuyor. Uzun bir süre termik santral yapılacağı konuşuluyordu. Neyse ki proje İğneada Platformu’nun girişimleriyle iptal edildi. Uzun bir süredir ‘çimento limanına’ karşı bir mücadele yürütülüyordu. Şimdi ise yıllardır bir şehir efsanesine dönen ‘nükleer santral’ gerçeği çıktı karşılarına…  

Enerji Bakanı: 3. nükleer nantral İğneada'ya planlanıyor

Türkiye’nin 2023 hedeflerinden biri de üç nükleer santrale sahip olmak. Bu konuda bugüne kadar iki büyük adım atıldı: Mersin Akkuyu’da ve Sinop’ta santrallerin yapılmasına ilişkin anlaşmalar imzalandı. Akkuyu’da inşaat faaliyetleri de başladı. Ne zaman biteceği isi büyük bir muamma… İğneada’ya nükleer santral yapılacağı 20 yıldır konuşulan bir ‘söylenti’. Bugüne kadar herhangi bir girişimde bulunulmayan İğneada’ya santral yapılması ile ilgili ilk resmi gelişme oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, santralin yerinin ‘İğneada’ olduğunu söyledi. Geçici hükümet bakanı Alaboyun ayrıca ABD’li Westinghouse firmasıyla mutabakat zaptı imzalandığını da açıkladı.
Aslında üçüncü nükleer santralin yeri ile ilgili bir başka bölgenin adı da anılıyordu; Akçakoca. Böylece üçüncü santralle ilgili akıllarda soru işareti kalmadı. Ancak şimdi kafalarda başka yeni sorular var…
Henüz bir nükleer santral bile yapılamamışken üç santral birden nasıl kurulacak? Avrupa’nın en önemli, dünyada ise eşi benzerine çok az rastlanan longoz ormanlarına sahip İğneada’ya bu santral neden inşa ediliyor?

DOĞASINA EL SÜRMEMEK GEREKİYOR
Eski Çevre Mühendisleri Odası Başkanı ve Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu, İğneada’ya rüzgâr santrali bile yapılmaması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Burası dünyada üç noktadan biri. ÇED dahi işletilemez. Buraya dokunmamak, el sürmemek gerekiyor. Birinci derece SİT alanı. Nükleer santral doğayı yok edecek.”
Bozoğlu, nükleer yatırımlarının ‘Avrupa’ya enerji satmak’ ve ‘para kazanmaz’ için gündeme getirildiğini belirterek şöyle devam etti: “Atıkları yönetilemeyen, riski yüksek bir enerji biçiminin yapılıyor olması seçimlere 15 gün kala bir mesaj verme amacı taşıyor. Kim bilir bu süreçte başka ne pazarlıklar yapılıyor? Nükleer dünyadaki en riskli enerji biçimi... Geri dönüşü olmayan sonuçlara sebep olabiliyor. Atıkları bertaraf edilemiyor. Avrupa’da enerji devrimi yaşanıyor. Yenilenebilir ve temiz enerji… Biz treni kaçırıyoruz. Birileri parklarda adım atıldığında enerji nasıl üretilebilir bunu tartışıyor, biz hâlâ Avrupa’nın vazgeçmeye çalıştığı nükleeri yapmaya çalışıyoruz. Ak Parti’nin doğaya bakışını gösteren zihniyet bu.”


İĞNEADA’NI BAŞI DERTTEN HİÇ KURTULMUYOR
İğneada Platformu’ndan Emre Sayışman, İğneada’nın cennetten bir köşe olduğunu anlatarak neden nükleer santral kurmak istediklerini anlayamadığını söyledi: “Burası milli park sınırları içinde. Coğrafi özellikleri, konumu zaten belli... Altı gölü, longozu ile cenneti aratmıyor Her yıl Kanada’dan, İtalya’dan buraya kuş gözlemeye geliyorlar. Buranın ekosistemini bitirmeyi planlıyorlar.” Sayışman, tek sorunun nükleer santral olmadığını da şöyle anlattı: “İğneada balıkçı limanının hemen yanına bir de 200 metre uzunluğunda çimento limanı yapılmak isteniyor. Asıl acil sorunumuz şu anda bu. Vize’deki çimento fabrikası için yapılıyor İğneada’yı kömür tozuna boğacaklar. Bununla uğraşıyoruz. Neyse ki termik santral projesi iptal oldu.”
Bu yıl başında biri Amerikalı, üçü Çinli, diğerleri Türk toplam yedi kişilik bir ekibin İğneada’ya gelip incelemelerde bulunduğunu anlatan Sayışman, “Şimdi de bu açıklamayı yaptılar. Burası İstanbul’a kuş uçuşu 120 kilometre. Olası bir riskte İstanbul en çok zararı görür. Santral kurulursa denizi de öldürecek. Doğa bozulacak. Önce buraya birkaç rüzgâr santrali kurdular. Ümitlenmiştik. 20 yıldır devam eden söylentiden vazgeçtiler sandık. Ancak öyle değilmiş. Şimdi çevre hukuku avukatlarıyla görüşüyoruz. İğneada Platformu olarak mücadelemize devam edeceğiz” dedi.