@idrisemen

Bilirkişi: Bodrum RES'leşmesin

Bilirkişi: Bodrum RES'leşmesin
Bilirkişi: Bodrum RES'leşmesin
Bodrum'da  Yalıkavak ile Gümüşlük köyü sınırları içerisinde kurulması planlanan Rüzgar Elektrik Santrali (RES) için bilirkişi 'Kamu yararına uygun değil' raporu verdi
Haber: İDRİS EMEN - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Bodrum'da, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olan Yalıkavak ile Gümüşlük köyü sınırları içerisinde kurulması planlanan Rüzgar Elektrik Santrali (RES) için hazırlanan bilirkişi raporunda, 5 rüzgar türbininim 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ile 1. Derece Doğal Sit Alanı sınırlarında kaldığı tespit edildi. Raporun sonuç bölümünde ise RES projesiyle ilgili, “ilke kararı, üst ölçek planların koruma ve kullanma ilkeleri, şehircilik ve planlama esasları ile kamu yararına uygun olmadığı kanaatine varılmıştır” denildi.

Rüzgar Elektrik Üretim Limited Şirketi, 1 Şubat 2012 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’ndan (EPDK) Muğla’nın Bodrum İlçesine bağlı Karakuzu ve Geriş mevkiinde Arkeolojik, Doğal ve Kentsel Sit Alanı olan tarihi Sandıma köyü ile Gümüşlük köyü sınırları içerisinde Rüzgar Elektrik Santrali kurulması için lisans aldı. Bölgede kurulması planlanan 12 adet rüzgar türbini için Mayıs 2014 tarihinde Muğla Valiliği tarafından ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verildi. 3 Ocak 2014 tarihinde 12 olan rüzgar türbini sayısı 13’e çıkartıldı. Rüzgar Elektrik Santrali’nin SİT Alanlarına zarar vereceğini savunan bölge halkı ise ‘ÇED gerekli değildir’ kararının iptal edilmesi için Aralık 2014 tarihinde Muğla 2. İdare Mahkemesi’ne başvurdu. 

BİLİRKİŞİ:  TÜRBİNLER SİT ALANI SINIRINDA

Dava çerçevesinde Muğla 2. İdare Mahkemesi konuyla ilgili bilirkişi incelemesi istedi. Bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporunun değerlendirme bölümünde rüzgar türbinleriyle ilgili şu tespitler yapıldı:

-7 Numaralı türbin sahasının ve türbin ayağının bir kısmının 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kaldığı,

-8 Numaralı türbinin bir kısmının 1. Derece Doğal Sit Alanı içerisinde kaldığı,

-9 Numaralı türbine ait kamulaştırma sınırın 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde olduğu,

-11 Numaralı türbin alanının güneydoğusunda bir bölümünün 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde yer aldığı,

-13 Numaralı türbin alanının bir kısmının 1. Derece Arkeolojik Sit Alanında geri kalan bölümünün ise 3. Derece Doğal Sit Alanı’nda kaldığı görülmüştür.

PROJE KORUMA İLKELERİ İLE KAMU YARARINA UYGUN DEĞİL

Raporun sonuç bölümünde ise sit alanına kurulması planlanan RES projesi ile ilgili şu tespitlere yer verildi:

-  Proje kapsamındaki türbin alanlarından bazılarının doğal ve arkeolojik sit alanları içerisinde kaldığı, projede ön görülen yapılaşmanın, ilgili ilke kararları ve üst ölçek plan hükümlerinde belirlenen esaslara uygun olmadığı,

-  Projenin öngörüldüğü şekilde faaliyete geçmesi karşısında yöredeki bitki çeşitliliğini ve kuş ve diğer hayvan türlerini(göçmen kuşlarının geçiş rotası, bitki örtüsü, su kaynakları vs.) nasıl etkileyeceği konusunda proje tanıtım dosyasında yeterli tespit ve araştırmaya yer verilmediği,

-  Proje alanının yerleşim yerlerine olan mesafelere Yalıkavak siluetinde oluşturacağı yapay ve doğal yapıya uyumsuz görüntü, dikkate alında projenin turizme, tarihi ve kültürel doku ile uyumlu olmadığı, proje tanıtım dosyasında görsel etkiler ve yerleşim alanlarına olan mesafeler konusunda yeterli tespit ve araştırmaya yer verilmediği,

-   Projenin hayata geçmesi halinde çevreye ses ve gürültü anlamında etkisinin ne olacağına ilişkin proje tanıtım dosyasında duyulabilir ses için yeterli tespit ve araştırmaya yer verildiği, ancak ses altı etkilere yer verilmediği,

-  Proje sahası ve çevresindeki arkeolojik eserlerin ilişkin olarak proje tanıtım dosyasında yeterli tespit ve araştırmaya yer verildiği, tribünlere ait platform alanlarına sit alanları içerisine girmediği, ancak platformların  inşası sırasında arazide yapılacak inşaa faaliyetlerinin sit alanı içerisine taşabileceği, arazi yapısına bozulmalara neden olabileceği, yapılacak türbin yapılarının arkeolojik sit alanı içerisindeki yapılara uyumlu bir görünüm sergilemeyeceği,

-  Projenin öngördüğü şekilde hayata geçmesi halinde rüzgardan elde edilecek enerjinin belirtilen kapasiteye ulaşabileceği, buna ilişkin olarak, proje tanıtım dosyasında yeterli tespit ve araştırmaya yer verildiği,

-  Projenin yapım ve uygulama aşamasında oluşabilecek çevresel etkilere ilişkin olarak proje tanıtım dosyasında yeterli ancak ayrıntılı bilginin yer almadığı,

-  Bölgenin jeolojik yapısı(heyelan-kayma riski vs.) konusunda proje tanıtım dosyasında yeterli tespit ve araştırmaya yer verilmediği,

-  Tesisin etki alanının özellik ve nitelikleri göz önünde bulundurulduğunda, faaliyetin hayata geçirilmesinde, olası çevresel etkilerinin en aza indirilmesi için alınacak önlemler paketinin değerlendirilmesinde, bir proje tanıtım dosyasının yeterli olmayıp çevresel etki değerlendirme raporunun hazırlanmasının gerekliliğine,

-  Dava konusu işlemin; bu konudaki ilke kararı, üst ölçek planların koruma ve kullanma ilkeleri, şehircilik ve planlama esasları ile kamu yararına uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.