'Bütün dünya buna inandı, el ele tutuştu"

'Bütün dünya buna inandı, el ele tutuştu"
'Bütün dünya buna inandı, el ele tutuştu"
Yıllar sora dünya iklim konusunda uzlaşmaya varıldı. 200'e yakın ülke Paris Anlaşması'nın altına imza attı. İklim değişikliği konusunda dünya bundan sonra birlikte hareket edecek. Çevreci örgütlerse 'yetmez ama evet' diyor.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Binlerce bürokratın iki haftalık yoğun çalışması dün son erdi: Kyoto Protokolü’nden sonra artık Paris Anlaşması var.

Anlaşmada, yoksul ve az gelişmiş ülkelerin, iklim değişikliğini 1.5 derecede sınırlandırma talepleri, uzun vadede ekonomileri karbonsuzlaştırma ve yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçiş hedefi, ülkelerin farklılıklarına saygı duyan esneklik mekanizmaları gibi önemli maddeler bulunuyor. Ülkelerin tamamına yakını anlaşmaya imza atmadan önce iklim değişikliği ile mücadele konusunda ne yapacağını taahhüt etmişti. Bundan sonra artık verilen sözlerin tutulup tutulmayacağına bakılacak.


İklim zirvesinde tarihi anlaşma

Öte yandan iki haftadır sivil toplum örgüleri de devlet adamlarına yakın markaj yapmıştı. Genel anlamda herkes bir anlaşma çıkmasından memnun. Ancak örgütler iklim değişikliğinin istenen seviyede tutulmasının zor olduğunu savunuyor.

Türkiye’den Paris’e giderek müzakereleri takip eden sivil toplum örgütleri anlaşma metni çıkmasından memnun ancak yine de 'dünyanın kurtuluş umudunun giderek azaldığını' söylüyorlar:

350.org Hibeler ve Araştırmalar Koordinatörü Mahir Ilgaz: Paris’te tüm dünya çok açık bir mesaj gönderdi. Dünya artık kömür başta olmak üzere fosil yakıtları terk etme yoluna girdi. 12 Aralık 2015 fosil yakıtlar için sonun başlangıcı. 200'e yakın ülkenin devlet liderleri, sivil toplum temsilcileri ve iş dünyası kömüre artık hiçbir şekilde yer olmadığını net bir biçimde ortaya koydular. Türkiye’nin de artık Paris’te  kabul ettiği anlaşmaya sadık kalarak iklim değişikliği ile mücadele konusunda samimiyetini göstermesi gerekiyor. Var olan kömüre dayalı enerji planlarını değiştirerek ve yurttaşlarına sürdürülebilir karbondan arındırılmış bir gelecek sunacak adımları atması gerekiyor.

İstanbul Politikalar Merkezi’nden Araştırmacı Ethemcan Turhan: 2 hafta boyunca Paris’te özellikle bilim insanları iklim değişikliği için geri dönülmez bir yola girdiğimizi çok net bir biçimde ifade ettiler. 2020 yılına kadar emisyonlarımızı dizginlemeliyiz. Anlaşma metni beklediğimiz ve talep ettiğimiz kadar güçlü olmasa da Dünya liderleri de artık fosil yakıtlara, kömüre bağlı ekonominin sürdürülemez olduğunu kabul ediyorlar. Türkiye de bilimin ortaya koyduğu gerçekleri görmezden gelmeyi bırakmalı. Kömürsüz bir geleceğe doğru yelken açacak enerji politikaları geliştirerek, sera gazı emisyonlarını talip olduğu 2020 İklim Zirvesi'nden önce dizginleyip düşürmeye başlamalı.

Cem Gündoğan (Aktivist, Ekoloji Kollektifi): Doğruyu söylemek gerekirse Paris’ten çıkan metin yeterince güçlü değil. Ancak, tüm Dünya’nın iklim değişikliği konusunda daha agresif adımlar atılması gerektiği konusunda hemfikir olmasını önemsiyoruz. İklimi 1.5 derecede sınırlandırmanın hedefler arasına girmesi ve uzun vadede fosil yakıtların terk edilmesini gerektiğine dair net bir mesaj verilmiş olması da bir o kadar önemli. Yine de bu yetmez, 12 Aralık’ta iklim adaleti hareketinin üyeleri Paris’te yurttaşların kırmızı çizgilerini net bir biçimde ortaya koydu. Dünya’nın her köşesinde halklar fosil uygarlığını bitirmek için mücadele veriyor. Türkiye’deki iklim adaleti ve ekoloji hareketleri olarak bizler de en kirli yakıt olan kömür santralleri ile mücadeleye devam edeceğiz. İklim sadece politik liderlerin değil halkların meselesi. İklim adaleti herkes için lazım.

Paris'teki STK'lardan Türkiye'ye çağrı: 'Çıkarlarını değil, iklimi düşün!'

WHO Avrupa İklim Sorumlusu Dr. Bettina Menne: Doktorlar ve diğer sağlık profesyonelleri olarak, ailelerimizin ve toplumun sağlığını korumak bizim görevimiz. Paris Anlaşması kamu sağlığını iklim değişikliğinin etkilerinden korumak için bizi bir adım daha ileriye götürüyor. İklim değişikliğinin sebep olduğu bu sorunlar çağımızın en önemli sağlık problem. Bugün, Fransa’dan toplumsal direncimizi yükselten, sağlık sistemlerimizi güçlendiren ve eşitsizliklerle mücadeleye yardım eden bir anlaşma ile ayrılıyoruz.

The Carbon Tracker Initiative’nden (Karbon Takip Girişimi) Anthony Hobley: 1.5 derecelik Karbon Bütçesi fosil yakıt çağının gerçekten bittiğini gösteriyor. Hata yapma şansımız yok. Fosil yakıt şirketleri bu gerçeği kabul edip, artık hızlı bir şekilde iş planlarını gözden geçirmeliler. Yeni enerji teknolojileri son yıllarda çok ucuzladı. Paris’te yaratılan momentum yenilebilir enerjiye dönüşün giderek daha hızlı bir biçimde artacağını gösteriyor. Finansal pazarların temiz enerjiye dönüşümü kaynak sağlamak için harekete geçmesi gerekiyor.

Germanwatch Politik Direktörü Christoph Bals: Almanya’da yaşadığımız deneyim, yenilebilir enerjiye geçişin hızlı bir biçimde ekonomik fayda getireceğini bizlere gösterdi. Paris’ten gelen ekonomileri karbonsuzlaştırma sinyali bu durumu daha da güçlendirecek. Ancak Almanya’nın bile halen alacağı çok yol var. Angelina Merkel, kömürü gelecek 20 yılda terk edecek planı açıklamalı. Paris çıktıları gelişmekte olan ülkelerin gelecek sene tekrar bir araya gelip 2020 hedeflerine ulaşmaları için gerçekçi bir plan ortaya koymalarını gerektiriyor. Bu, kömürü terk etmeden olmaz.

İklim değişikliğiyle mücadelede yeni anlaşma metninde uzlaşıldı

'Paris Anlaşması dünyayı ısınmaktan kurtaramayacak'

Paris 'İklim Zirvesi': Dünyayı kurtarmaya 'az' kaldı