Dikkat! Arkanda insan var..

Dikkat! Arkanda insan var..
Dikkat! Arkanda insan var..
Karar: Türkiye'deki 15 ayı öldürülecek. İleri sürülen sebep; nüfuslarının artması... Gerçek öyle mi? Bilim insanlarına göre 'Hayır.' Bilimsel dayanak yok.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Türkiye ’de hangi hayvanların avlanacağıyla ilgili her yıl Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından çeşitli düzenlemeler yapılıyor, kararlar alınıyor. Bu yıl ‘av turizmi’ kapsamında 15 ayının öldürülmesine karar verildi.

Artvin’de altı, Kastamonu’da beş, Sinop’ta üç, Giresun’da bir ayı vurulacak. Üstelik bu avlar  ihale karşılığında yapılıyor. Vurulan ayı için avcılar bakanlığa para ödeyecek. En son Kastamonu’da ihale yapıldı. Beş ayı için toplam 50 bin TL bedel biçildi. Bölgede ‘Kocaoğlan’ olarak bilinen beş bozayı avcıların kurbanı olacak.

Bakanlığın verdiğini bilgilere göre, paralar ayıların vurulduğu köylere dağıtılacak. İddiaya göre, ayıların köylere verdiği zararlar telafi edilecek. Bakanlığın Kastamonu şubesinin müdürü de ‘ayı hasatı’ yapılacağını, yaşlıların popülasyona faydasının olmadığını, genç bireylerin de önünün açılacağını belirterek avı savunuyor.

Kars-Iğdır bölgesinde uzun yıllardır yaban hayatı üzerine araştırmalar yapan Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, ayı popülasyonu konusunda bilimsel bir verinin olmadığı görüşünde. TUBİTAK Özel Ödülünü alan tek biyolog olan Şekercioğlu av uygulamasının yanlış olduğunu söylüyor:

 “Ayılar birkaç aylık ömrü olan bitkiler değil. Zorlu koşullarda 30-40 yıl yaşayabilen, ekolojik açıdan çok önemli, akıllı ve yavrusuna düşkün bir yırtıcı memeliden bahsediyoruz. Verici taktığımız bazı ayılar bir  yılda 1500 kilometrekare alanı kullanıyor. Her sonbahar kış uykusundan önce Kars’tan Artvin’e göç edip geri geliyor. Aynı ayıyı dört ayrı ilde gören memurlar,  bu ayıyı dört kez envantere geçirebiliyor. ABD ’de 1 milyon ayı da var. Alaska dışında boz ayının avı yasak. Soyu tehlikede türler arasında.”

Alaska’da 30 bin bozayı var. Alaska’nın yüzölçümü Türkiye’nin iki katından daha fazla ama nüfusu 736 bin. Yani Türkiye’nin nüfus yoğunluğunun 240’da biri. Her bin kişiye 43 bozayı düşüyor. Türkiye’de en iyi ihtimalle bin kişiye 0.0375 bozayı düşüyor. Yani 1.150 kat daha az

İMZALAR BAKANLIĞA VERİLDİ

WWF-Türkiye, ayı avının iptal edilmesi için imza kampanyası başlattı ve 81 bin imzayı Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na teslim etti. Hala devam eden kampanya da şu an imza sayısı 95 bin.  WWW-Türkiye Yaban Hayatı uzmanı Ahmet Kütükçü de, ayı nüfusunun artmasının mümkün olmadığını söylüyor: “Yaşam alanları parçalanıyor. Ürüyecek ayı sayısı azalıyor. Önce üreyecek alan lazım. Yaşam kalitesi düştükçe sayı da düşer. Dişiler için geniş alanlara ihtiyaç duyar. Böyle bir alan yok. Artık dar alanlarda daha sık karşılaşmalar oluyor. Daha çok ölümler oluyor. Tüm bunları bilerek ‘Ayı sayısı artıyor’ nasıl denilir? Bunun kabul edilebilir yanı yok. Altında yatan gerçek; vatandaşa çözüm üretemedikleri için Sorun yaratanları vuruyoruz izlenimi vermek. İşin içinde siyasi baskılar var. Avcılık lobisini etkisi var. Ayı avı Türkiye’de de yapılsın isteniyor. Yeni avcılar getirmek istiyorlar. Çözüm yolu varken ayı vurmak kolaya kaçmaktır. Ayıyı vuralım, kurtulalım anlayışı sağlıklı değil. Ayrıca sorun çıkaran sadece bu 15 ayı mı? Bunu nasıl tespit etmişler. Buradaki durumun sorun çıkarma ile bir ilgisi yok.”

AYI AVINA SUÇ DUYURUSU

Bartın Çevre Kültür ve Doğal Varlıkları Koruma Derneği (BARÇED), Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 15 ayının avlanması ile verdiği izni yargıya taşıdı. BARÇED avukatı Diren Cevahir Şen, bakanlığın uygulaması için Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Avukat Şen, Küre Dağları Milli Parkı sınırları içinde bulunan bölgenin bozulmamış ormanları, şelaleleri ile gezegenin en önemli parklarından biri olduğunu ve dünyanın en derin ikinci kanyonu olan Valla Kanyonu’nun da bu alan içerisinde yer aldığını anlattı. 10 bin hektardan fazla yabanıl bir alanın söz konusu olduğunu ve yine bu alanın UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne girme süreci içerisinde olduğunu da vurguladı. Şen ayrıca söz konusu uygulamanın Milli Parklar Yasası’na da aykırı olduğunu belirtti.