Eyvah 'gelenek' geleceğe taşınacak!

Eyvah 'gelenek' geleceğe taşınacak!
Eyvah 'gelenek' geleceğe taşınacak!
Radyasyonlu atıkları Gaziemir'in göbeğinde bırakıp Torbalı'da yeni tesis açan işletmenin sloganı, 'Geleneği geleceğe taşımak'...
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

İzmir Gaziemir’de yaklaşık 70 yıl kurşun üreten ve atıklarında beş yıl önce radyasyon tespit edilen Aslan Avcı Kurşun Fabrikası, iki yıldır kaderine terk edilmiş durumda. Ancak fabrikanın 2000’de hayatını kaybeden sahibi Hasan Yavaş’ın torunları, Gaziemir’deki arazide bir kısmı gömülü, bir kısmı halen açıkta duran atıkları temizlemeden yeni bir fabrika kurdu. İzmir Torbalı’da beş ortakla ve ‘Heper Metal’ adıyla 25 Mart 2011’de kurulan ‘yeni’ kurşun fabrikasının sloganı ise şu: “Geleneğimizi geleceğe taşıdığımız için gururluyuz...”
Yeni fabrikanın tam adı Heper Metal Döküm Sanayi Tic. A.Ş. Torbalık’taki sanayi bölgesinde bir derenin kenarına kurulmuş durumda. Büyük bir kapalı alanın ortasında dev bir kurşun bacası yükseliyor. Fabrikanın her iki yanında üç fabrika daha var. Dışarıdan bakıldığında Heper Metal’i bulmak zor. Yanındaki mermer fabrikasının güvenliğine sorduğumda, “Zaten malzeme getiren TIR’lar da hep gelip bana soruyor. Ben de tarif ediyorum. Yeri çok sapa” diyor.
Sora sora fabrikanın yerini öğrendikten sonra girişteki güvenliğe kendimi tanıtıp, yetkilileri ile görüşmek istediğimi anlatıyorum. Güvenlik önce fabrikada olduklarını söyleyerek haber vermeye gidiyor. Ancak bir süre sonra bir görevli gelip yetkililerin fabrikada olmadığını söylüyor. 

3. jenerasyon işbaşında
Fabrika Hasan Yavaş’ın torunları tarafından kurulmuş. Resmi Gazete ’ye göre şirket ortaklarının adları şöyle: Mustafa Ekener, Hasan Yavaş (Kurucu Hasan Yavaş’ın torununun torunu), Ozan Kolcuoğlu, Hayri Mert Coşan ve Şennur Yavaş. Heper Metal’in internet sitesinde, 67 yıl Gaziemir’deki fabrikayı işleten ve 12 yıl önce hayatını kaybeden Hasan Yavaş’ın fotoğrafı var. Sitede yer alan bazı bilgiler şöyle: “Heper A.Ş. Hasan Yavaş’ın ailesinin üçüncü jenerasyonu tarafından kuruldu. Üretim metotlarımız denenmiş ve test edilmiştir. 2011’de tüm üretim sistemi büyük bir yenilikten ve modifikasyondan geçmiştir. Öncü üretim kulemiz yeni lokasyonumuzda yeniden inşa edildi ve üretim kapasitemiz iki katına çıkarıldı. Çalışanlarımızın sağlığı, güvenliği ve çevreye duyarlılık yönetimimizin çalışma disiplininde ilk sırayı alır. Sorumluluklarımız: İşçilerimizi ve çevremizi korumak için o sağlık risklerini öngörmek. Kazalara karşı sağlık ve güvenlik önlemlerini almak. Doğal enerji kaynaklarını maksimum verimlilikle kullanmak. Atık ve gürültü kirliliğini, çevreyi ve sağlığı en az etkileyecek şekilde kontrol etmek.” 

Temizliğin bedeli
İzmir Gaziemir’de eski fabrikanın bulunduğu yaklaşık 70 dönümlük arazinin bedeli 30-40 milyon lira. Ancak satışı ve devri konusunda TAEK’in tapu üzerinde şerhi bulunuyor. Araziye gömülü atıkların miktarının 100 bin tondan fazla olduğu tahmin ediliyor. Zehirli atıkların bertarafı ise ton başına ortalama 270 lira. Yani araziyi temizlemeye kalksalar en az arazi bedeli kadar masrafı olacak. İzmir Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü 2008’de atıkların bertarafı konusunda mevzuatlara aykırılık tespit ettiği için firmaya 321 bin TL ceza kesti. Ceza halen Maliye Bakanlığı’nın gündeminde. 


TAEK: Benim görev alanım değil

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK), dün açıklama yaparak Gaziemir’de radyasyonlu madde bulaşmış atıkların gömüldüğü ve bir kısmının halen açıkta olduğu eski fabrikayla ilgisi olmadığını duyurdu: “Tesisin nükleer tesis ya da radyasyon tesisi olmadığı gibi bünyesinde de radyoaktif kaynak kullanılarak faaliyette bulunulmamaktadır. Dolayısıyla Aslan Avcı Döküm Sanayi A.Ş faaliyetleri açısından TAEK’in lisansına, denetimine ve yaptırımlarına tabi değildir.”
TAEK, daha önce yaptığı çalışmaları anlattığı raporunda, İzmir Valiliği, Çevre ve Orman İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi, Gaziemir Belediyesi ve Gaziemir Kaymakamlığı’nı konudan haberdar ettiğini anlattı. Ancak kurumlardan ses yok. Kaymakamlık yetkinin kendilerinde olmadığını öne sürerken, Valilik ile Çevre Müdürlüğü de harekete geçmedi. {İZMİR/DHA}

İzmir Valisi henüz duymamış

Travel Turkey Fuarı’nda karşılaştığım İzmir Valisi Mustafa Cahit Kıraç’a, Radikal’in günlerdir manşetinden duyurduğu Gaziemir’deki fabrikayla ilgili bir işlem yapıp yapmadıklarını sordum. Vali Kıraç konuyu bilmediğini söyledi. Israrlı sorularım üzerine Vali Kıraç, birkaç gündür İzmir’de olmadığını belirtti. Kıraç, brifing alıp almadığına ilişkin de “Daha yapamadım. Zamanım olmadı ama en ince noktasına kadar araştırılacak” dedi.

Bakan Yıldırım: Kimyasal kirlilik

Gaziemir’deki zehirli fabrika, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’a da soruldu. Yıldırım “İzmir’de Çernobil vakası gibi bir şey var demek, bu kente yapılacak en büyük kötülüktür. Burada normal insan yaşamını etkileyecek hiçbir olumsuz seviyede radyoaktif malzeme yok. Bütün ortamlarda olabilecek düzeyde bir radyoaktivite var, onun ötesinde başka bir şey yok” dedi. Yıldırım, ‘radyasyon tartışmasının İzmir’in EXPO 2020 adaylığını etkileyip etkilemeyeceği’ sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Biz, ‘İzmir’in Çernobili’ diye söylersek tabii ki etkiler. Bu insafsızca bir niteleme. Radyasyon tehdidi nükleer tesisin tahrip olması ile ortaya çıkar. Ama böyle bir durum yok. Kimyasal reaksiyon oluşmuş. Akünün kurşunları çıktıktan sonra atıkların depolandığı yerde toprakla reaksiyona girmesiyle çıkan kimyasal bir kirlilik. Gerekli tedbirleri alıyoruz.”