İstanbul için korkutan iklim senaryosu: Mega projeler her şeyi değiştirecek

İstanbul için korkutan iklim senaryosu: Mega projeler her şeyi değiştirecek
İstanbul için korkutan iklim senaryosu: Mega projeler her şeyi değiştirecek
İstanbul ve çevresinde yapılması planlanan 3. köprü, 3. havalimanı ve Kanal İstanbul gibi mega projeler yüzünden İstanbul'un havası, suyu ve toprağı tehlike altında. Projelerin devreye girmesinin ardından İstanbul yaşanmaz bir yere dönüşebilir.

Nüfus artışı, yeşil tahribat ve iklim değişikliği gibi sorunlar su kaynaklarını olumsuz etkilerken, 5 bilim insanının Dünya Su Günü için hazırladığı raporda, İstanbul için ürkütücü tespitler yer alıyor.

Milliyet’te yer alan “İstanbul’un Su Krizi ve Kolektif Çözüm Önerileri” başlıklı bir rapora göre; 2050’ye kadar İstanbul’daki sıcaklık değerleri 3 derece artacak. İşte raporda dikkat çeken tespitler:

SU KAYNAKLARININ ENDÜSTRİLEŞME TEHLİKESİ

En yüksek seviyeye sahip ilk üç tatlı su kaynağı Ömerli, Elmalı ve Küçükçekmece. Alibeyköy, en fazla endüstrileşmiş havzadır.

SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL

31 Temmuz 2014 tarihinde İstanbul’un tüm barajlarında toplam 164,5 milyon metreküp su hacmi kalmış, Sakarya Nehri’nden ek su aktarımı yapılmıştır. İstanbul’a başka havzalardan sürekli su taşınmasına yönelik bir su yönetimi sürdürülebilir olmayacaktır.

ARITMA TESİSLERİ YETERSİZ

Sakarya Nehri’nin sanayi ve evsel atıklarla kirlenmesi sonucunda su kalitesi çok düşüktür. Melen ve Yeşilçay’ın su kalitesine göre inşa edilmiş mevcut arıtma tesisleri, Sakarya Nehri’nin suyunu arıtmaya uygun değildir.

SICAKLIK 2.6 DERECE ARTACAK

2020-2050 döneminde İstanbul’un su varlıklarının önemli kısmını kapsayan alanda yıllık en yüksek sıcaklıkların yaklaşık 2,6 derece artması beklenmektedir. Sıcaklık artışının yaz aylarında İstanbul ve çevresinde 3 derece civarında olması öngörülüyor.

YAZ YAĞIŞLARI AZALACAK

İstanbul’da 2020-2050 dönemi için kış mevsimi yağışlarında artış olacağı öngörülürken, yaz ve sonbahar yağışlarında azalma beklenmektedir.

MEGA PROJELER İKLİMİ BOZACAK

3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul arazi kullanımı, nemlilik, sıcaklık, gaz ve enerji akışı ile albedo özelliklerde değişikliklere neden olacak, yeni ve ek ısı kaynakları yaratacaktır. Bu doğal olmayan değişim iklimler dizisini bozabilecek hatta yok edebilecektir. Projelerin yapıldığı alanlar yüksek olasılıkla birer kentsel ısı adasına dönüşecektir.

 

İSTANBUL’UN SULARI ZEHİRLENECEK

3. Köprü tamamlandığında Kuzey Marmara Otoyolu ile birlikte toplamda 8 bin 715 hektarlık ormanlık alan yok edilecektir. Çökelme ve trafik nedeniyle egzoz gazları baraj göllerinde toplanan suyun kirlenmesine yol açacaktır. Özellikle Ömerli baraj gölünde oluşacak kirlilik DSİ’nin önemli yatırımlarından biri olan Melen Projesi’ni de olumsuz yönde etkileyecektir. 3. Havalimanı işletmesinden kaynaklanacak kurşun bakır ve çinko gibi kirleticiler Terkos Gölü’nü ağır metallerle kirlenmiş bir göl haline getirecektir. Kanal İstanbul, gerçekleşirse İstanbul’da kullanılan suyun yüzde 6.7’sini karşılayan Sazlıdere Havzası ortadan kalkacaktır. Avrupa Yakası’nda yapılacak 4 ayrı yeni kent projesiyle Silivri’den, Bekirli’ye kadar olan tüm yeraltı su kaynakları tehlike altındadır. Kirlenen yeraltı sularının ise temizlenmesi neredeyse imkansızdır.

 

KAYIP SU ORANI YÜZDE 43

Türkiye genelinde şebekelerin çok eski olması ve suyun iyi yönetilmemesinden dolayı yüzde 43 oranında kayıp-kaçak yaşanmaktadır. Megakent için kayıp-kaçak oranı yüzde 27 seviyesindedir. Yıllık toplam 909 milyon 454 bin metreküp su verilen İstanbul’da yüzde 24’lük bir kayıp; günlük 600 bin metreküp suyun boşa gitmesidir. İstanbul’daki mevcut su kayıp oranı, Sakarya’dan getirilen suya denktir.