İstanbul Kitaplığı halkındır

İstanbul Kitaplığı halkındır
İstanbul Kitaplığı halkındır
Radikal'in geçtiğimiz hafta sonu gündeme getirdiği Çelik Gülersoy Vakfı'na ait İstanbul Kitaplığı'nın otel ve restoran olarak kiraya çıkarılması haberine Türk Kütüphaneciler Derneği'nden de tepki geldi.

RADİKAL - Radikal’in geçtiğimiz hafta sonu gündeme getirdiği Çelik Gülersoy Vakfı’na ait İstanbul Kitaplığı’nın otel ve restoran olarak kiraya çıkarılması haberine Türk Kütüphaneciler Derneği’nden de tepki geldi. Dernekten yapılan açıklamada, ‘’İstanbul Kitaplığı, Çelik Gülersoy tarafından 1986 yılında İstanbul’la ilgili eserleri ve görsel malzemeyi toplamayı amaçlayarak kurulmuştur. Kuruluş amaçları ve içinde toplanılan yazılı ve görsel koleksiyon İstanbul ve tüm Türkiye için önemli bir kütüphane ve arşiv koleksiyonu olma özelliğine sahiptir. Kütüphanedeki eserlerin bazıları 400 yıl önce, İstanbul hakkında yabancı ve Türk araştırmacılar ve yazarlar tarafından yazılmış birçok dilde kitaplar, nadir eserler, gravürler, kartpostallar, haritalar, rehberler ve fotoğraflardan oluşan zengin ve nitelikli bir içeriğe sahiptir’’ denildi.

Çelik Gülersoy Vakfı’nın ve İstanbul Kitaplığı’nın kurucusu Çelik Gülersoy’un 2 Nisan 1985 tarihinde  noter huzurunda yazdırdığı vasiyetinin 2. Maddesinde “Çelik Gülersoy Vakfı’nın birinci amacı olan Soğukçeşme sokağında ana binası hazırlanan “İstanbul Kitaplığı” adındaki şehir kütüphanesi ve arşivinin kurulmasına ve yaşatılmasına tahsis edilmesi arzumdur. Kitaplığın sağlımda gerçekleştirilmesi halinde, bu malvarlığı kitaplığın yaşatılmasında kullanılacaktır.” diyerek tüm varlığını “İstanbul Kitaplığı”nın yaşatılmasına bıraktığı belirtiliyor.



Çelik Gülersoy’un vefatı sonrasında 15 Ağustos 2003 tarihinde vakıf yönetim kurulu tarafından merhum Çelik Gülersoy Anısına "İstanbul Vasiyeti" hazırlanmış bu vasiyetin en başında; “Sultanahmet Soğukçeşme'deki eşsiz eserlere sahip "İstanbul Kütüphanesi" halka açık hale getirilsin” maddesi konmuştur. Anı Vasiyeti hazırlayıp altına imza atan yönetim kurulu üyeleri attıkları imzaya sahip çıkmaları gerektiği belirtilen açıklamada şöyle denildi; ‘’Çelik Gülersoy Vakfı’nın yöneticileri, vakfın ve kitaplığın kurucusu İstanbul ve Kütüphane sevdalısı Çelik Gülersoy’un mirasını ve emeklerini hiçe saymaktadır. Vakıf ve kitaplık İstanbulluların ortak mirasıdır. Birinci amacı İstanbul Kitaplığı’nı yaşatmak olan vakfın yöneticileri kütüphanenin nitelikli bir şekilde hizmetlerini yerine getirmek yerine kütüphanenin binasını kiralayarak ne yapacaktır? Vakfın kütüphane dışında hiçbir faaliyeti bulunmazken binayı kiralama girişiminin amacı nedir?  Kütüphanenin yenilenmesi ve İstanbullulara kaliteli hizmet vermesi için uzun yıllardır hiçbir girişimde bulunmayan vakıf yöneticilerinin kütüphaneyi kapatmaya yönelik girişimi için gerekçeler nelerdir? Bina kiralandıktan sonra vakıf ve kitaplık nerede hizmete devam edecektir? Bizler Vakfın ekonomik olarak kitaplık binasını kiralamayı gerektirecek bir sıkıntı nedeni olmadığını merhum Çelik Gülersoy’un mirasının tümünün vakıfa bırakmasından dolayı bilmekteyiz. Türk Kütüphaneciler Derneği, İstanbul’da yaşayan kütüphaneciler, kütüphane severler, kütüphane dostları ve istanbullu yurttaşlar olarak İstanbul Kitaplığı’nın mevcut yerinde hizmet vermesinin sürmesini, kütüphanenin İstanbullulara kaliteli hizmet vermesi için modernleştirilmesini ve personel sayısının arttırılmasını istiyoruz. İstanbul’un, İstanbulluların ortak mirası olan “Çelik Gülersoy Vakfı İstanbul Kitaplığı”nın kapatılmaması ve nitelikli bir hizmet vermesi için gerekli girişimlerde bulunacağız. Tüzel kişilikler ve yurttaşlar olarak sürecin hukuksal açıdan incelemeleri ve girişimleri başlatıyoruz. Kütüphanenin yaşatılması için takipçi olacağız.  İstanbul’un önemli bir kültür kurumu olan “İstanbul Kitaplığı” na sahip çıkmak için tüm İstanbulluları, kitap ve kütüphane dostlarını, yayıncıları, yazarları, okurları  ve tüm değerli kamuoyunu duyarlı olmaya İstanbul’umuzun kültürel miraslarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.