Melih Gökçek'e kötü haber: ANKAPARK'a Danıştay'dan durdurma

Melih Gökçek'e kötü haber: ANKAPARK'a Danıştay'dan durdurma
Melih Gökçek'e kötü haber: ANKAPARK'a Danıştay'dan durdurma
30 Mart yerel seçimlerinde Melih Gökçek'in 'En büyük projem' dediği Ankapark'a, Danıştay'dan durdurma kararı geldi.
Haber: FATİH YAĞMUR - fatih.yagmur@radikal.com.tr / Arşivi

Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü tarafından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredilen hayvanat bahçesinin yerine yapılmasına başlanılan ANKAPARK’a Danıştay, yürütmeyi durdurma kararı verdi. Çeşitli odaların “Atatürk’ün mirası talan ediliyor” gerekçesiyle açtığı davada Danıştay 14. Dairesi’nin 2012/10367 esas sayılı dosyasında 10.07.2014 Tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verdi. 

Danıştay 14. Dairesi kararında AOÇ Müdürlüğü tarafından devredilen hayvanat bahçesinin 29 hektarlık bir alanı kapsadığını, ancak proje için 217 hektarlık bir alanın yenileme alanı ilan edildiği ve bu alanın mutlak tarım arazisi olduğunu belirtti.


‘ZEMİN YUMUŞAK DEV OYUNCAKLAR TEHLİKELİ’
Danıştay 14. Daire, verdiği kararda ANKAPARK’ta yapılması planlanan dev oyuncakların tarım toprağı olan arazide zeminin yumuşak olması nedeniyle tehlike oluşturduğuna dikkat çekti. Kararda, Atatürk’ün çiftlik olarak kullanılması amacıyla miras bıraktığı arazinin 2023 Ankara Vizyon planında “Ankara’nın ciğerleri” olarak planlandığı, ancak alanın amacına aykırı olarak yapılanmaya açıldığı gerekçeleriyle hayvanat bahçesinin ANKAPARK’a dönüştürülmesinde kamu yararı olmadığı belirtildi. Bu gerekçelerle Danıştay 14. Daire, hayvanat bahçesini yenileme alanı olarak ilan eden Bakanlar Kurulu Kararının yürütmesini durdurdu.

Kararda özetle bilirkişi raporunda yer alan şu gerekçelere yer verildi:

“Dava konusu alanın ‘Mutlak Tarım Alanı’ özelliğine sahip olduğu, bu özelliklere sahip tarım alanlarının alternatiflerinin bulunması durumunda tarım içerisinde tutulmasının 5403 sayılı yasanın 13. Maddesinde açıkça belirtildiği, dava konusu alan üzerinde uygulaması gerçekleştirilen kullanımların, kentin başka alanlarında gerçekleştirilmesine yönelik Tarım, Orman ve Gıda Bakanlığı’nın bilgisi ya da işbirliği ile alternatiflerin araştırılmadığı, bu araştırmaların yapıldığına ilişkin varsa nesnel ve bilimsel ölçütlerin açıkça ifade edilmediği, alanın tarım dışı kullanımına yönelik kamu yararı kararı ve İl Toprak Koruma kurulunun uygun görüşünün bulunmadığı…”

“Üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı kapsamında; dava konusu alanın Ankara metropoliten kentinin mekânsal gelişmesi ve büyümesi içinde, kenti çevreleyen yeşil kuşakların kent içindeki devamlılığını sağlayan açık ve yeşil alan olarak öngörüldüğü, AOÇ’nin bağlamsal tarihsel özelliklerinden gelen ‘tarım alanı’ niteliğinin korunması ve rekreasyon niteliklerinin bütünleştirilmesinin hedeflendiği, AOÇ arazisi içinde yapılacak olan Koruma Amaçlı İmar Planı’nda “aktif, pasif yeşil alanlar ve tahrip edilen alanların geri dönüşümünün sağlanması ve AOÇ’nin korunmasının öngörüldüğü, bir başka ifade ile bir yenileme söz konusu olacaksa alanın tarımsal nitelikten kentsel kullanıma dönüşmüş parçalarının yeniden tarıma ve doğal niteliğe kavuşması yönünde bir stratejinin izlenmesi gerektiğinin altının çizildiği, metropol kentin gelişme ve büyümesini yönlendiren üst ölçekli plan vizyon ve stratejisinin bir parçası olarak öngörülen yenileme/dönüşüm alanlarında biri olarak AOÇ alanının zikredilmediği, buna karşın dava konusu münferit ve noktasal ölçekte bir girişim olarak Yenileme Alanı olarak ilan edilmesi, 1/10.000 ölçekli AOÇ, Hayvanat Bahçesi Yenileme Alanı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı değişikliği kapsamında; planda öngörülen arazi kullanım kararı olan Hayvanat Bahçesi, Hayvanat Bahçesi Gelişme Alanı ve ASKİ Arıtma Tesisi Alanı kullanımlarının, yukarıda belirtilen üst ölçek plan karar ve stratejileri ile örtüşmediği, üst ölçek plan kararlarında “Atatürk Orman Çiftliği arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapılaşma yapılamaz” hükmüne karşın, dava konusu alanda ücretli giriş yapılarak kullanılabilecek ticari alanların öngörüldüğü, AOÇ Yenileme Alanı ve Yenileme Genişleme Alanı olarak öngörülen alanın eskimesi ve kötüleşmesi nedeniyle yenilenmesi amacıyla ilişkilendirilebilecek ve kullanım değerini öne çıkaran arazi kullanım biçimleri değil, alanın kentleştirilmesine yönelik ve alanın değişim değerine odaklanan arazi kullanım kararları geliştirdiği, alanın ticari faaliyetlerle dolu bir kentsel aktivite alanı olarak düzenlenmesinin hedeflendiği, 2 milyon 780 bin metrekare büyüklüğünde ve yaklaşık 6 bin 500 araçlık olduğu belirtilen otopark alanının yaratacağı sert zemin alanının, tarımsal alanda yaratacağı bozulmanın yanı sıra, olumsuz mikroklimatik etki yaratacağı, günlük araç giriş çıkışının, ulaşım aksları üzerinde olumsuz etki yaratacağı…”

“Dönüşüm alanının sosyal , kültürel, ekonomik, çevresel ve işlevsel olarak çöküntüleşmiş ve köhneleşmiş bir bölge olarak tanımlanmasına yönelik nesnel ve bilimsel ayrıntılı tespitlere dayanan herhangi bir etüt çalışmasının yapılmamış olduğu ve kentsel dönüşüm kararının dayanağı olarak kabul edilebilecek “eskiyen kent kısımlarının” tespitinin ortaya konmamış olduğu görüşüne bilirkişi raporunda yer verilmiştir.”

“Uyuşmazlık konusu olayda; mevcut hayvanat bahçesinin yaklaşık 29 ha alanı kapsadığı, yenileme alanı olarak ilan edilen alanın ise yaklaşık 217 ha büyüklükte bir alanı kapsadığı, dava konusu alanın metropoliten bir açık alan ve metropol içi tarımsal alan niteliği taşıdığı, söz konusu alanın içinde, 5366 sayılı Kanun ile getirilen amaçların gerçekleştirilebileceği yapı ve yapılar grubu sadece alanın yüzde 13.3’ün oluşturan (eski) hayvanat bahçesi alanında kaldığı, bu noktada, üzerinde yenilenecek (yıkılıp yeniden yapılacak) herhangi bir yapı bulunmadığı yaklaşık 188 hektarlık çok geniş bir alanın yenileme alanın yenileme alanı olarak ilan edilmesinin, ilgili mevzuatın amacına aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda bilirkişi raporu ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda AOÇ hayvanat bahçesinin Yenileme Alanı olarak kabul edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararında kamu yararı ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne oy çokluğuyla karar verildi.”

Kararda 5 üyeden biri olan Mustafa Dinç, çoğunluk kararına katılmayarak karşı oy kullandı.