@omererbil

Niye seviniyorsunuz, müteahhit misiniz?

Niye seviniyorsunuz, müteahhit misiniz?
Niye seviniyorsunuz, müteahhit misiniz?
Bölge idare mahkemesi, 'tarihi yarımadanın kurtuluşu' olarak coşkuyla karşılanan imar planının durdurulması kararını, "bilirkişi yetersiz" gerekçesiyle bozdu. Takviye edilmiş yeni bilirkişi heyeti planı tekrar değerlendirecek. İstanbul'un tarihi merkezinde geriye kalan son yeşil alanların da beşte birini yok edecek plan yeniden uygulanacak mı?
Haber: ÖMER ERBİL - omer.erbil@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin, "Tarihi Yarımada Kentsel Tarihi, Kentsel Arkeolojik, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı"na ilişkin verdiği yürütmeyi durdurma kararına yapılan itirazı kabul etti. Mahkeme iki şehir plancısı ve bir mimardan oluşan bilirkişi heyetini yeterli bulmadı. Ulaşım uzmanı şehir plancısı, haritacı, sanat tarihçisi ve restorasyon uzmanı mimar bilirkişilerinin de katılımıyla yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması gerektiği kanaatine vardı. 

Bu yeni karar başta Fatih Belediyesi olmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı sevindirmiş görünüyor. Çünkü dava konusu edilen 1/ 1000’lik Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı bu üç kurum tarafından hazırlanıp onaylanmıştı.

Peki bu plana niye itiraz edildi?

Yeşil alanları yüzde 20 azaltıyor, tarihi yarımadaya transit trafik yükü getiriyor, yeşil alan olması gereken önemli miktarda arazi yeraltı otoparkı yapılıyor, Yarımada’nın arkeolojik sit alanı olmasına bakılmaksızın ekstra bodrum katları getiriliyor ve yeni yapılaşmanın önü ihya adı ile açılmak isteniyordu. 

KİM KORUYACAK YARIMADA’YI?

Bilirkişi ve İstanbul 2. İdare Mahkemesi ne dedi? Aksaray, Yenikapı ve Eminönü kavşaklarına battı çıktı yapılmasının, Tarihi Yarımada bütününde hızlı trafik akışına yol açacağı sonucuna vardı.  Tarihi Yarımada’nın bir höyük olduğunu dikkate alarak arkeojeofizik araştırmalarının parsel ve proje noktasında değil plan kararlarına esas teşkil edecek biçimde bütün olarak analiz edilmesini istedi. Plandan önce ‘’arkeolojik verilerini tespit et’’ dedi. Yeraltı otoparkları için  ‘’arkeolojik kalıntıya rastlanılmaması halinde, kamuya açık otopark yapılacaktır’’ plan notunun muğlak olduğunu, parsele özel münferit kararlarla yönlendirilmesinin hukuka uygun olmadığına hükmetti. Jeofizik ve radar sistemi ile kesin kültür katmanı olmayan yerlerin belirlenip plana dahil edilmesini istedi. Fevzipaşa ve Millet caddelerinde yeni imar ilkeleri belirlenmesinin Haliç ve Marmara silüetleri açısından sakıncalarının tespit edilmediğine dikkat çekti.

İTİRAZ NEYE?

Şimdi bu tespitlere devletin bu üç kurumu itiraz etti. Bu tespitlerin UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Tarihi Yarımada’ya faydası mı zararı mı var? Yarımada bu kararlarla korunur mu korunmaz mı? Bu üç kurumun görevi yarımadayı korumak değil mi? Peki itiraz niye? Çünkü bu maddeler aynı zamanda rantın önüne de geçiyor. Yeraltı otoparkları yeni bir rant kapısı. Fevzipaşa ve Millet caddelerindeki yeni imar artışının önüne geçmek rant kapısını kapatmakla eşdeğer. Arkeojeofizik çalışma yapılsa Tarihi Yarımada’nın neresinde inşaat hafriyatı yapabilirsin? Her yerden tarihi yapılar çıkarken yeni bina yapmak mümkün olur mu? İşte tarihi korumakla sorumlu bu üç kurum mahkemeye bu nedenle itiraz ediyor ve bir üst mahkemenin kararını sevinçle karşılıyor.

İHYA YANLIŞLIĞI DÜZELMELİ!

Lakin çok sevinmemeliler. Yeni bilirkişi umarım İstanbul 2. İdare Mahkemesi kararındaki şu yanlışlıkları da düzeltecek yeni bir karara imza atarlar.  Yedikule TCDD Atölyeleri ve Gazhanesi için yenileme alanı ilan edilerek avan proje ile işlevlerinin belirlenecek olmasının hukuksuz olduğunu değerlendiren mahkeme, aynı yerde ‘’ihya edilmesi öngörülen yapılar’’ plan notunu onayladı. İhya adı altında tarihi yapıların nasıl betonarme binalara döndüğünü biliyoruz. Bu kararın da mahkemece yeniden gözden geçirileceği aşikardır. Diğer yandan bodrum katlara izin veren 1-36 plan hükmünde çıkacak arkeolojik verilerin zaten müzeye haber verme zorunluğundan dolayı uygun bulan mahkeme kararı da yeniden gözden geçirilmesi gerekecek. Hiçbir mal sahibi hafriyat sırasında çıkan arkeolojik eseri, başına açmamak, inşaat süresini uzatmamak gibi nedenlerle müzeye bildirmeyeceği gün gibi ortadayken, bu durum mal sahibinin inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemlidir.