'Siyanürle altın arama yasaklansın'

'Siyanürle altın arama yasaklansın'
'Siyanürle altın arama yasaklansın'
"Sondaj çalışmalarının sona erdirilmesi, siyanürle altın işlemesinin yasaklanması ve yöre insanının bilinçlendirilmesi için her türlü çabayı göstereceğiz"

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Kazdağları'nda sondaj çalışmalarının sona erdirilmesi, siyanürle altın işlemesinin yasaklanması ve yöre insanının bilinçlendirilmesi için her türlü çabayı göstereceklerini söyledi.

Gökhan, Çanakkale'de kurulan Metal Madencileri Derneği yöneticilerinin ziyaretinin ardından düzenlediği basın toplantısında, görüştüğü dernek yöneticilerinin, Kaz Dağları'nda altın arama çalışmaları konusunda kendisini ikna etmeye çalıştıklarını, ancak bunun mümkün olmadığını konuklarına söylediğini belirtti.

Çan'a bağlı Kızılelma köyünde yapılacak ÇED toplantısında, Kazdağları'ndaki altın aranmasına ve işletmesine karşı olduklarını bir kez daha dile getireceklerini vurgulayan Gökhan, Kazdağları'nın altındaki altının, üstündeki doğanın yanında milyonda bir dahi değerinin olmadığını söyledi.

Gökhan, altının bir kere çıkarılıp yurt dışına götürüleceğini ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne de sadece yüzde 4'lük bölümünün kalacağını iddia ederek, oysa Kazdağları'nın sürdürülebilir bir tarım potansiyeline sahip olduğunu hatırlattı.

Kazdağları bölgesinde, altın tekellerinin, usul usul saman altından su yürüttüğünü, arama ve işletme süreçlerini devam ettirdiklerini öne süren Gökhan, siyanürle altın arayıcılarına karşı, mücadelelerine ve bilinçlendirme çalışmalarına devam edeceklerini bildirdi.

Gökhan, Kazdağları bölgesinde altın aranması ve işletmeye geçilmesiyle ilgili üç konuda hassasiyetleri olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Birincisi su, ikincisi zehir, üçüncüsü ise doğa tahribatı konusu. Burada geri dönüşü olmayan bir yola girmiş oluruz, eğer bu işletme süreci başlarsa. Siyanür işlemesi yapıldığı zaman bu siyanür yer altındaki sulara bulaşacak ya da buharlaşarak yağmurlarla asit yağmuru olarak düşmesi sonucunda topraklarımız ve altındaki sular kirlenecektir. Bir başka tehlike doğa tahribatı. Yani kesilecek ormanlar, yok edilecek flora ve fauna çeşitliliği... İşte bunun için mücadele cephesini biraz daha genişletmemiz gerekir.

Yerelden ulusala, hatta uluslar arası arenaya taşımalıyız. Bunu yapan insanlar gönüllü, amatör insanlar. Adamların milyar dolar sermayesi var. Bizim arkadaşlar belediyeden aldığı otobüs ile eyleme gidiyor. Aradaki güç dengesizliğine bakın. Burada en babayiğit gücü olan belediye. İşletme aşamasında da altın çıktıktan sonra da ölünceye kadar bu mücadeleyi yapmaya azimliyim. Belediye Başkanı olsam da olmasam da yapacağım. Hep kul hakkından bahsediyorum. Burada mücadeleyi kesersem Allah katında hesap veremem. Altını çıkartsalar dahi insana saygımdan dolayı bunun mücadelesini yapmaya devam edeceğiz. Bu mücadele göstermiştir ki haklıyız. Çünkü kaçırıyorlar bir şeyleri. Hiç kimse çıkıp bunu savunamıyor. 'Olmaz bir şey' diyemiyor. Sondaj çalışmalarının sona erdirilmesi, siyanürle altın işlemesinin yasaklanması ve yöre insanının bilinçlendirilmesi için her türlü çabayı göstereceğiz.” (aa)