Yırca'da katliam nasıl yapıldı?

Yırca'da katliam nasıl yapıldı?
Yırca'da katliam nasıl yapıldı?
6 bin zeytin ağacı kesildi... Anayasal 'yaşam hakkı' çiğnenerek halk taşlandı, kelepçelendi, yerlerde sürüklendi, barakalara kapatıldı, tehdit edildi... Peki Yırca'da 'katliam' nasıl yapıldı?
Haber: BARIŞ AVŞAR - baris.avsar@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – Manisa Soma’daki Yırca’da dün ‘bir dizi’ kanunsuz, sorgusuz, sualsiz uygulama yapıldı. Ancak ‘savaş halleri’nde uygulanabilecek bir ‘acele kamulaştırma’ yöntemi ile el konulan zeytinlik arazisinde termik santral yapmak isteyen Kolin Grubu’nun yöredeki köylerden devşirip ‘özel güvenlikçi’ yaptırdığı bir kalabalık eliyle halka uygulanan şiddet sonucunda 6 bin zeytin ağacı 3 saat içinde sökülüp atıldı. Ve birkaç saat sonra Danıştay’ın arazinin kamulaştırılmasıyla ilgili ‘yürütmeyi durdurma’ kararı geldi. Olması gereken buydu çünkü savaşta değildik! Ancak Yırca bir savaş alanına döndürülmüştü! Bu karar geldi fakat zeytin ağaçları geri gelmedi! 6 bin zeytin ağacı cinayeti ortada duruyor. Görülmemelerine imkan olmayacak kadar meydanda olan 'olağan' değil de 'sıralı şüpheliler'le ilgili bazı sorular ise şöyle:

Ağaçları sökülen Yırcalılar tel örgüleri yıktı

TAŞ ATAN ÖZEL GÜVENLİK !

2005’te yürürlüğe giren 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un temel vurgusu özel güvenlikle korunan bölgede yaşanabilecek herhangi bir ‘saldırı’ durumunda muhatap kişi ya da kişilerin ‘etkisiz’ hale getirilerek en kısa sürede devletin kolluk güçlerine teslim edilmesi gerektiği şeklindedir. Düne kadar zeytin topladığı ağaçlara ulaşması usulsüz bir kamulaştırmaya dayanılarak tel örgülerle engellenmiş halka taş atmak, yerlerde sürüklemek, gaz fişeği ile yaralamak, kelepçeleyip barakaya kapatmak, arabaya bindirip tehdit ederek gezdirip uzak bir yere götürüp bırakmak ‘bir an önce kolluk gücüne teslim etmek’ bu vurgu çerçevesinde değildir! 


DÖRT KERE GELİP GİDEN JANDARMA 

Yırcalılar özel güvenliğin bu muamelesine maruz kalırken devletten yardım istemişlerdir. Çünkü aslen saldırıya uğrayan onlardır! Devletin bölgedeki kolluk gücü olan jandarma bu çağrı üzerine gelmiş ve sonra… Gitmiştir! Evet hem de dört defa… “Tamam yahu olayı büyütmeyin, bir şey olmaz” gibi bir tutumla, ‘ortalığı sakinleştirip’ gitmiş, özel güvenliğin ‘müdahalesi’ tekrar başlayınca ve halk yeniden çağırınca tekrar gelmiş ve tekrar gitmiş, gelmiş gitmiş, gelmiş gitmiş!
Yırca muhtarı: Danıştay kararı katliamı unutturmak için

Memleketin herhangi bir yerinde en küçük bir gösteriye karşı TOMA’lı, ‘Akrep’li barikatlar kuran ‘kolluk gücü’ Yırca’da git gel benzin yakmıştır! 

Özel güvenlik şirketlerini denetlemek ve uygunsuz icraatlarına müdahale etmek İçişleri Bakanlığı’nın görevidir. Acaba ‘kamu düzenine’ yöneltilen bu saldırıya yeni terminoloji ile söylersek ‘misliyle’ karşılık verilecek midir? 

Aynı şekilde jandarma idari olarak Genelkurmay ve Milli Savunma Bakanlığı’na bağlıdır ancak iç asayişle ilgili konularda faaliyetlerinden İçişleri Bakanlığı sorumludur. Darp edilen vatandaşını ve 'milletin demirbaşı' 6 bin zeytin ağacını koruyamayan jandarmayla ilgili bir cezai işlem uygulanacak mıdır? Uygulanacaksa nasıl? Uygulanmayacaksa neden? 
Soma'da kurulması planlanan termik santral


'KAMU SPOTU'NA DÖNÜŞEN TARIM BAKANLIĞI

Tarım arazilerinin imara açılmasına karşı kamu spotu yaptırıp duran ama Manisa Tarım İl Müdürlüğü de 'olmaz' demesine rağmen Yırca’daki tarım arazisine tecavüz için çıkıp iki kelam etmeyen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker niye bu ‘geliyorum’ diyen katliama engel olma, müdahale etme sorumluluğu duymamıştır? Çalışma Bakanı’nın Ermenek’ten sonra yaptığı gibi çok sıkışırsa, “Tek kamu ben miyim?” deyip işin içinden çıkacağını mı düşünmektedir? Garip grafikli kamu spotları yaptırınca görevini tamamlamış olduğunu mu düşünmektedir?

 


Köylülerden buruk sevinç

Gezi Parkı eylemlerinin patladığı ve büyüdüğü günlerde yine böyle bir ‘yürütmeyi durdurma’ kararı Taksim projesi için gelmiş hatta dönemin Başbakan Tayyip Erdoğan da, “Bugünü mü buldunuz?” diye eleştirmişti. Gerçekten Taksim ‘patlayınca’ ve Yırca ‘yıkılınca’ mı toplanmaktadır yargı organları memleketin? HSYK’yı düzenlemelere doymayan Adalet Bakanlığı Mayıs 2013’ten, Kasım 2014’e devam edip gelen bu ‘hay Allah işe bak sen’ adaletini nasıl açıklamaktadır?