Ekonomi Bakanı Zeybekci:

Ekonomi Bakanı Zeybekci:
Ekonomi Bakanı Zeybekci:
- "Millet, bundan sonra bu ülkede cumhurbaşkanını 'ben' seçeceğim diyerek ana bir değişiklik yapmıştır. Siyasete düşen de bu ana değişikliğe uygun tali değişiklikleri yapmaktır" - "AK Parti tabanına baktığımız zaman yüzde 90 civarında seçim isteniyor. Koalisyon için çok düşük miktarda MHP'ye pozitif bakma var. İnşallah Başbakanımız ve Bahçeli'nin pazartesi günü yapacağı görüşmede olumlu sonuçlar çıkar diye düşünüyoruz, temenni ediyoruz"

DENİZLİ (AA) - Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin önemli bir değişiklik olduğunu belirterek, "Millet, bundan sonra bu ülkede Cumhurbaşkanını 'ben' seçeceğim diyerek ana bir değişiklik yapmıştır. Siyasete düşen de bu ana değişikliğe uygun tali değişiklikleri yapmaktır" dedi.

Bakan Zeybekci, Denizli Valiliği toplantı salonunda, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Denizli'deki 25 bin sosyal konut projesinin taraflarla bugün değerlendireceklerini söyledi. 

Konutların yapılacağı arazilerin teknik çalışmalarının tamamlandığını, devirle ilgili son aşamaya gelindiğini ifade eden Bakan Zeybekci, "Bu proje çok büyük, 25 bin konut yaklaşık 100 binin üzerinde nüfus demek. Bu da Denizli nüfusunun yüzde 10'u. Onun için bu projenin Denizli tarihinin en büyük projesinden biri olacağını 7 Haziran seçimlerinden önce söylemiştik" diye konuştu. 

Zeybekci, gelecek hafta projeyle ilgili daha detaylı bilgilerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. 

- Hükümet kurma süreci

Bakan Zeybekci, gazetecilerin koalisyon görüşmelerine ilişkin sorusu üzerine, partisinin milletin verdiği talimatı yerine getirmek için hiçbir ön şartlarının olmadığınını belirtti. Milli iradenin gösterdiği doğrultuda bütün siyasi partilerle aynı mesafede görüşeceklerini daha önce söylediklerini dile getiren Zeybekci, şöyle devam etti:

"Fakat ilk gün akşam gerek CHP 'nin, gerekse MHP 'nin söylemleri belliydi. İkinci gün, üçüncü gün, bir ay sonra bu söylemler farklılaştı. Hatta bir hafta önce farklıydı, şimdi çok daha farklı bir noktaya gelindi. Seçimlerin ardından ilk 3 gün içinde ülkeye 'hükümetsiz bırakmamak için gereğini yaparız. Gerekirse seçim hükümeti veya azınlık hükümeti için AK Parti 'ye destek veririz' diyen şimdi, 'Bunların hepsi kalkmıştır, ben farklı bir şey düşünüyorum' diyor. Siyaset, nezaket gereği bir partinin genel başkanının bu konularla ilgili söylemlerinin bu kadar farklılık teşkil etmesini, milletimizin takdirine bırakıyorum."

Başbakan Davutoğlu'nun koalisyon görüşmelerini şeffaf sürdürdüğünü, MHP ile görüşme talebini de bu doğrultuda ortaya koyduğunu dile getiren Bakan Zeybekci, "Türkiye için ideal olan, belirli prensiplerde anlaşılmış bir hükümetin çıkmasını temenni ediyoruz" dedi.

MHP'nin hükümet sorumluluğunu almak istemediğini açıkça beyan ettiğini, ana muhalefet olma gibi bir hayalinin bulunduğunu ifade eden Zeybekci, "'AK Parti ile CHP hükümet kursun, ben ana muhalefet olayım' diye talimatları, teklifleri var. AK Parti ile CHP'nin ne yapması gerektiği yönünde özel istekleri var. Biz parti tabanımıza baktığımız zaman, yaptığımız kamuoyu çalışmalarında seçim veya hükümet kurulması isteği farklıydı, ama şimdi daha farklı. Bütün partiler için böyle. AK Parti tabanına baktığımız zaman yüzde 90 civarında seçim isteniyor. Koalisyon için çok düşük miktarda MHP'ye pozitif bakma var. İnşallah Başbakanımız ve Bahçeli'nin pazartesi günü yapacağı görüşmede olumlu sonuçlar çıkar diye düşünüyoruz, temenni ediyoruz" diye konuştu.  

Zeybekci, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Türkiye 10 Ağustos 2014 tarihinde milletin doğrudan cumhurbaşkanını seçmesiyle yeni bir döneme girdiği, yönetim sisteminin bu anlamda değiştiği" sözlerine ilişkin sorusu üzerine, Türkiye'de millete sorarak anayasal değişiklik yapıldığını vurguladı.  

Türkiye'de Cumhurbaşkanı'nın milletin oylarıyla seçildiğini, bunun yeni bir durum ve bir değişiklik olduğunu vurgulayan Zeybekci, şunları kaydetti:

"Bu bizim yönetim sistemimiz ve şeklimizle ilgili ana bir değişikliktir. Halk oyuyla seçilen cumhurbaşkanını yok sayamazsınız. Türkiye olarak bundan sonra yapmamamız gereken iki şey vardır; ya milletimizin oylarıyla yaptığımız bu anayasal değişikliğe uygun sistemde bazı düzenlemeler yapması gerekir. Ya da ikinci olarak 'Olmadı, biz bunu beceremedik, Cumhurbaşkanını eski halde seçelim' dememiz gerekiyor. Ben ikincisinin olmasının Türkiye'nin demokrasi anlamında bir geri adım olacağını düşünüyorum. Bu değişikliği millet yapmıştır. Millet, bundan sonra bu ülkede cumhurbaşkanını 'ben' seçeceğim diyerek ana bir değişiklik yapmıştır. Siyasete düşen de bu ana değişikliğe uygun tali değişiklikleri yapmaktır."