Ekonomi Bakanı Zeybekci Denizli'de:

Ekonomi Bakanı Zeybekci Denizli'de:
Ekonomi Bakanı Zeybekci Denizli'de:
- "(Başkanlık sistemi tartışmaları) Türkiye'de eğer halk kendi oyuyla bir cumhurbaşkanı seçtiyse buna uygun bir rejimi, buna uygun bir siyasi sistemi de tartışmalı ve buna uygun bir çözüm de bulmalı"

DENİZLİ (AA) - Ekonomi bakanı Nihat Zeybekci, Başkanlık sistemi tartışmalarıyla ilgili, " Türkiye 'de eğer halk kendi oyuyla bir cumhurbaşkanı seçtiyse buna uygun bir rejimi, buna uygun bir siyasi sistemi de tartışmalı ve buna uygun bir çözüm de bulmalı" dedi.

Bakan Zeybekci, eşi Ayşen Zeybekci ile Colossae Otel'de Denizli İş Kadınları Birliği Derneği'nin kuruluş gecesi nedeniyle düzenlediği yemeğe katıldı.

Yemeğin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Zeybekci, "Paralel yapının uluslararası arenada Türk ekonomisinin aleyhinde çalışma yaptığı" iddialarına ilişkin soruya, Türk ekonomisi ile ilgili bu gibi şeylerle yaklaşık 2 yıldır karşılaştıklarını belirterek, "Türkiye'ye birileri hep bir son biçiyor ama o son biçenlerin hepsi o sona maruz kalıyor" dedi.

Bakan Zeybekci, şöyle konuştu:

"Dün yayımlanan bilgilerde, 47 ülke içinde Türkiye, borçları milli gelire oranıyla en iyi dokuzuncu. Bankaların yeterliliklerine baktığımız zaman Avrupa Birliği üyesi 28 ülkeden 22'sinden daha iyi. Türkiye 2014 yılında cari açığını yüzde 32 oranına iyileştirmiş. Dış ticaret açığında yüzde 22 oranında iyileştirmiş. Türkiye 2014 yılında 1,4 milyon vatandaşını iş sahibi yapmış. Bütçe açığı şu anda yüzde 1 seviyesine inmiş. Bütün bunlara baktığımız zaman Türk ekonomisi ile ilgili olumsuz bir şey söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum. Ben sadece onları millete ve Allah'a havale ediyorum. Ama maalesef bazı yayın organlarına baktığımız zaman tabii ki insanlar haberi dilediği gibi yorumlamakta özgürdür ama 180 derecede bir şey ters yorumlanmaz.

Bir tarafta siyah derken bir tarafta beyaz demek için herhalde renk körü olmak veya bazı duyu organlarının kapalı olması lazım. Biz kendimizden, ülkemizden eminiz. Ülkemizin ekonomisinin performansından eminiz. Yurt dışında karşılaştığımız bütün uluslararası kuruluşlarda ve yurtdışında bütün ekonomi bakanlarıyla yaptığımız görüşmelerde Türkiye'nin aldığı takdirler ortada. Onun için düzeltme ve aksini ispat etme ihtiyacını duymuyorum. Zaman herşeyin ilacıdır, göreceğiz inşallah."

- Başkanlık sistemi tartışmaları

Bakan Zeybekci, başkanlık sistemi tartışmalarının yapılmasının beklenen bir şey olduğunu dile getirerek, "Halkın seçtiği cumhurbaşkanı demek sorumluluk makamında olan bir cumhurbaşkanı haline geliyor. Çünkü halkın elinde şöyle bir hak var artık. 'Ben sana oy verdim, bunun hesabını senden sorarım' diyor. Hesap sorulan bir cumhurbaşkanı varsa bu cumhurbaşkanının meydanlara inmesi son derede normaldir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın meydanlara inmesiyle Türkiye'de başkanlık sistemi tartışmasının başladığını ifade eden Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de eğer halk kendi oyuyla bir cumhurbaşkanı seçtiyse buna uygun bir rejimi, buna uygun bir siyasi sistemi de tartışmalı ve buna uygun bir çözüm de bulmalı. Bunun adına kalkıp da Amerikan sistemi, Fransız sistemi veya başka sistemler demenin bir anlamı yok. Türkiye kendi sistemini ortaya koymalı. Bu sistem en demokratik sistem olmalı. Bu sistem hukuk normlarına en uygun sistem olmalı. Bu sistem milli iradenin ülke yönetimine ve hizmetine en yansıdığı sistem olmalı. Bu tartışmaya müsaittir, inşallah Türkiye bunun bir yolunu bulacaktır."

- Merkez Bankası

Bakan Zeybekci, TÜSİAD'ın Merkez Bankası'yla ilgili açıklamasını ise şöyle değerlendirdi:

"TÜSİAD'ın açıklamalarını görüyorum., Türkiye'de Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili bir tartışma şimdiye kadar başlamadı. Cümlelerin içine baktığımız zaman Merkez Bankası'nın bağımsızlığı konuşulmuyor. Yetki ve sorumluluklarıyla ilgili bir tartışma var. Dünyada büyük ekonomilerinin merkez bankalarına baktığımız zaman bir  çoğunda sadece sadece fiyat istikrarı ile ilgili bir sorumluluk yok. Yanında büyüme, dış ticaret, ihracat hatta istihdamla ilgili de öncelikleri dikkate alır diye bir sorumluluk var. Bizde merkez bankasının bu yönüyle tartışmamız gerekir. Yani bizim merkez bankamızda güçlü bir yetki var ama diğer taraftan bu yetkiyi kullanırken dikkat etmesini istediğimiz konular var. Sadece fiyat istikrarı ve finansal istikrar dersek bu yanlış olur. Bunun yanında eğer büyüme, dış ticaret dengesi, cari açık ve istihdamla ilgili öncelikleri de bunlara dikkat et dersek bence tartışma doğru yöne çekmiş oluruz.

TÜSİAD'ın değerli başkanı tebrik ediyorum, yeni görevinde de başarılar diliyorum. Ama şunu beklerdik, önce hükümet ile istişare ederek bu açıklamaları yapmış olsaydı daha sağlıklı olurdu. Göreve gelir gelmez uzaktan basın aracılığıyla mesajlaşmayı, Türkiye'de sanayici ve iş adamlarımızın bütün unsurlarıyla bence karşılıklı konuşabilmeliyiz diye düşünüyorum. Önce fikir alışverişinde bulunabilmeliyiz, istişare edebilmeliyiz, bunlara şimdiye kadar kapalı bir hükümet olmadık. İstişareyi ve müşavereyi, bu konularda fikir alışverişini hep öncelikli hale getirdik, ön planda tutmaya çalıştık. İnşallah ileride kendiliyle bu konuda konuşabiliriz diye düşünüyorum."