Otizm hastalarına "anne" oldu

Otizm hastalarına "anne" oldu
Otizm hastalarına "anne" oldu
- Denizli'de evlatlık edindikten sonra otizm hastası olduğu ortaya çıkan kız çocuğuna 40 yıldır bakan doktor, kurulmasına önayak olduğu dernek ile özel eğitim okullarında eğitim alan zihinsel çocuklara annelik yapıyor - Doktor Bahtiyar: "Rabbim o çocuğu bana ayırmıştı. İlk görmemde, bakışlarımızla inandım ki bu bana ait olması lazım"

DENİZLİ (AA) - Denizli'de evlatlık edindikten sonra otizm hastası olduğu ortaya çıkan kız çocuğuna 40 yıldır bakan doktor, kurulmasına önayak olduğu dernek ile özel eğitim okullarında eğitim alan zihinsel çocuklara "annelik" yapıyor.

Bulgaristan'dan 1970 yılında Türkiye 'ye göç ederek Denizli'ye yerleşen Dr. Ayten Bahtiyar (75), sağlık memuru eşi Macit Bahtiyar'la çocukları olmayınca bir çocuğu evlatlık edinmeye karar verdi. Bir çocuk yuvasında gözgöze geldiği 1 yaşındaki kız çocuğunu rahatsız olduğunu farkettiği halde evlatlık alan Bahtiyar, büyüttüğü kızının daha iyi şartlarda eğitim alması için Denizli Zihinsel Engelliler Derneği'ni kurdu.

Dr. Ayten Bahtiyar, otizm teşhisi konulan kızıyla yaşadıklarını, zihinsel engelli çocuklar için verdiği mücadeleyi AA muhabirine anlattı.

- "Rabbim o çocuğu bana ayırmıştı"

Eşiyle çocukları çok sevdiklerini, bu sevgiyle çocuksuz kalamayacaklarını düşünerek evlatlık edinmeye karar verdiklerini ifade eden Bahtiyar, 1975 yılında görev için gittiği İstanbul 'da Darülaceze'ye bağlı bir çocuk yuvasında gördüğü kız çocuğuyla göz göze gelme anını hiçbir zaman unutamadığını söyledi.

Bahtiyar, o anda yaşadığı duyguları şu şekilde dile getirdi:

 "Rabbim o çocuğu bana ayırmıştı. İlk görmemde, bakışlarımızla inandım ki bu bana ait olması lazım. O anda araştırdık. Bu çocuk bir aileye evlatlık olarak verilmişti, mahkeme kararı çıkmıştı. Ben İstanbul'dan bu çocuğa sahip olamadan döndüğüm için büyük üzüntüler yaşadım. Hastaneme döndüğümde bunu personelimle de paylaştım. O çocuğun tabelasında beyni geliştiren bir ilaç kullandığını görmüştüm ama o benim için, demek büyük evlat sevgisi, bir şey ifade etmedi. O şekilde de olsa bu çocuğu evlatlık düşünüyordum o andan itibaren. Bir hafta, on gün geçmedi, o aile vazgeçince bu çocuktan, biz çok çabuk İstanbul'a gidip evraklarımızı düzenledik ve ilk önce koruyucu aile olarak aldık. İsmi Reha idi, o İstanbul belediye başkanının eşinin himayesi altındaymış. Ben de o ismi muhafaza ettim, çok arzu ettiğimiz için Reha Arzu oldu benim kızım."

Davranışlarında tuhaflıklar sezdiği kızının kendisiyle kontak kurmadığını, çok ağladığını, değişik davranışlar sergilediğini, farklı farklı oyuncaklarla oynadığını anlatan Bahtiyar, Denizli ve daha sonra İzmir'de götürdüğü hastanelerde zeka geriliği teşhisi konulduğunu ifade etti. Konulan teşhisten memnun kalmadığını belirten Bahtiyar, "Bulgaristan'da üniversitedeki hocama götürdüm. Otizm teşhisi kondu. O yıllarda otizm çok fazla konuşulmuyordu, bilinmiyordu" dedi. 

- "İlk sınıfımız okulun kömürlüğüydü"

"Çocuğumuz olmadı, evlatlık aldık, o da otistik oldu. Buna pek üzülmedik" diyen Bahtiyar, Reha Arzu ile daha fazla ilgilendiklerini ancak okul çağına gelince sıkıntılarının arttığını vurgulayarak şunları söyledi: 

"Okul bulamadık kızıma. İlk bana gösterilen sınıf, bir okulun kömürlüğü oldu. Hep ağlıyordum Arzu'yu o sınıfa götürdükçe. O yıllar özel eğitim için öğretmen yoktu. Dönemin valisine bunları anlattım, bana devlet gücüyle bunları yapmam için yol gösterdiler. Bir dernek kurmaya karar verdim. Hedefim otistik çocuklara eğitim yuvası yapmak, okullar yapmak. Okullarımız hep kırsal, kötü yerlerde olduğu için hedefim okulu en güzel yerlerde yapmaktı. Kendi çocuğumu görerek diğer otistik çocukları da düşündüm. Kendi kızım büyüdükçe kafamda okullar icat ettim, o hedef arkasında koşturdum."

Evlat edindiğinde 1 yaşında olan Reha Arzu'nun şimdi 41 yaşında olduğunu söyleyen Bahtiyar, "Benim bütün varlığım, maddi manevi hep kızıma. Kızım diğer ailelere örnek oldu. Bu çocuklara iki şey onlara şart: sevgi ve eğitim. 40 yıldır bilfiil buna devam ediyorum. Müziğin kulağına hoş geldiğini tespit ettim. Piyano ile çok güzel konserler veriyor benim kız. Bütün apartman dinliyor onu. Yüzmeyi çok güzel geliştirdi, dünya birinciliği var, belki Türkiye'de ilk engelli sporcuydu o yıllarda" dedi.

- Sevgi ve eğitim

25 yıl önce kurduğu derneğin ardından zihinsel engelliler için eğitim kurumları yaptıklarını, bu kurumlarda bine yakın öğrencinin okuduğunu bunlardan 150'sinin otizmli olduğunu  dile getiren Bahtiyar, 2002 yılından sonra hükumetin engellilerle ilgili çalışmayı bir devlet politikası haline getirdiğini, Engelliler Kanunu'nun çıktığını, ücretsiz ulaşım imkanının yanı sıra maaş bağlandığını kaydetti.

Şimdi çok daha mutlu olduğunu dile getiren Bahtiyar, "Biz de dernek olarak daha fazla destek verelim okullara diye çalışıyoruz. Denizli'de otistik köy kurmayı hedefliyorum. Yorulmak yok, o son hedefimizi yapmamız lazım. İnanıyorum daha güzel günler gelecek" şeklinde konuştu.