"Açıklamalara en net duruşun HDP'den gelmesi lazım"

"Açıklamalara en net duruşun HDP'den gelmesi lazım"
"Açıklamalara en net duruşun HDP'den gelmesi lazım"
- Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Anadolu Bölgesi Grubu Sekreteri Ekmen: - "(KCK'dan yapılan açıklama) Bu, her şeyden önce HDP'nin demokratik ve siyasi meşruiyetine yönelik bir saldırıdır. Açıklamalara karşı en net duruşun HDP'den gelmesi lazım" - "HDP'nin top çeviren, topu taca atan yaklaşımlarla bu olayı görmezden gelmesi doğru değil" - "Hiç kimsenin Çözüm Süreci'ni sonlandıracak güce ve cesarete sahip olmadığına inanıyorum"

DİYARBAKIR (AA) - SEMA KAPLAN - Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Anadolu Bölgesi Grubu Sekreteri Mehmet Emin Ekmen, KCK'dan yapılan açıklamaya ilişkin, "Bu, her şeyden önce HDP'nin demokratik ve siyasi meşruiyetine yönelik bir saldırıdır. Açıklamalara karşı en net duruşun HDP'den gelmesi lazım. HDP'nin top çeviren, topu taca atan yaklaşımlarla bu olayı görmezden gelmesi doğru değil" dedi.

Ekmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, KCK'nın baraj yapımına devam edilmesine saldırılarla karşılık verileceği açıklamalarının ardından terör eylemlerinin başladığını belirtti.

Terör örgütü elebaşlarından Murat Karayılan'ın "ateşkes" ile ilgili "Çözüm Süreci'nin sonlandırılmadığı, yeni hükümet ile bu konunun yeniden ele alınacağı"na ilişkin açıklamalarının birkaç açıdan değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ekmen, "2007 yılında Demokratik Toplum Partisi (DTP) yıllar sonra Meclis grubu kurduğunda PKK , Meclis kapalıyken yapmış olduğu Hantepe, Dağlıca ve Aktütün saldırılarıyla o zaman ki siyasetin etkisini sıfırlamıştı. DTP'yi bir anlamda ölü doğuma mahkum etmişti. Şimdi de HDP 80 milletvekiliyle Meclis'e geliyor. Oy verenlerin büyük bir kısmı 'HDP Meclis'te olsun, Çözüm Süreci sağlıklı şekilde ilerlesin, terör bir daha olmasın' diye oy veriyor ancak Meclis yemin töreni ile henüz açılmış iken yeni bir terör dalgası geliyor. Bu, her şeyden önce HDP'nin demokratik ve siyasi meşruiyetine yönelik bir saldırıdır. Açıklamalara en net duruşun HDP'den gelmesi lazım. HDP'nin top çeviren, topu taca atan yaklaşımlarla bu olayı görmezden gelmesini doğru bulmuyorum" diye konuştu.

Bu tür saldırıların ve açıklamaların kabul edilemez olduğuna işaret eden Ekmen, "Bir yandan barajlara saldıracaksınız diğer yandan da 'yeni kurulacak hükümetle de Çözüm Süreci'ni konuşmaya devam edeceğiz' diyeceksiniz. Hiçbir hükümet terör saldırıları devam ederken Çözüm Süreci'ni konuşma gücü ve kuvvetini bulamaz" dedi.

Ekmen, bu eylemlerin bir an önce sonlandırılması gerektiğini belirterek, baraj ve karakollara yol yapımı gibi hususlara dair varsa sorunların terör eylemleriyle değil, siyasi zeminde konuşularak, tartışılarak çözülmesi gerektiğini dile getirdi.

- "Bu duruşun Çözüm Süreci ile bağdaşmadığı açık"

Yaklaşık 2 yıldır baraj, yol ve karakol yapımlarına yönelik bir eleştirinin zaten var olduğunu hatırlatan Ekmen, şunları söyledi:

"2013 Ocak ayından bu yana değişen ne oldu? Bugüne kadar sürekli eleştirilen ama rutin olarak devam eden bu husus, bugün neden Çözüm Süreci'ni tehlikeye atacak bir argümana dönüştürüldü? Burada akla ilk gelen KCK'nın, demokratik meşru siyaset zeminin güçlenmesinden duyduğu kaygıdır. Oysa Çözüm Süreci'nin kendisi budur. Siyaseti, demokratik zemini güçlendireceksiniz ve örgüt mensupları silahlı mücadele yerine siyaset yapmayı tercih edecek. Dolayısıyla bu davranışın, yaklaşımın ve duruşun Çözüm Süreci'nin ruhuyla, kendisiyle bağdaşmadığı açık."

- "Toplum, 'hala çatışmadan umduğun fayda nedir?' diye sorgular"

Bu konuda HDP'ye büyük görev ve sorumluluk düştüğüne dikkati çeken Ekmen, "HDP'nin seçimde elde ettiği başarı ve halktan aldığı destekle KCK'nın bu kararına karşı, Türkiye kamuoyundan yükselen sesi ve tepkileri ifade ederek, KCK nezdinde bu kararın geri alınması ve tekrar çatışmasızlık dönemine dönülmesi için girişimde bulunması gereklidir" şeklinde konuştu.

Ekmen, şöyle devam etti:

"Bir yanda 'demokrasi, siyaset, barış diyeceksiniz, barajı geçeceksiniz ama diğer yandan bizim etkide bulunamadığımız bir grup terör yapıyor' diyeceksiniz. Bu, çok ciddi ikircikli (kararsız, işkilli) bir tutum olur. Hele bu başarıdan sonra toplum bunu daha net sorgular ama toplum, seçim sonuçlarından sonra 'senin hala çatışmadan umduğun fayda nedir?' diye bu tutumu sorgular."

"Hiç kimsenin Çözüm Süreci'ni sonlandıracak güce ve cesarete sahip olmadığına inanıyorum. Kandil'den yapılan açıklama da buna delalet" diyen Ekmen, her şeye rağmen Çözüm Süreci'nin devam etmesi gerektiğini dile getirdi.