Bakanlar Yılmaz ve Eker Diyarbakır'da

Bakanlar Yılmaz ve Eker Diyarbakır'da
Bakanlar Yılmaz ve Eker Diyarbakır'da
- Kalkınma Bakanı Yılmaz: "Hiç kimsenin kendisini baskı altında hissetmediği, özgür iradesiyle neye inanıyor, kimi destekliyorsa gidip sandıkta onu ifade ettiği bir ortam hepimizin ortak arzusu" - "Özgür iradesiyle bir insandan aldığınız bir oy, baskıyla verilen bin oydan daha değerlidir" - Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker: "İnşallah Türkiye kendi sivil toplumu, sivil toplum temsilcileri ve parlamenterlerinin oluşturduğu, inşa ettiği bir anayasaya kavuşur"

DİYARBAKIR (AA) - Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, hiç kimsenin kendisini baskı altında hissetmediği bir ortamda sandığa gidilmesini arzuladıklarını belirterek, "Özgür iradesiyle bir insandan aldığınız bir oy, baskıyla verilen bin oydan daha değerlidir" dedi.

Diyarbakır'daki temaslarını sürdüren Bakan Yılmaz ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, ildeki bazı sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve meslek odalarını ziyaret etti.

Bakanlar Eker ve Yılmaz daha sonra Diyarbakır Barosu'na geçerek Baro Başkanı Tahir Elçi ile görüştü.

Bakan Yılmaz, demokrasi ve hukukun bu ülkenin kalkınması, gelişmesi ve daha ileriye gitmesi anlamında son derece önemli olduğunu söyledi.

- "Vesayetçi bir demokrasiden yeni yeni normal bir demokrasiye gelmiş durumdayız" -

Demokrasi ve hukuk olmadan ülkelerin sadece belli bir seviyeye kadar gelişebildiğini ifade eden Yılmaz, şunları dile getirdi:

"Özellikle belli bir eşiğe, örneğin kişi başına 10 bin dolar gibi bir eşiği geldiğiniz zaman daha fazla ileriye gitmeniz, ileri bir ülke denilen seviyeye ulaşmanız için mutlaka hukuk düzeninin çok iyi oturması ve işlemesi gerekiyor. Her türlü vesayetten uzak, evrensel normlara dayalı bir şekilde hukuk düzeninin işlemesi gerekiyor. Türkiye bu anlamda maalesef geçmişte çok sıkıntılar yaşadı. Vesayetçi bir demokrasiden henüz yeni yeni normal bir demokrasiye gelmiş durumdayız."

Yılmaz, ekonominin sağlıklı işlemesi için hukuk düzeninin belirsizlikleri azaltması ve iyi işlemesinin önemli olduğuna işaret ederek, "Geçmişte adalet maalesef vatandaşlarımızın memnun olduğu bir alan olmadı. Tabii son dönemde yaşadığımız hadiseler iyice güveni maalesef örselemiş durumda. Bizim bütün toplumsal kesimlerle adalet sistemine güveni en güçlü şekilde tesis etmemiz lazım. Hukuk ve iyi işleyen bir adalet sistemi hepimize lazım" şeklinde konuştu.

- "Özgür ve adil seçimler demokrasinin olmazsa olmazıdır" -

"Hiç kimsenin kendisini baskı altında hissetmediği, özgür iradesiyle neye inanıyor, kimi destekliyorsa gidip sandıkta onu ifade ettiği bir ortam hepimizin ortak arzusu. Özgür iradesiyle bir insandan aldığınız bir oy, baskıyla verilen bin oydan daha değerlidir" diyen Yılmaz, şunları kaydetti:

"Özgür ve adil seçimler demokrasinin olmazsa olmazıdır. Bir kişiyi istemediği halde bir yöne doğru sevk etmek, baskı yapmak o insana karşı büyük bir saygısızlıktır. Baskıyla alınmış bir oyun hiçbir kıymeti yok. Hukukun şeffaf bir şekilde işlediği, seçim öncesi, seçim günü ve sayın sırasında hiç kimsenin speküle etmediği şeffaf bir şekilde işleyen, herkese hakkının verildiği süreci hepimiz arzu ediyoruz. Seçim çalışmaları sırasında da kimseye baskı yapılmamalı. Herkes özgür iradesiyle propagandasını yapabilmeli, fikirlerini ifade edebilmeli."

- "Bu şehrin kalbinde barış var" -

Bakan Eker de Diyarbakır'ın geçmişte çok acılar yaşadığına ifade etti.

"Bu şehir son 30 yıldır gerek altyapısı gerek üst yapısı gerekse de kamuoyundan aldığı hizmetler yönüyle oldukça sıkıntılar yaşadı" ifadesini kullanan Eker, son 12 yıl içerisinde bu yaraların olabildiğince sarıldığını vurguladı.

Bu seçimin olgunlukla geçeceğine inandığını aktaran Eker, "Bu şehirde Müslümanlar ile Müslüman olmayanlar arasında bile akrabalık formları geliştirilmiş. Bu, bu şehrin kültürüne ait bir şey ve dünyada başka bir yerde yok. Bu şehrin kalbinde barış var. Dolayısıyla bu şehir herkesten her yerden daha fazla bu kültürün derinliğine sahip bir şehirdir" diye konuştu.

Eker, şöyle konuştu:

"Bugüne kadar ki tüm anayasalar darbe ürünüydü. Bu yasalar askerler eliyle veya askerlerin seçtiği insanlar tarafından danışma meclislerinde yapıldı. Hala yönetildiğimiz anayasa da maalesef böyle bir anayasadır. İnşallah Türkiye kendi sivil toplumu, sivil toplum temsilcileri ve parlamenterlerinin oluşturduğu, inşa ettiği bir anayasaya kavuşur. Seçimlerin buna yol açmasını temenni ediyoruz."