Başbakan Yardımcısı Arınç, Diyarbakır'da

Başbakan Yardımcısı Arınç, Diyarbakır'da
Başbakan Yardımcısı Arınç, Diyarbakır'da
- Arınç: "Mahalli seçimlerde kişiler önemlidir, milletvekili seçimlerinde siyasi partinin kendisi önemlidir"

DİYARBAKIR (AA) - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Mahalli seçimlerde kişiler önemlidir, milletvekili seçimlerinde siyasi partinin kendisi önemlidir" dedi.

Diyarbakır'da basın mensuplarıyla bir araya gelen Arınç, AK Parti 'nin milletvekili adaylarıyla ilgili hazırladığı listelerin başarılı olduğunu düşündüğünü söyledi.

Arınç, listelerin oluşturulmasında bir heyetin karar verdiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Bu listedeki şahısların kıymeti, önemi ne kadar ise milletvekili seçimine gidiyoruz ki burada öncelikli olan şey mutlaka siyasi partinin kendisidir. AK Parti'nin milletvekili aday listesini hazırlarken o şehrin yerlisi, saygınlık içinde olan, o şehirde geçmişi ile bugünü ile değerlendirilebilecek isimlere arkadaşlarımız zorlukla besmele çekerek yazmışlardır. Bu listenin siyasi parti olarak değerlendirilmesini arzu ederiz. Mahalli seçimlerde kişiler önemlidir, milletvekili seçimlerinde siyasi partinin kendisi önemlidir ve öncedir. Mahalli seçimlerde bile şehre uzaktan bakmış, şehirle hiçbir irtibatı olmamış insanları emir komuta ile aday tayin etmeye ve seçtirmeye gayret edenler bir tarafta, şehrin dinamiklerini ön planda düşünen ve dinamiğin başına da hükümetin en güçlü bakanını getiren bir tercihi düşünün."

Bir gazetecinin, "Kürdistan Gazeteciler Cemiyeti'ni kurmak istiyoruz. Tüzüğünü ve altyapısını hazırladık. Bu konuda destek verir misiniz?" sorusuna Arınç, TRT Şeş ismi ile başlatılan, çok başarılan ve halk tarafından sevgiyle karşılanan kanalın gerçek ismine kavuştuğunu söyledi.

Arınç, bu kapsamda yayın yapan TRT'nin  3 ayrı kanalının olduğunu ifade eden Arınç, mevzuata ve hukuka uygun olması halinde farklı cemiyetlerin de kurulabileceğini, yaşatılabileceğini belirtti.

Dernekleşmenin, vakıflaşmanın yani tüzel kişilik, hukuki şahsiyet kazanmanın faydalı olduğuna inandıklarına işaret eden Arınç, "Ancak bu söylediğiniz isimlerle bazı partiler de kuruldu bildiğim kadarıyla. O partilerden ihtilaf konusu olan bir ikisini hatırlıyorum. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı o konuda ne yaptı habersizim ama bu isimleri taşıyan cemiyetlerin kurulup, kurulamayacağı konusunda bir hukuki çalışma yapın. Uygunsa şüphesiz kurabilir ve faaliyetlerinizi yürütebilirsiniz" şeklinde konuştu.

"Diyarbakır medyası güçlüdür. Yerel ve ulusal basının temsilcileri saygın çalışkan ve gayretli arkadaşlarımızdır" diyen Arınç, Türkiye 'nin hak mücadelesi veren, ideolojik kavgayı bir kenara bırakıp üyelerinin daha ileri haklar alması için mücadele eden sendikalara ihtiyacı olduğunu, hepsine saygı duyduklarını belirtti.

Medya İşçileri Sendikası'nın (Medya-İş) üye sayısının da arttığına dikkati çeken Arınç, şunları dile getirdi:

"Daha önceki bir konuşmamda Medya-İş Sendikasını biraz fazla methetmiştim ki rakip sendika hakkımda dava açtı. Önce bir tazminat aldılar ama sonra mahkeme bozdu bereket. Tazminattan kurtulmuş olduk. Ben sendikacılığa karşı bir insan değilim çünkü siyasi hayatımda sendikaların avukatlığını yaptım. Çalışanların haklarını alınmasında bu hakların ileriye götürülmesinde sendikaların faydasını işlevini bilen biriyim. Medya-İş Sendikası da tüm iş kollarında ve iş yerlerinde büyük bir atakla üye sayısını artırıyor. Birinci olan sendikayı yakalamasına da herhalde 50-60 üye kaldı."