Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz:

Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz:
Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz:
- "HDP'lilerin de MHP'lilerin de olduğu bir kabinemiz var. Türkiye'nin bütün renklerini yansıtan bir kabinemiz var. Bu da AK Parti'nin getirdiği noktayı gösteriyor. Eski kutuplaşmaların, çatışmaların anlamını yitirdiğini gösteriyor" - "AK Parti ne yaptı?' diyorlar. İlk defa Türkiye Cumhuriyeti'nde başörtülü bir bakanımız var. Bu yetmez mi Allah aşkına. Bırakın o yatırımları ve hizmetleri, AK Parti insanımızın inancını özgürce yaşamasının önünü açtı" - "Özgürlüklere sonuna kadar varız ama şiddeti, silahı kabul edemeyiz. Hani dağdan inecektiniz, siyaset yapacaktınız? Niye gençleri, çocukları dağa götürüyorsunuz. Silahlar bırakılacaktı, bırakılmanın ötesinde yurt dışına çıkarılacaktı veya gömülecekti. Peki oldu mu? Tam aksine her tarafa silahların yığıldığını görüyoruz" - "Silvan Barajı başta olmak üzere yüz binlerce insana iş sağlayacak yatırımlara saldıracaksınız, diğer taraftan döneceksiniz diyeceksiniz ki 'Bu devlet bölgeye ayrımcılık yapıyor, hizmet etmiyor'. Böyle bir anlayış samimi bir anlayış değil"

DİYARBAKIR (AA) - Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, HDP'lilerin de MHP 'lilerin de olduğu bir kabinenin olduğunu belirterek, "Türkiye'nin bütün renklerini yansıtan bir kabinemiz var. Bu da AK Parti'nin getirdiği noktayı gösteriyor. Eski kutuplaşmaların, çatışmaların anlamını yitirdiğini gösteriyor" dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Kutbettin Arzu, eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Diyarbakır'a gelen Yılmaz, bir otelde düzenlenen  AK Parti Diyarbakır İl Danışma Meclisi toplantısında, konuşmasına 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutlayarak başladı.

 Kurtuluş Savaşı'nda bir etnik grup, mezhep ve inanç grubunun tek başına mücadele etmediğini, aksine her kesimin yer aldığını anımsatan Yılmaz, şunları söyledi:

"Bu zafer hepimizin zaferi bu vatan hepimizin vatanı bu devlet de hepimizin devletidir. Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkezi'yle hepimizin vatanı ve devleti. Alevisi, Sünnisi, değişik inanç gruplarıyla herkesin ortak vatanı. Bu vesileyle şehitlerimize rahmet diliyorum. Milletimize başsağlığı diliyorum. İnşallah şehit haberleri almadığımız çok daha huzurlu, birlik ve beraberlik içinde bir ülkeyi de inşa edeceğiz."

- "Sivil anlayışa saldırıyor"

Yılmaz, hukukla hareket eden bir devlet olarak bütün çeşitlilikleri kucaklayan geniş bir vatandaşlık anlayışıyla hareket ettiklerini kaydetti. 

"Alevi vatandaşlarımızın bir sorunu varsa 'bu bizim sorunumuzdur' diyoruz ve bunu çözmenin yollarını arıyoruz, Kürt vatandaşımızın bir sorunu varsa 'bunu biz nasıl çözeriz?' diye kafa yoruyoruz" diyen Yılmaz, demokratikleşme sürecinin kesintisiz şekilde devam edeceğini işaret etti.

Diyarbakır'da AK Parti İl Başkanlığı binasına defalarca saldırı düzenlendiğini hatırlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

"AK Parti'ye saldıran zihniyet aslında demokrasiye saldırıyor, sivil anlayışa saldırıyor. Hiçbir farklılığı istemediğini açık ve net şekilde ortaya koyuyor. Kürtleri tek tipleştirmeye çalışıyor. Bu zihniyet totaliter, faşizan bir zihniyettir. Bu zihniyetten ne Kürtlere ne de başka bir etnik gruba fayda gelmez. Taziye kültürümüzden düğün kültürümüze kadar birçok alana sirayet edip, bu toplumun geleneğini, adetini bozan bu zihniyete hep birlikte 'dur' dememiz lazım."

- "Her tarafa silahların yığıldığını şimdi görüyoruz"

Başbakan Yardımcısı Yılmaz, Çözüm Süreci'nin özünde dağda elinde silahlı insan kalmaması olduğunu ancak bunun aksine binlerce insanın dağa götürüldüğünü belirtti.

Bunun seçimden sonra yaşanan bir gelişme olmadığını ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:

"Hani dağdan inecektiniz, siyaset yapacaktınız? Niye gençleri, çocukları dağa götürüyorsunuz. Çözüm Süreci'nde terör örgütünün yaygın, sistemli, kasıtlı istismarı olduğunu hepimizin görmesi lazım. Bu süreci içlerine sindiremediler, sözleriyle amelleri birbirini tutmadı. Silahlar bırakılacaktı, bırakılmanın ötesinde yurt dışına çıkarılacaktı veya gömülecekti. Peki oldu mu? Tam aksine her tarafa silahların yığıldığını şimdi görüyoruz. Diyarbakır'da yakalanan silahlar sadece bir cephanelik gibi." 

- "Ya silah ya demokrasi"

AK Parti, HDP, MHP ve  CHP 'ye oy veren herkesin bu zihniyete karşı çıkmasını isteyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun karşısında durmazsak ne Diyarbakır'ı kalkındırabiliriz ne bölgemizi ne de ülkemizi dünyada hakkettiği yere getirebiliriz. Algı operasyonlarını dağıtmamız lazım. Bunlar ideolojik söylemlerle, yerel medyayı da iyi kullanarak bir takım sivil gibi görünen yapıları da iyi kullanarak toplumda bir imaj oluşturuyorlar. Bu imaja karşı mücadele etmemiz lazım. Özellikle de gençlerimize bunu anlatmamız lazım. Onların bir takım zararlı yerlere gitmesini engellememiz lazım."

Demokrasi ve silahın aynı anda bulunmayacağına vurgu yapan Yılmaz, "Tercih yapmak durumunda herkes. Ya silah ya demokrasi. 'Hem demokrasi olsun hem silah olsun', böyle bir şey yok. İkisinin aynı anda yaşanması mümkün değil" ifadelerini kullandı.

- "Demokratikleşme yolundan hiçbir zaman dönmeyeceğiz"

Yılmaz, devlet olarak halka eziyeti yapanlara karşı her türlü önlemi aldıklarını ve almaya da devam edeceklerini belirterek, halkın güvenliğini sağlamanın devletin birinci görevi olduğunu işaret etti.

Hiçbir partiyi düşman olarak görmediklerini dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:

"Siyasi rekabete varız. Özgürlüklere sonuna kadar varız ama şiddeti, silahı kabul edemeyiz. Bir insanın özgürlüğüne saldırmak en büyük saldırıdır. Bir insanın iradesine baskı yapmak aslında o insana yapılabilecek en büyük kötülüklerdendir. İrade gasbı ve hırsızlığıdır. Demokratikleşme yolundan hiçbir zaman dönmeyeceğiz. Daha fazla özgürlük daha fazla demokrasi ama bir taraftan da kamu düzenini de sonuna kadar sağlamak. Bu ikisini bir arada, el birliğiyle götüreceğiz."

Yılmaz, terör örgütünün saldırıları nedeniyle iş yerini taşımak isteyenlerin bulunduğuna işaret ederek, "Silvan Barajı başta olmak üzere yüz binlerce insana iş sağlayacak yatırımlara saldıracaksınız, diğer taraftan döneceksiniz diyeceksiniz ki 'Bu devlet bölgeye ayrımcılık yapıyor, hizmet etmiyor'. Böyle bir anlayış samimi bir anlayış değil" şeklinde konuştu.

- "Gelin hep birlikte silahı, şiddeti lanetleyelim"

Kalkınma Bakanlığını HDP'li bir bakana devrettiğini anımsatan Yılmaz, şunları dile getirdi:

"Buyursunlar gelsinler bu bölgedeki barajlarla, yollarla, eğitimle, sağlıkla ilgilensinler. Ben merak ediyorum doğrusu, sayın bakanımız keşke Diyarbakır'a gelse Silvan Barajı'nı yerinde incelese, bu barajın neler getirdiğini insanlarımıza, çiftçimize neler kazandıracağını yerinde görse, sonra da açıklama yapsa (Bu barajımıza saldırmayın, bu baraj bir yatırım. Milyarlarca lira devlet yatırım yapıyor. Gelin hep birlikte bu barajı koruyalım, daha hızlı gerçekleştirelim). Bakalım yapacak mı, göreceğiz. Bu sadece AK Parti'nin görevi değil ki HDP'nin de diğer partilerin de görevi. Bu ülke hepimizin ülkesi, bu insan hepimizin insanı. Gelin hep birlikte silahı, şiddeti lanetleyelim."

- Diyarbakır'a yapılan yatırım 10 kat arttı

Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz huzurun kalkınmadaki önemine vurgu yaparak, "Huzur ve birlikteliğin sağlanmasıyla Diyarbakır koşmayacak adeta uçacak. 2002 yılında Diyarbakır'a 118 milyon lira kamu yatırımının gerçekleştirildi, 2015 yılında ise 10 kat artışla 1.1 milyar liraya yükseldi" dedi.

- "İlk tecrübe yaşıyor"

Yılmaz, seçim hükümetiyle Türkiye'nin ilk tecrübe yaşadığını anımsatarak, demokrasinin böyle geliştiğini, sorunların çıktığını, çarelerin üretildiğini ve demokratik tecrübenin, derinliğin arttığını vurguladı.

Bunun Türkiye'de demokrasinin gelişimine katkı sunacağına inandığını kaydeden Yılmaz, "İlk tecrübe yaşıyoruz" diye konuştu.

7 Haziran'da yapılan seçimin ardından yıkmak için birleşenlerin yapmak konusunda birleşemediğinin görüldüğüne dikkati çeken Yılmaz, ilk gece 'erken seçime gidelim' diye çağrı yapan MHP'nin şimdi farklı konuştuğunu belirtti.

- "HDP'ye oy verenler ile HDP üst yönetiminin derdi başka"

Yılmaz, iktidar olma hedefi bulunmayan HDP'nin, AK Parti'yi bölgeden dışlama hedefinde bulunarak, "AK Partiliyim" diyenleri linç etmeye çalıştığını vurguladı.

HDP'nin, CHP'nin iktidara gelmesini istediğini, oysa yaşananların, çok şeyin temelinde CHP zihniyetinin bulunduğu işaret eden Yılmaz, şunları söyledi:

"Bu HDP'nin CHP aşkı nerden geliyor? Niye bu kadar seviyorlar? Niye böyle bir derdi var? Bunu hepimizin, özellikle bölgedeki insanlarımızın sorgulaması, düşünmesi lazım. HDP'ye oy verenler ile HDP üst yönetiminin derdi başka. HDP'ye oy veren kardeşlerimizi kucaklıyorum. Onlarla sohbet edip, konuştuklarımızı paylaşın. Onlar bizim insanımız, kardeşimiz, canımız, ciğerimiz onların gönlünü kazanmamız lazım. HDP'nin yaptıklarını iyi anlatmamız lazım. İnsanımızı sahipsiz bırakmayalım."

- "İlk defa başörtülü bir bakanımız oldu"

Oluşturulan hükümet içerisinde başörtülü bakanın bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

"İlk defa başörtülü bir bakanımız oldu, 'AK Parti ne yaptı?' diyorlar. İlk defa Türkiye Cumhuriyeti'nde başörtülü bir bakanımız var. Bu yetmez mi Allah aşkına? Bırakın o fiziki yatırımları ve hizmetleri, AK Parti insanımızın inancını özgürce yaşamasının önünü açtı. Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızdan, vesile olanlardan Allah razı olsun. Bu toplum normalleşiyor, ne güzel. Başörtülü de başı açık da bizim kardeşimiz. Hepsi bizim onurlu, eşit vatandaşlarımız. Bunlar niye siyaset yapmasınlar niye bakan olmasınlar? AK Parti bununla yeni bir adım atmış oldu. HDP'lilerin de MHP'lilerin de olduğu bir kabinemiz var. Türkiye'nin bütün renklerini yansıtan bir kabinemiz var. Bu da AK Parti'nin getirdiği noktayı gösteriyor. Eski kutuplaşmaların, çatışmaların anlamını yitirdiğini gösteriyor. Yeni Türkiye'nin doğuşunu gösteriyor."

- "Kürtlere hizmet etmediğini iyi biliyoruz"

Eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, AK Parti'nin başlattığı Çözüm Süreci'ni, "barış" deyip, savaş çığlıkları atanların zehirlediğini söyledi. 

Kan ve gözyaşından beslenenlerin, istismarın özlemi içerisinde olduğunu dile getiren Eker, oysa bölge halkının onlardan terör örgütü PKK 'ya karşı açık tavır beklediğini kaydetti.

HDP'nin Kürt vatandaşlardan mağduriyet ve tehdit dili kullanarak oy talebinde bulunduğunu ifade eden Eker, ancak bu partinin barışı savunmadığının ortaya çıktığını dile getirdi.

Tuzak kurularak polislerin şehit edildiğini, esnaftan ve iş adamından haraç alındığını aktaran Eker, bu zihniyettekilerin sadece terör örgütü PKK mensuplarını Kürt olarak kabul ettiğini bildirdi.

"Biz Kürdüz PKK'lı değiliz, PKK bizi temsil etmiyor. PKK'nın anlayışı, çizgisi, terör eylemleri, zihniyeti asla çıkarlarımızla ilgili değildir" diyen Eker, şöyle konuştu:

"Olsa olsa Kürtlerin çıkarlarının önündeki engeldir. Eğer mesele özerklik, demokrasi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, Kürtlere daha fazla hak ve özgürlük ise bunun tartışılacağı yer Meclis'tir. Bomba atarak, mayın döşeyerek, polis ve asker öldürerek bunu gerçekleştiremezsiniz. O zaman sen aktör değil, dublörsün. Kimlere hizmet ediyorsun? Kürtlere hizmet etmediğini iyi biliyoruz."

- "Haince planlarla halkı AK Parti'ye karşı kıştırmaya çalışıyorlar"

Eker, Ortağoğu'nun yüz yıl aradan sonra yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını vurgulayarak, "Ama Ortadoğu'nun Müslüman mazlum halkı Kürtler üzerinde bir takım operasyonlar düzenleniyor. Bunu Kürtler aleyhine olarak kullanmaya çalışan da terör örgütü PKK'dır" diye konuştu.

İnsanlara baskı yaparak AK Parti'ye olan ilginin engellenmeye çalışıldığını belirten Eker, "Suriye ve Gezze'de öldürülen çocuğun fotoğrafını sanki bölgede öldürülmüş gibi gösteriyorlar. Bu kadar haince planlarla halkı AK Parti'ye karşı kışkırtmaya çalışıyorlar. Çözüm Süreci'ni istismar ettiler. Siz insanlığa karşı suç işliyorsunuz" ifadelerini kullandı.