Diyarbakırlı adaylardan "seçmene baskı" iddiasına tepki

Diyarbakırlı adaylardan "seçmene baskı" iddiasına tepki
Diyarbakırlı adaylardan "seçmene baskı" iddiasına tepki
- Diyarbakır'daki bazı milletvekili adayları, 7 Haziran'da yapılacak milletvekili genel seçimi öncesinde terör örgütü PKK'nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde seçmene baskı uyguladığı iddialarını değerlendirdi - AK Parti Diyarbakır milletvekili adayı Parlak: "Seçmeni dinledikçe ciddi bir korkunun olduğunu görüyoruz. İnsanlar tedirgin. 'Köyden şu kadar oy çıkmazsa' veya 'Başka bir partiye oy çıkarsa sonuçlarına katlanacaksınız' şeklinde tehditler alıyorlar'' - MHP Diyarbakır milletvekili adayı Karakoç: "Terör örgütü PKK mensupları ikişerli grup halinde kimi yerlerde silahlı kimi yerlerde silahsız olarak köyleri gezerek kanaat önderlerini özellikle köy muhtarlarını baskı altına alıyorlar" - Diyarbakır bağımsız milletvekili adayı Yapıcıoğlu: "Saygıların en kötüsü korkudan dolayı duyulan saygıdır. Vatandaştan müsterih olmasını sandığa gittiğinde hür iradesi ile oy kullanmasını istiyoruz"

DİYARBAKIR (AA) - HASAN NAMLI / ÖMER YASİN ERGİN - Milletvekili genel seçimi öncesinde terör örgütü PKK 'nın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde seçmene HDP'yi desteklemeleri konusunda baskı yaptığı iddiası, diğer partilerin adaylarının tepkisine neden oldu.

AK Parti Diyarbakır milletvekili adayı Alaattin Parlak, AA muhabirine, yaptığı açıklamada, ilçe, köy ve beldelerde aktif olarak seçim çalışmalarını yürüttüklerini söyledi.

Bölgede seçmenin ciddi bir baskı altında olduğunu ifade eden Parlak, "Seçmeni dinledikçe ciddi bir korkunun olduğunu görüyoruz. İnsanlar tedirgin. 'Köyden şu kadar oy çıkmazsa' veya 'Başka bir partiye oy çıkarsa sonuçlarına katlanacaksınız' şeklinde tehditler alıyorlar" dedi.

İnsanların özgür iradesiyle sandığa gidip oy kullanmasını istediklerini belirten Parlak, "Bu bağlamda seçmenlere ya da vatandaşlara yönelik bütün baskıları reddediyoruz. Böyle bir baskı demokrasinin geleneğinde yoktur'' diye konuştu.

HDP'nin barajı aşamaması ile ilgili endişelerin baskıların temel nedeni olduğunu savunan Parlak, seçmenin iradesini ipotek altına almaya çalışmanın demokrasiye ve siyasi partilere yakışmadığını bildirdi.

''Batıya çok barışçıl sevecen imajlar, ifadeler, sözler kullanılırken bölgede bu ifadelerin tersi şeklinde hareket edilmesini uygun görmüyoruz" diyen Parlak, şöyle devam etti:

"Sonuçta seçmen kendi iradesini sandığa yansıtacak ve seçmenin iradesine hepimiz saygı duymak zorundayız. Seçmene yapılacak baskıyla herhangi bir oy alınacaksa o oyu Allah bize nasip etmesin biz milletin iradesi ile oy almaya talibiz. Vatandaşın özgür iradesiyle vereceği oyla Meclis'e gitmek istiyoruz."

- HDP'ye "bölgeye göre söylem" tepkisi

Hür Dava Partisinin (Hüda-Par) desteklediği Diyarbakır bağımsız milletvekili adayı Zekeriya Yapıcıoğlu da seçim çalışması için gittikleri köy ziyaretinde vatandaşların HDP'liler tarafından başka bir partiye oy vermemeleri konusunda tehdit edildiklerini anlattıklarını dile getirdi.

Bu tür baskıların seçmene yapılan en büyük hakaret olduğunu anlatan Yapıcıoğlu, şöyle dedi:

''Barajı aşmazlarsa her taraf kıyamet, aşarlarsa her taraf cennet olacak diye bir şey yoktur. Hatta bunun tam tersini söyleyebiliriz. Daha önceki uygulamaları pratikleri ortada çok yüksek oranda oy aldıkları yerlerde hayatı çekilmez hale getiriyorlar. Vatandaştan müsterih olmasını sandığa gittiğinde hür iradesi ile oy kullanmasını istiyoruz.'' 

HDP'nin Karadeniz Bölgesi'nde yaptığı çalışmada "Bizim burada siyaset yapma hakkımız yok mu" diye haklı olarak sorduklarını söyleyen Yapıcıoğlu, doğuda ise mahalle sakinleri adına pankartlar asıp "Bu mahalleye HDP'den başka partilerin girmesi tehlikeli ve yasaktır" diyebildiklerini anlattı.

Yapıcıoğlu, şunları belirtti:

''Gerçekten isimlerindeki demokratik kelimesini özümsemişlerse vatandaşın desteğini alarak onun temsilcisi olduklarını iddia ediyorlarsa o zaman vatandaşın iradesine güvenmelidirler. Vatandaşın iradesinin hür bir şekilde sandığa yansıtmasında bir engel oluşturmamalıdır. Fakat maalesef pratikleri bunları göstermiyor. Saygıların en kötüsü korkudan dolayı duyulan saygıdır. Daha önce yüzde 90 küsurla defalarca iktidarını tazeleyen diktatörler gördük. Saddam Hüseyin gibi Hafız Esad gibi Hüsnü Mübarek gibi Kaddafi gibi o korku duvarı yıkıldıktan sonra vatandaşların nasıl tepkiler ortaya koyduğunu gördük.''

- "PKK muhtarları tehdit ediyor" 

MHP Diyarbakır milletvekili adayı Mehmet Teyar Karakoç ise seçmenin HDP'ye oy vermemeleri durumunda seçim sonrası için aleni şekilde tehdit edildiğini aktardı. 

Devletin bu konuda tedbir almasını, hükümetin bu konuda adım atması gerektiğini ifade eden Karakoç, şunları kaydetti:

''Diyarbakır'ın birçok bölgesinde terör örgütü PKK mensupları ikişerli grup halinde kimi yerlerde silahlı kimi yerlerde silahsız olarak köyleri gezerek kanaat önderlerini özellikle köy muhtarlarını baskı altına alıyorlar. 'HDP'nin dışında tek bir oy dahi başka partiye çıkarsa seçimden sonra sizi öldürürüz evinizi başınıza yıkarız, çocuklarınızı dağa kaldırırız bunun hesabını ödeyemezsiniz' noktasında söylemleri var. Sözlü ve yazılı olarak basına yansıyan metinlerin benzeri bizim elimizde de var.''

Afiş asamadığını, seçim bürosu açamadığını vurgulayan Karakoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Esnaf ziyareti yaptığımda esnaf kardeşimin yanında PKK'lı ile karşılaşıyorum. Kahvede vatandaşla görüşmeye gittiğimde PKK ile karşılaşıyorum. Afiş asamıyorum. Diyarbakır'da seçim aracı gezdiremiyorum. Kiralamak istediğim seçim büroları PKK'nın baskısıyla tekrar benden geri alınıyor.''

Diyarbakır bağımsız milletvekili adayı Abdullah Arzakçı da gittikleri yerlerde edindikleri izlenimin, halkın siyasi anlamda birilerini cezalandıracağı olduğunu ifade etti.

Halkın her zaman baskıya karşı olduğunu bildiren Arzakçı, "Diyarbakır'ın tüm ilçelerine gidiyorum oralarda vatandaş suskun, üzerlerinde birileri tarafından oluşmuş bir baskı var" dedi.