Doğuda din hizmetine "mele" desteği

Doğuda din hizmetine "mele" desteği
Doğuda din hizmetine "mele" desteği
- Aldıkları eğitime rağmen, gönül verdikleri din hizmetini geçmiş yıllarda "fahri olarak" yapan ve ekonomik sıkıntılar yaşayan meleler, artık Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin en ücra yerlerinde hizmet veriyor - Diyarbakır'da mele kadrosundan imam Ferzende Lale: "Fahri imamlık yapanlar zekatla geçindikleri için, vatandaşın eline bakıyordu. Kadroya alınmaları, melelerin toplum nezdinde değerini de artırmış oluyor. Artık meleler, başı dik şekilde din hizmeti veriyor" - Siirt'te mele kadrosundan imam Tayyar Aydemir: "Diyanet bünyesinde görev alma şerefine ulaştık. Arkadaşlarımız el arabasıyla sebze satıp, inşaatlarda çalışıyorken, hükümetin desteğiyle göreve geldik"

DİYARBAKIR (AA) - Aldıkları medrese eğitimine rağmen, geçmişte "fahri olarak" din hizmeti veren meleler, artık Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev yapmanın mutluluğunu yaşıyor.

Genellikle yerel imkanlarla kurulmuş, ''medrese'' olarak adlandırılan okullarda eğitim alan din alimleri olan ve vatandaşlara fahri olarak din hizmeti veren meleler, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesine alınmalarıyla birlikte, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görev yapmaya başladı. 

Çözüm Süreci'nin de getirdiği güven ortamı sayesinde ülkenin en ücra yerlerinde dahi din hizmeti verebildiklerini ifade eden meleler, Diyanet İşleri Başkanlığı kadrosuna alınarak haklarının teslim edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

- "Bölgemizde medreselere ciddi bir yönelme var"

Diyarbakır'da mele kadrosundan imam Ferzende Lale, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmişte medreselerin ve melelerin hakkının verilmediğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın inisiyatifiyle kendilerine şans tanındığını söyledi.

Aldığı üniversite öğrenimiyle memur veya öğretmen olabilecekken, yıllarca özlemini duyduğu din hizmeti için Diyanet'e başvuruda bulunduğunu ve imam olarak atandığını anlatan Ferzende Lale, "Bu kadro ile medrese ve melelere bakış açısı değişecek. Bu sayede ehil olarak vatandaşlara din hizmeti vermemiz çok fayda sağlayacaktır. Bölgemizde medreselere ciddi bir yönelme var" diye konuştu.

Geçmişte medrese eğitimi alanların, devlet bir statü tanımadığı için ilkokul mezunundan bir farkının olmadığını dile getiren Ferzende Lale, şöyle devam etti:

"Yıllarca medrese eğitimi alanlar, başka bir iş de yapamadıkları için seyyar satıcılık gibi aldığı eğitime uygun olmayan işlerde çalışıyordu. Yıllarca eğitim alanlar bu ilmi de unutmuş oluyorlardı. Köylerde fahri imamlık yapanlar zekatla geçindiği için vatandaşın eline bakıyordu. Bu da bir din adamına, bir alime yakışmıyordu. Kadroya alınmaları melelerin toplum nezdinde değerini de artırmış oluyor. Artık meleler başı dik şekilde din hizmeti veriyor."

Diyanet İşleri Başkanlığınca Kur'an-ı Kerim'in Kürtçe mealinin yayınlanmasının takdire şayan olduğunu belirten Lale, bu hizmetin, hükümetin barış sürecine, Kürt sorununun çözümüne ve bütün dillerin eşitliğine verdiği önemi gösterdiğini vurguladı.

"Diyanetin kaldırılmasını istemek, yapılan hizmetleri hazmedememek demektir" diyen Lale, "Diyanet, 1990'lı yıllarda belki iyi bir sınav verememiştir ama günümüzde özellikle AK Parti hükümetleri döneminde gayet güzel hizmetler yapıyor. Diyanet tarafından en ücra yerlere imam atanarak din hizmeti veriliyor. Geçmişle günümüzdeki Diyanet kıyaslanmamalı" ifadelerini kullandı.

- "Diyanet İşleri Başkanlığına teşekkür ediyoruz"

Siirt'in Tuzkuyusu köyü Yurt mezrasında 3 yıldır mele kadrosundan imamlık yapan Tayyar Aydemir, 25 yıl din eğitimi almasına rağmen bir dönem medreselere uzak durulması nedeniyle büyük mağduriyet yaşadıklarını söyledi.

Medrese eğitimi aldıkları için o dönem kendilerine imam hatiplik yolunun kapalı olduğunu olduğunu ifade eden Aydemir, "Çözüm Süreci ile hakkımızı vererek bizi bu görev getiren Diyanet İşleri Başkanlığı'na teşekkür ediyoruz" dedi.

- "Diyanet içerisinde görev alma şerefine ulaştık"

Çocukların camilerinde rahatlıkla eğitim görme imkanı bulduğunu aktaran Aydemir, "Şu anda görev yaptığımı köyde 35 yıldır din görevlisi yokmuş. Bugün ise Kur'an-Kerim'i hatim eden 16 öğrencimiz var. Bu görevin bize verilmesinin yansımaları çok güzel oldu. Diyanet içerisinde görev alma şerefine ulaştık" diye konuştu.

"Arkadaşlarımız el arabasıyla sebze satıyor, inşaatlarda çalışıyorken, hükümetin desteğiyle göreve geldik. Halkımızın verdiği zekatlarla geçinirken şu anda din hizmetini en iyi şekilde vererek bize sağlanan bu fırsatı layıkıyla yerine getirmenin peşindeyiz" diyen Aydemir, kendilerine topluma din hizmeti verme imkanı verilmesinin sevincini yaşadıklarını söyledi.

- "Bugün verdiğimiz hizmeti, 5 yılda veremiyorduk"

Eskiden Kur'an-ı Kerim eğitiminin kısıtlı saatlerle verildiğine dikkati çeken Aydemir, şunları söyledi:

"Bugün verdiğimiz din hizmetini o süreçte 5 yılda veremiyorduk. O dönemde Diyanete gerekli destek verilmiyordu. O zaman Kur'an kurslarında hizmet verebilmemiz için Kur'an-ı Kerim ihtiyacımız vardı ama bulamıyorduk. Öğrencilerimiz o dönem maddi sıkıntılarla hem çalışıyor hem din hizmeti alıyordu. Bugün çok şükür öğrencilerimizin öyle bir sıkıntısı yok. Ekonomik anlamda rahat şekilde Kur'an-ı Kerim derslerini alıyorlar."

- "Melelerin hakkı verildi"

Mardin'in Midyat ilçesinde mele iken kadrolu imamlık yapmaya başlayan Abdulhah Gegez (39), 27 yıl din eğitimi aldığını, bu birikimle Diyanet kadrosunda görev yapmanın memnuniyetini yaşadığını belirtti.

"Diyanetin yapmış olduğu bu açılım, bölgemizdeki alimler için çok büyük bir gelişme ve Çözüm Süreci'ne olumlu katkı sağlayacağını umut ediyoruz" ifadesini kullanan Gegez, geç de olsa alınan kararın önemli olduğunu vurguladı.

- "Kimseye el açmadan imamlık yapıyorsa, çok kutsaldır"

Batman'da yaşayan, Mısır'daki El Ezher Üniversitesi'nin İlahiyat programından mezun Kerem Acar (44) ise 28 Şubat sürecinde diploma denkliği yapılmaması nedeniyle mağdur olduğunu savundu.

Uzun süre esnaflık yaptığını ifade eden Acar, YÖK'ün yeni uygulamasıyla bu sorunun çözülmesinin ardından Diyanet tarafından mele kadrosuyla imam olarak atandığını söyledi.

Kerem Acar, "Bu da eski hükümetlerin ayıbıdır. Kadroya geçmek çok güzel bir şey. Bir imam hiç kimseye el açmadan imamlık yapıyorsa, yaptığı görev çok kutsaldır" diye konuştu.

- "Verilen zekat veya yardım bizi üzüyordu"

Şeyh Şamil Camisi imamlarından Yüksel Gün (40) de yasal güvencenin kendilerini olduğu kadar cemaati de memnun ettiğini belirtti.

Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası Batman Şubesinin başkanlığını da yürüten mele Hamit Ergin, 28 Şubat döneminde dışlanan bir kesimin kadroya alınmasının bölge adına olumlu bir gelişme olduğunu söyledi.

Ergin, Kur'an-ı Kerim'in Kürtçe mealinin hazırlanmasının önemine değinerek, "Kur-an'ın mesajını tebliğ ile mükellefiz. Tebliğ de anlaşılır dille yapılır" şeklinde konuştu.