Dünya Çocuk Hakları Günü

Dünya Çocuk Hakları Günü
Dünya Çocuk Hakları Günü
- Diyarbakır'da bazı sivil toplum kuruluşları, siyasi partilerin temsilcileri ve evlatları PKK tarafından dağa kaçırılan aileler, terör mağduru çocuklara dikkati çekti - Çözüm-Der Genel Başkanı Ezgin: - "Körpecik yavruların eline silah vermek, silahlı çatışmalarda ve şiddet sarmalının ortasında can verdiğini görmek, hiçbir insani ideolojiye sığdırılamaz. Çocukları militan olarak kullanmak ve ölümlerini seyretmek en büyük insanlık suçudur" - Oğlu dağa kaçırılan Toklar: - "Tek isteğimiz çocuklarımıza bir an evvel kavuşmak. Çocuklarımızın elerine silah tutuşturulmasını istemiyoruz"

DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır'da bazı sivil toplum kuruluşları, siyasi partilerin temsilcileri ve evlatları terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan aileler, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü'nde açıklama yaparak çocuklarına kavuşmak istediklerini söyledi.

AK Parti İl Başkanı Muhammed Dara Akar, yaptığı yazılı açıklamada, son dönemdeki şiddet ortamının en büyük mağdurunun çocuklar olduğunu bildirdi.

Sokakların şiddet eylemlerinin konusu haline getirildiğini ve çocukların mağdur edildiğini belirten Akar, şunları kaydetti:

"Çocuklar sokaklardan çekilmeli ve okumalıdır. Çocuklarımızın ülkemizin geleceğine hizmet etmeleri lazım. Çocuklarımızın geleceği konusunda herkesi siyasi sorumluluğa davet ediyorum. Yaşanan şiddet olaylarından dolayı Sur'da, Silvan'da, Bismil'de ve yurdun çeşitli yerlerinde hayatını kaybeden çocuklarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum."

- "Çocuklar istatistiki araştırmalar için veri konumuna getirildi" 

HÜDA PAR İl Başkanlığından yapılan açıklamada da katledilen çocukların masum bedenlerinin ve yaşadıkları ıstırabın insanlığın utancı olarak gözler önünde durduğu vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Çeşitli nedenlerle yaşanan acılar ve felaketler sonucu katledilen, kaçırılan, yetim ve öksüz bırakılan çocuklar, istatistiki araştırmalar için veri konumuna getirildi. Bölgede PKK tarafından kaçırılarak dağa çıkarılan küçük çocuklar meselesi acilen çözülmesi ve önlenmesi gereken bir konudur. Kaçırılarak veya kandırılarak dağa çıkarılan çocukların ailelerinin Diyarbakır'da yaptıkları çağrılar karşılık bulmamış, basın bu konuda yeterince hassasiyet gösterememiş, siyasiler çocukların kurtarılması için gereken adımları maalesef atmamışlardır.

Bölgede ise çatışmalar ve kaotik ortam nedeniyle sayıları on binleri bulan çocuklarımız, eğitim-öğretim başta olmak üzere birçok temel haktan yararlanamamaktadır. Büyüklerin sebep olduğu ve insanlığı ateşin içine iten tüm bu savaşların ve yaşanan vahşetin bedelini çocuklara ödetmeye kimsenin hakkı olmadığını düşünüyor ve bu anlamlı günde insan haklarının ihlal edilmediği huzur dolu bir dünya diliyoruz."

- "Hakkı ihlal edilen geleceğimiz olan çocuklardır"

Çözüm Süreci Sivil İnisiyatif Derneği (Çözüm-Der) Genel Başkanı Ercan Ezgin de savaşlarda ve Türkiye'deki çatışmalarda en çok çocukların mağdur olduğunu bildirdi.

Ezgin, "Kürt sorununda yeniden siyasi kanallar ve çözüm yolları açılarak sokak çatışmalarında çocukların hayatlarını yitirmesi önlenmeli, şehir ve ilçelerdeki çatışmalar ile hendek siyasetinin son bulması sağlanmalıdır. Dağa çıkarılan veya çıkan çocuklar da ailelerine teslim edilmeli" çağrısında bulundu.

"Patlayan bombalardan, döşenen mayınlardan, operasyonlardan ve yaşanan kavgadan olumsuz bir şekilde en çok etkilenen, maddi ve manevi varlığı yetişkinler tarafından adeta canavarca tahrip edilen, yaşama ve muhafaza hakkı ihlal edilen yarınlarımız, yani geleceğimiz olan çocuklardır" ifadelerini kullanan Ezgin, şu değerlendirmede bulundu:

"Savaş ve ölümlerin insanlık onurunu vurduğu en can yakıcı örnek, Aylan bebek, Elif Şimşek, Yasin Börü ve Fırat Sımpil gibi çocuklar. Bununla beraber çocuk işçiler, çocuk fuhşu, çocuk mafyası ve çocuk savaşçı sorunları da dağ gibi karşımızda duruyor."

Ezgin, uluslararası sözleşmelerde 18 yaş altı çocukların ağır işlerde çalışmalarının yasaklandığını hatırlatarak, şunları aktardı:

"Körpecik yavruların eline silah vermek, silahlı çatışmalarda ve şiddet sarmalının ortasında can verdiğini görmek, hiçbir insani ideolojiye sığdırılamaz. 2013 yılından bugüne kadar dağa çıkan ve çıkarılan 12 ve 17 yaş arası çocuk sayısı 2 bin 100 civarında. Çocukları militan olarak kullanmak ve ölümlerini seyretmek en büyük insanlık suçudur. Bu çocuklara PKK tarafından bir süre eğitim verildikten sonra çatışmalar ve saldırılarda aktif kullanıldığı yönünde tespitler var. 

UNICEF, çocukların silahlı örgütler tarafından silahlı militan olarak kullanılmasının suç olduğunu belirterek, bu duruma bir an önce son verilmesi çağrısı yapmıştır."

- "Tek isteğimiz çocuklarımıza bir an evvel kavuşmak"

Oğlu PKK tarafından dağa kaçırılan Mehmet Emin Toklar, Diyarbakır'da eylem yaptıkları sırada bazı BDP'li yöneticilerle görüştüklerini, o dönem kendilerine bu yöneticiler tarafından, "Çocuktan gelin, işçi ve savaşçı olmaz" denildiğini bildirdi.

Çocuklarının gönderileceğine dair kendilerine söz verildiğini vurgulayan Toklar, "Tek isteğimiz çocuklarımıza bir an evvel kavuşmak. Çocuklarımızın ellerine silah tutuşturulmasını istemiyoruz. Evlatlarımızın yeri ailelerinin yanı ve okuldur" görüşünü paylaştı.