Genel seçimlere doğru

Genel seçimlere doğru
Genel seçimlere doğru
- AK Parti Diyarbakır Milletvekili aday adayı Kadriye Esra Aygün, Kürt sorununun sadece bir bölgeyi kapsamadığını ve bugün dünyanın sorunu haline geldiğini söyledi.

DİYARBAKIR (AA) - AK Parti Diyarbakır Milletvekili aday adayı Kadriye Esra Aygün, Kürt sorununun sadece bir bölgeyi kapsamadığını ve bugün dünyanın sorunu haline geldiğini söyledi.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili aday adayı Kadriye Esra Aygün,  Güneydoğu Gazeteciler Cemiyetinde (GGC) basın mensupları ile bir araya gelerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

- "Kürt sorunu bugün Türkiye 'nin değil, dünyanın sorunu"

Aygün, Barış sürecinin artık yalnız bölgenin değil, dünyanın olmazsa olmazı olduğunu belirtti.

Kürt sorununun bugün dünyanın sorunu olduğunu dile getiren Aygün, şöyle konuştu:

"Kürt sorununun artık sadece bir bölgeyi kapsamıyor. Dünyanın sorunu haline geldi. Bugün burada olan olaylar Irak'ı da tüm Ortadoğu 'yu da etkilemektedir. Barış sürecinin olmaması gibi bir durum söz konusu değildir. Biz 5 yıl önce burada bu konuşmayı yapabilir miydik? İmralı görüşmelerini ağzımıza dahi alamazdık. Bu konuma gelmemizde Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük katkısı olmuştur. Bugün artık genci ile çocuğu ile herkes barışı istiyor. Bu saatten sonra barış olmayacak gibi bir söylem asla kabul edilemez."

 

- "Kürtçe konuşabilme uğruna arkadaşlarımı kaybettim"

 

AK Parti aday adayı Aygün, Kürtçe konuşabilmek uğruna arkadaşlarını kaybettiğini, birçok arkadaşının Kürtçe konuşabilmek uğruna öldüğünün bazılarının ise Kürtçe konuşabilmek uğruna dağa çıktığını kaydetti.

Kürtçe ile ilgili tüm yasakların yasakların AK Parti ile kalktığını ifade eden Aygün, "Ben sizinle açık ve net konuşuyorum. Ben lisede okuduğum yıllarda çok basit görünen Kürtçe kitapları bile 10 gazeteye sararak, eve getirerek gizli okurduk. Onu bir daha okula nasıl götürürdük diye düşünürdük. Bu yasakların hepsi AK Parti ile kalktı. Ben, kendi kimliğimi AK Partide bulduğum için bu partideyim. Ben kendi dilimi korkmadan özgürce konuşabildiğim için AK Partideyim. Benim kimliğime, benim dilime saygı duyulduğu için AK Partideyim. Şunu da bilin, ölünceye kadar da bu davanın neferiyim" diye konuştu.

 

- "Çocuğuma istediğim ismi koyamadım"

 

Çocuğuna zamanında Kürtçe isim bile koyamadığını belirten Aygün, "Ben, çocuğumun ismini 'Berma' koyamadım. Çünkü nüfusa başka bir isim koyacaktım, seslendirmesi başka bir isim olacaktı. Berna koydum. Ama bugün insanlar çocuklarına istediği ismi koyabiliyor" dedi.

 

- "İnsanlar, ölmek ve öldürmek istemiyor"

 

Aygün, insanların artık ölmek veya öldürmek istemediğini, insanların dağa çıkıp ölmelerinin ana sebebinin ana dillerini konuşamaması olduğunu söyledi.

Anadilde konuşma yasağının şimdi tamamen ortadan kalktığını ve kimsenin bunun üzerinden mağdur edebiyatı yapamayacağına vurgulayan Aygün, şöyle dedi:

"Bugün artık bu bölgeyi seviyorsak, sorunlara çözüm olmak istiyorsak barışı konuşacağız. Biz artık Diyarbakır için aş, iş isteyeceğiz. Gerçekten halkımızı seviyorsak bunu yapacağız. İnsanlar, artık yolunu çizecek. Bugün barışa kimse sekte vurursa 15 yıl sonra bunun hesabını verecek. Onun için insanların, hareketlerine ve uyguladıkları siyasete dikkat etmesi gerekiyor."

"En şanslı 90 kadından biriyim" diyen Aygün, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"2010 yılında 90 kişiden oluşan iş kadınları gurubu olarak Brüksel'e götürüldük. Şimdiki Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan'ın organizasyonu ile oldu. 90 şanslı kadından biriydim. Çünkü, ülkemi Avrupa parlamentosunda temsil etme gibi bir şansım olmuştu. Orada böyle bir teklif aldım ve o teklif benim için şerefti. Ve teklifin ardından Genel merkezde çalışmaya başladım. İlk çalışmaya başladığım zaman benim herhangi bir resmi gibi bir kimliğim yoktu. Başta da dediğim gibi ben Diyarbakır'a ve onun halkına hizmet için çalışacağım."

Aygün nendisine 'Sen vekil olarak düşünülmüyorsun' denmesini bile seve seve kabul edeceğini belirtti.

Aygün, "Bunu teşkilat başkanına da söyledim. Sen vekil olarak düşünülmüyorsun. Bizim genel merkezde çaycı Hatice abla var. Onun yerine çaycılık yapacaksın deseler, bunu seve seve kabul ederim. Bu benim için bir şereftir. Bunu sonucunda benim ülkeme hizmet var. Benim çocuklarımın şerefi var" dedi.