Gözlü yaşlı anneler barış için güvercin uçurdu

Gözlü yaşlı anneler barış için güvercin uçurdu
Gözlü yaşlı anneler barış için güvercin uçurdu
- Türkiye'nin farklı bölgelerinden Diyarbakır'a gelen şehit anneleri ile çocukları dağda olan veya kandırılarak götürülen anneler çözüm sürecinin barışla sonuçlanmasını isteyerek, barış için güvercin uçurdu - Anneler adına açıklama yapan Hatice Eren: "Bizler 30 yıl öncesinin Kürt ve Türk anneleri değiliz. Hiç kimse etle tırnak gibi olmuş bu halkı birbirine düşüremeyecek"

DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır'da şehit anneleri ile çocukları dağda olan veya kandırılarak götürülen anneler çözüm sürecinin barışla sonuçlanmasını isteyerek, barış için güvercin uçurdu.

Türkiye 'nin farklı illerinden Diyarbakır'a gelerek Şeyh Said Meydanında toplanan anneler, "Barış ve Kardeşlik İçin Anneler El Ele" yazılı pankart açtı.

Anneler adına açıklama yapan Hatice Eren, barış, kardeşlik, kalıcı barışın tesisi ve vicdanlara seslenmek için bir araya geldiklerini söyledi.

- "Meşruiyetini savaştan alan her kesime artık yeter"

Barışın, annelerin eliyle geleceğini ifade eden Eren, "Bin yıldır kardeş olan bu halkın evlatlarının kirli bir savaşın kurbanı olmalarına biz anneler sessiz kalmayacağız. Meşruiyetini savaştan alan her kesime, her sisteme artık yeter" diye konuştu.

"Siyasilerden süreci partiler üstü bir akılla ele almalarını ve bir an önce nihayete kavuşturmalarını bekliyoruz. Annelerin bekleyecek takati ve mecali kalmamıştır" diyen Eren, şunları dile getirdi:

"Bizler 30 yıl öncesinin Kürt ve Türk anneleri değiliz. Hiç kimse etle tırnak gibi olmuş bu halkı birbirine düşüremeyecek, bizim doğurduğumuz çocukları kirli siyasetlerine kurban edemeyecektir. Tüm Türkiye halkından beklentimiz, barış, kardeşlik, birlik ve beraberliği, son derece hassas bir sürecin arefesinde olduğumuz şu günlerde daha sık vurgulamaları ve buna uygun pratik geliştirmeleridir."

- "Barış yolunda yeni bir sayfa açılması, helalleşilmesi gerekir"

"Barış yolunda birlik olunması, geçmişe sünger çekilmesi, yeni bir sayfa açılması ve helalleşilmesi gerekir" ifadesini kullanan Eren, bunun ilk adımını anneler olarak attıklarını vurguladı.

Eren, "Öncelikle siyasilere barış için çabalamalarını söylüyoruz. Ne olur barışı bir an önce nihayete kavuşturun ve yüreğimizdeki bu ateşe su dökün" diye konuştu.

Açıklamanın ardından barış için güvercin uçuran anneler duygulu anlar yaşadı.

Açıklamaya destek veren Alternatif Politikalar Merkezi Başkanı Mahmut Koçak da annelere Türk bayrağı ve Kur'an-ı Kerim hediye ederek, Türkiye'de kardeşlik ortamı yeniden inşa edilene kadar, kendilerine destek olacaklarını belirtti.

Koçak, şöyle konuştu:

 "Kardeşlik hukukumuzu terör yıprattı, ortadan kaldırmaya çalıştı. Biz gençlerimizi dağda değil üniversitelerde, aramızda doktor, hakim ve ailesine bakan fertler olarak görmek istiyoruz. Artık gök ekini biçmiş gibi evlatlarımızın biçilmesini, kanlarının akıtılmasını istemiyoruz."

Koçak'tan anneler adına Kur'an-ı Kerim'i alan Bedriye Gözlügöl ise "Kutsal kitabımızı ve rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımızı şeref ve gururla teslim alıyorum. Bu kutsal kitap ve bayrağın şerefine inşallah bu barış olacak" diye konuştu.

- "Umutluyuz ve barış için buradayız" 

Oğlu Musa Sağlam'ın 25 Nisan 1994'te Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde vatani görevini yaparken şehit olduğunu ifade eden anne Sultan Sağlam, şehit olan oğlunun geride gözü yaşlı bir eş ve çocuk bıraktığını dile getirdi.

İki kızının terör örgütü PKK tarafından kandırılarak dağa götürüldüğünü, kızlarına kavuşmak için Diyarbakır'da ailelerce gerçekleştirilen oturma eylemine katıldığını anlatan Bedriye Gözlügöl de barış çağrısı için Gaziantep'ten geldiğini aktardı.

Gözlügöl, barış olduğu takdirde tüm sorunların halledileceğine inandığına işaret ederek, şunları söyledi:

"Umutluyuz ve barış için buradayız. Barış olursa çocuklarımız gelecek. Uzun süredir bu acıyı çekiyoruz. 4 ay burada oturma eylemi yaptık. Hiç kimse, 'anneler mücadeleyi bırakıp gittiler, vazgeçtiler' demesin. Biz kesinlikle vazgeçmedik. Asker de, polis de, şehitler de dağdaki çocuklar da bizim. Bizim çocuklarımızın yeri dağ değil."