HDP mitinginde açılan pankarta Güneydoğu'da tepki

HDP mitinginde açılan pankarta Güneydoğu'da tepki
HDP mitinginde açılan pankarta Güneydoğu'da tepki
- Batman mitinginde, "Barajı aşarsak, bizler bulutuz, güneşiz, yağmuruz, barajı aşamazsak, benim meskenim dağlardır dağlar" yazılı pankartın yer alması bölgedeki bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisine neden oldu - USTAD Başkanı Akgül: - "Bu pankart aba altından sopa göstermektir. Normal şartlarda oy istemek değil tehdide yönelik olduğu için eleştiriyoruz. İstiyoruz ki, HDP batıda uyguladığı güvercin siyasetini doğuda kendi insanına da göstermiş olsun" - AK Parti Batman Milletvekili Özdemir: - "Bu tür tehdit içeren afişler, insanların bilinçaltındaki amaçlarını ortaya çıkartmaktadır. İnsanları dağlara davet edenler hiçbir zaman halkın gönlünde taht kuramazlar" - IMPR Danışmanı Doç. Dr. Şeyhanlıoğlu: - "Barajı aşsak da aşmasak da önceliğimiz dağlar, dağlardan başka, silahtan başka çözüm yok' gibi bir durum söz konusu. HDP Doğu'da halkın üzerinde adeta namluyu gezdirip, korkutuyor. Bu pankart Çözüm Süreci'ne ve seçmene yönelik bir tehdittir"

DİYARBAKIR (AA) - HDP'nin Batman mitinginde, "Barajı aşarsak, bizler bulutuz, güneşiz, yağmuruz, barajı aşamazsak, benim meskenim dağlardır dağlar" yazılı pankart açılması Güneydoğu Anadolu Bölgesinde tepkilere neden oldu.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, dün Turgut Özal Bulvarı'nda partisince düzenlenen mitingdeki konuşması sırasında açılan pankart nedeniyle, bölgedeki bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Çözüm Süreci'nde tehdit içeren ifadelerin yer aldığı gerekçesiyle eleştirilerde bulundu.

- "HDP, aba altından sopa göstermeyi hiç ihmal etmedi"

Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Derneği (USTAD) Başkanı Ahmet Akgül, AA muhabirine, seçim süreci boyunca HDP'nin yapıcı, uzlaşıcı, Türkiyeli olma yolunda bir tavır sergileyeceğine dair bir umut içerisinde olduklarını, batıya açılmasının, batıda aday göstermesinin güzel olacağı düşüncesini taşıdıklarını anlattı.

Akgül, "Bu Türkiyelileşmenin, normalleşmenin bir işaretiydi. Ama HDP seçim süreci boyunca aba altından sopa göstermeyi hiç ihmal etmedi. 'Ya barajı bize aştırırsınız yada biz olaylar çıkarırız' anlamında işaretler vermeye hep devam etti. Bu, 6-7 Ekim olaylarını yaşamış bölge halkı, esnafı, turizmcisi için bölgede bir tedirginlik oluşturdu" diye konuştu.

Ahmet Akgül, şöyle konuştu:

"Parti olarak seçimlere giren HDP'nin bu kafa karışıklığından kurtulması gerekiyordu. Yüzde 6-7 civarında bir potansiyelleri olduğunu biliyorlar ama kalan yüzde 5'i bir şekilde aba altından sopa göstererek temin etmek, bunu gerçekleştirmeye çalışmak etik değil. HDP'nin üzerinde Kandil'in etkisi Çözüm Süreci boyunca da oldu. İnisiyatifi tamamen hükümete bırakmama yönünde zaman zaman bir takım denemeler müdahaleler yapıldığını 3 yıldır görüyoruz. Kandil sürekli siyasete müdahil olmaya çalışıyor. Bu açıklamalara da yansıdı. Bugün HDP'ye oy verilmesi yönünde Kandil'den gelen açıklamalar var."

HDP'nin İstanbul mitinginde Atatürk fotoğraflarının ve Türk bayraklarının yer aldığını hatırlatan Akgül, "Kandil'in Çözüm Süreci'nde inisiyatifin ellerinde olduğu, diledikleri zaman bunu bir kaosa dönüştürebileceklerine dair dolaylı veya imalı açıklamaları hep oldu. Normal demokratik zeminde siyasete giren bir partinin bu talimatları veya bu tarz destekleri alması gereken yer, halkın kendisidir, seçmendir, yurtdışı ve dağlar değildir" diye konuştu.

Bunun samimi bir yaklaşım olması halinde doğuda da bu samimiyetin gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Akgül, "Bu pankart aba altından sopa göstermektir. Normal şartlarda oy istemek değil tehdide yönelik olduğu için eleştiriyoruz. İstiyoruz ki; HDP batıda uyguladığı güvercin siyasetini doğuda kendi insanına da göstermiş olsun" dedi.

Akgül, Kürt halkının bu hegemonyadan kurtularak, Türkiyeli olarak, özgür, eşit şartlarda, bölge derinliğinden sıyrılıp rahat bir nefes alması gerektiğini kaydetti.

- "Bu pankart, afiş işin vahametini ortaya koymaktadır"

AK Parti Batman Milletvekili Ziver Özdemir de "Bu tür tehdit içeren afişler, insanların bilinçaltındaki amaçlarını ortaya çıkartmaktadır. İnsanları dağlara davet edenler hiçbir zaman halkın gönlünde taht kuramazlar" dedi.

Özdemir, herkesin sağduyulu bir şekilde çözüm odaklı ve kimseyi tehdit etmeden, baskı unsuru kullanmadan bir seçim kampanyası yürütmesi gerektiğini ifade ederek, açılan pankartla seçmenin veya kamuoyunun dağ ile tehdit edilmesinin doğru olmadığını savundu.

Ziver Özdemir, şöyle dedi:

"Bu pankart, halkın üzerinde kullanılan baskı argümanlarından biridir. Seçim eğer savaşa yönelik bir propagandaya dönüştürülüyorsa çok tehlikeli bir süreç olur. Onun için bütün siyasi partilerin bu konuda sağduyulu şekilde davranarak, kendi tabanlarına bunu izah etmesi gerekiyor. Çünkü siyasi aktörlerin temel amacı memlekete ve halka hizmet etmek ise barışçıl bir seçim kampanyası yürütmeleri gerekiyor. Batman mitinginde açılan bu pankart, afiş işin vahametini ortaya koymaktadır."

- "Bu pankart Çözüm Süreci'ne ve seçmene yönelik bir tehdittir"

Uluslararası Ortadoğu Barış Araştırmaları Merkezi (IMPR) Danışmanı ve Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu, Çözüm Süreci'nde bu tür bir pankartın açılmasını doğru bulmadıklarını belirtti.

Doç. Şeyhanlıoğlu, seçim sonucunun HDP için çok da önemli olmadığına işaret ederek, "Barajı aşsak da aşmasak da önceliğimiz dağlar, dağlardan başka, silahtan başka çözüm yok' gibi bir durum söz konusu. HDP Doğu'da halkın üzerinde adeta namluyu gezdirip, korkutuyor. Bu pankart Çözüm Süreci'ne ve seçmene yönelik bir tehdittir" dedi.

PKK 'ya silah bırakma çağrıları ile devletin somut bir adım atılmasını beklendiğine dikkati çeken Şeyhanlıoğlu, ancak bu adımın atılmadığını ifade etti.

- "HDP, Türkiyelilik ve demokrasi vizyonunu ortaya koyamıyor"

Şeyhanlıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İp HDP'nin elinde değil, Kandil'de. Kandilin etkisinde olduğu için HDP barajı aşsa da aşmasa da elindeki silahı bırakmak istemiyor. Ben PKK'nın Çözüm Süreci'ni istemediğini, Türkiye'nin siyasal sistemine zarar vermeye çalıştığını düşünüyorum. Kandil bu konuda Demirtaş'ı dahi rahat bırakmıyor. HDP'nin aday belirleme sürecinde PKK'nın etkili olmadığını kim söyleyebilir? Kandil partiyi kendi haline bırakmıyor. Dolayısıyla namluyu dağdan uzatıp sürekli, 'ben buradayım' diyerek, varlığını hissettiriyor." 

HDP'nin bağımsız hareket edemediğini anlatan Şeyhanlıoğlu, "PKK'nın HDP üzerindeki gölgesi, 12 Eylül askeri cuntasının siyasi iktidarlar üzerindeki gölgesi gibi görülüyor. Barajı aşsa da HDP, PKK'yı etkileyebilecek durumda değil, sadece Türkiye'deki siyasal istikrarı bozar. HDP barajı aşsa da, 'mutluyuz, hadi Ankara'ya gidelim, anayasayı yapalım' diyecek özgürlükte değil, çünkü ip Kandil'de" diye konuştu.

Şeyhanlıoğlu, bu tür bir pankartın batıda yapılan mitinglerde açılmadığını belirterek, "Batıda Demirtaş, Türkiyelilik, barış, kardeşlik ve demokratikleşme mesajı veriyor oysa doğuda tehdit ve şantaj kullanılıyor. İkiyüzlü bir politika  sergileniyor. Batıda farklı, doğuda farklı konuşuluyor. Batıdaki Türkiyeliliği bölgede de göstermesi gerekir. HDP, Türkiyelilik ve demokrasi vizyonunu ortaya koyamıyor" dedi. 

- "Birileri Çözüm Süreci'ni bozmak isterse halk cevabını sandıkta verecektir."

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Batman Şube Başkanı Suad Özdemir, barajın ilk kez bu seçimde uygulanmadığını ifade ederek, "Cumhurbaşkanı ve başbakan çıkartan iktidar partileri dahi geçmişte baraj altında kalmıştır ama kimse kimseyi dağa çıkmakla tehdit etmemişti. Barajı sadece kendilerine has bir tehdit olarak algılamaları yanlış bir şeydir" diye konuştu.

Özdemir, pankart ile, 'barajı aşarsak sorun olmaz ama aşmazsak, kan, gözyaşı olacak' şeklinde mesajı verildiğini aktardı.

Özdemir, bu tür baskıların kimseye bir şey kazandırmayacağını vurgulayarak, "HDP barajı aşamazsa bir sonraki seçime hazırlanır. Çözüm Süreci başladı ve devam ediyor. 2 yılı aşkın süredir ne kan ne gözyaşı oldu. Ama birileri Çözüm Süreci'ni bozmak isterse halk bunun cevabını sandıkta kesinlikle verecektir" dedi.